WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/5582 E.  ,  2024/344 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/283 E., 2023/305 K.
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2016/63 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası ile 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2020/6412 Esas, 2022/3106 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.04.2022 tarihli ve 2020/6412 Esas, 2022/3106 Karar sayılı kararı ile;
"...Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/439 Esas, 2022/508 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 251 nci maddesinin birinci fıkrası ve devamı uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

4.Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/439 Esas, 2022/508 Karar sayılı kararına sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine, Mahkemece duruşma açılarak yargılama yapıldığı ayrıca seri muhakeme usulünden yapılan teklifin sanık tarafından kabul edilmediği ve Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/283 Esas, 2023/305 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası ile 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.08.2023 tarihli ve 2023/87197 sayılı, "Bozma" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin yerel mahkemede yargılandığı trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçuna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığına, TCK 179/2 uyarınca bu suçun oluşması bakımından yalnızca alkollü ... kullanılması yetmez, aynı zamanda kişinin emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edemeyecek durumda olması da arandığından, müvekkilinin ... sevk ve idare edemeyecek durumda olduğuna dair tıbbi bulgular veya dışa yansıyan davranışlarına bağlı olarak yapılan bir tespit ve delil de olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik incelemeye, müvekkili hakkında verilen cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/283 Esas, 2023/305 Karar sayılı kararı ile;
"Yargılama sonunda elde olunan bütün delillerden; Alkol tespit tutanakları ve alkol raporu, sanığın beyanı, olayın oluşu, seyri, sonucu ve hayatın olağan akışı birlikte ve bir bütün halinde değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanık ...'nun sevk ve idaresinde bulunan 06 DD 0634 plakalı aracı ile Abant yolu Ömerler köyü mevkiinde seyir halinde iken trafik kontrolü yapan jandarma görevlilerce durdurulduğu ve görevliler tarafından yapılan alkol muayenesinde 287 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, böylece sanığın aldığı alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde ... kullanamayacak olmasına rağmen aracı kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği hususlarının kabulüyle, sanığın üzerine atılı ( Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ) suçunu işlediği sabit görülmüş olup, sanığın bu suçtan cezalandırılması..." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

2. Olay günü saat 11:50 sıralarında, sanık ...'nun sevk ve idaresinde bulunan 06 DD 0634 plakalı aracı ile Abant yolu Ömerler köyü mevkiinde seyir halinde iken, trafik kontrolü yapan jandarma görevlilerce durdurulduğu ve görevliler tarafından yapılan alkol muayenesinde 2,87 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

3.Sanığa ait alkol test sonucu ve 01.01.2016 tarihli alkolmetre tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiğini bildirmiş olup,

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.04.2022 tarihli tarihli bozma ilâmı öncesi alınan savunmasında;
"...Üzerime atılı suçlamayı kabul ederim. Olay günü kulladığım 06 DD 0634 plakalı araçla Abant yolu üzerinde seyir halinde ikan jandarma görevlilerince durduruldum. Alkol kontrolu yapıldı. Yapılan kontrolda 287 promil alkollu olduğum anlaşıldı. Olay nedeniyle pişmanım. Mahkemenizin vereceği karara saygılıyım..." şeklinde beyanda bulunmuştur.

5.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve bozma ilamına karşı sanığın savunmasının alındığı belirlenmiştir.

6. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, Mahkemece suçun basit muhakeme usulü ve seri muhakeme usulü kapsamına alındığı gerekçeleri ile basit muhakeme ve seri muhakeme usullerinin uygulandığı, sanığın basit muhakeme usulünden verilen karara itiraz ettiği, yargılamaya buna göre devam olunduğu, seri muhakeme usulünden yapılan teklifin sanık tarafından kabul edilmediği anlaşılmıştır.

