WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/5455 E.  ,  2023/5130 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1682 E., 2023/1663 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 22.02.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen arama kararı sonucunda koşulları oluşmadığı halde el konulan eşyanın gerekli tedbirler alınmayarak ve zamanında geri verilmeyerek ekonomik değerinin sıfırlanması sebebiyle uğradığı zararın karşılığı olarak 2.237.003,01 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 06.03.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde, görevli ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, mükerrer dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Davacı ne kadar zarara uğradığını açık ve net şekilde ortaya koymamıştır. Talep edilen manevi tazminat miktarı fazladır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/86 Esas, 2019/475 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.237.003,01 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2020/1017 Esas, 2020/3369 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları yerinde görülerek; tazminat talebine konu olan İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/585 esas numaralı dosyasındaki tüm arama ve el koyma tutanaklarının onaylı örneklerinin, dosyadaki gümrük idaresi raporu dahil tüm bilirkişi raporlarının, talebe konu olan malların davacıya teslimi ile ilgili talep dilekçesi ve teslim tutanağı örneklerinin İstinaf ve Yargıtay denetimine esas teşkil edecek şekilde dosyaya alınmaması, tazminat talebine konu olan İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/585 esas numaralı dosyasında da aynı konuda bilirkişi raporu veya raporları alınmış ve ilk derece mahkemesince aldırılan rapor ile arasında çelişki varsa çelişkinin giderilmesi, çelişki yoksa davacının maddi tazminat talebinin değerlendirilmesi hususlarının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu, nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/233 Esas, 2021/251 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.237.003,01 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2021/4192 Esas, 2022/1145 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek; malların cinsi, özellikleri, sayısı, fatura, ticari defter kayıtları veya benzeri bir belge ile ispatlanabiliyorsa bu değer üzerinden hesaplama yapılması, şayet belgelendirilemiyor ise o takdirde 3 kişilik alanında uzman bilirkişi heyeti oluşturulup, elkonulan eşyanın teslim ve elkoyma tarihindeki değerleri belirlenip,iade günü meydana gelen deformasyon, tadilat ve yeniden satılabilir olma gibi yönler çerçevesinde irdelenip, tazminat hukukunun belirlediği temeller çerçevesinde mahsup işlemleri yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tazminata karar verilmiş olması, nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

7. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/173 Esas, 2023/79 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.237.003,01 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

8. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2023/1682 Esas, 2023/1663 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

9. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.07.2023 tarihli ve 2023/65482 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; dava açma koşularının oluşmadığına, maddi zararın ispat edilmediğine, davacının kendi kusurlu eylemleriyle mevcut