7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A. Tebliğname Görüşü Yönünden;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan, Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2012 tarih, 2012/1432 Esas, 2012/1862 Karar sayılı kararı ile; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 62, 5271 sayılı Kanun'un 231 nci maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2015 tarih, 2012/1432 Esas, 2012/1862 Karar sayılı ek karar ile, denetim sürecinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231 nci maddesinin on birinci fıkrası gereğince dosyanın yeniden esasa kaydı ile yargılamanın yeniden başlatılmasına karar verildiği; resmi belgede sahtecilik suçundan başlatılan sürecin akıbeti araştırılarak, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak 5237 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda değerlendirme yapılması gerekmekle birlikte; sanığın UYAP üzerinden temin edilen adli sicil kaydındaki, Ankara Gölbaşı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2015 tarihli, 2014/840 Esas, 2015/341 Karar sayılı 08.09.2015 kesinleşme tarihli, 5237 sayılı Kanun'un 265 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin ilamın da tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla; mahkemece tekerrüre esas alınan ilam açısından lehe kanunun belirlenmesi yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması sonuca etkili görülmediğinden, tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden;
1.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan, Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2012 tarih, 2012/1432 Esas, 2012/1862 Karar sayılı kararı ile; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 62, 5271 sayılı Kanun'un 231 nci maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2015 tarih, 2012/1432 Esas, 2012/1862 Karar sayılı ek karar ile, denetim sürecinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231 nci maddesinin on birinci fıkrası gereğince dosyanın yeniden esasa kaydı ile yargılamanın yeniden başlatılmasına karar verildiği; resmi belgede sahtecilik suçundan başlatılan sürecin akıbeti araştırılarak, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak 5237 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda değerlendirme yapılması gerekmekle birlikte; sanığın UYAP üzerinden temin edilen adli sicil kaydındaki, Ankara Gölbaşı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2015 tarihli, 2014/840 Esas, 2015/341 Karar sayılı 08.09.2015 kesinleşme tarihli, 5237 sayılı Kanun'un 265 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin ilamın da tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla; sanığın Ankara Gölbaşı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2015 tarihli, 2014/840 Esas, 2015/341 Karar sayılı 08.09.2015 kesinleşme tarihli, 5237 sayılı Kanun'un 265 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle hüküm hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

2.Oluş, dosya kapsamı, sanığın ikrarı, alkol tutanağı ve alkolmetre ölçüm sonucu karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin eksik incelemeye ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3. 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” şeklindeki 48/6. maddesine göre 100 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası ... kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu; yapılan alkol ölçümü sonucunda 2,87 promil alkollü olarak ... kullandığı tespit edilen sanık hakkında, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden, "Sanığın daha önceden KASITLI BİR SUÇTAN MAHKUM OLDUĞU Anlaşıldığından takdiren ve kanunen sanık hakkında kurulan HÜKMÜN, AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA YER OLMADIĞINA", 5237 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinde düzenlenen seçenek tedbirlere ilişkin olarak, "TCK 50/1 maddesi gereğince; (tekerrüre esas sabıkası olması itibariyle) Sanığın tekrar suç işlemeyeceği hususunda yeterli kanaatin oluşmadığı anlaşıldığından takdiren ve kanunen sanığın hapis cezasının SEÇENEK YAPTIRIMLARA ÇEVRİLMESİNE YER OLMADIĞINA", 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümleri yönünden de, "Sanığın daha önce KASITLI BİR SUÇTAN DOLAYI ÜÇ AYDAN FAZLA HAPİS CEZASINA MAHKÛM EDİLDİĞİ (Tekerrüre esas sabıkası olması itibariyle) Sanığın tekrar suç işlemeyeceği hususunda yeterli kanaatin oluşmadığı Anlaşıldığından" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-1) numaralı bentte açıklanan nedenle, Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/283 Esas, 2023/305 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "Sanığın tekerrüre esas olan sabıkası olduğundan (Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2012 tarih 2012/1432 Esas, 2012/1862 karar sayılı ilamı) sanığın cezasının TCK 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine, infazdan sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına, (ilamdaki en yüksek cezanın esas alınmasına) (ilgili ilamdaki suçun dolandırıcılık suçu olduğu, bu suçun tek başına uzlaşma kapsamına alındığı bilinmekle beraber, ilama konu dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya tabi olmayan sahtecilik suçu ile birlikte işlendiği, bu nedenle uzlaşma kapsamından çıktığı, ayrıca sanığın Gölbaşı 1 ASLCM'nin 2014/840-2015/341 E-K sayılı ilamı nedeniyle de mükerrir olduğu görülmüştür.)" paragrafın hükümden çıkarılarak yerine, "Sanığın, Ankara Gölbaşı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2015 tarihli, 2014/840 Esas, 2015/341 Karar sayılı 08.09.2015 kesinleşme tarihli, 5237 sayılı Kanun'un 265 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin ilamı ile mükerrir olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında verilen cezanın TCK'nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hükmün infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2024 tarihinde karar verildi.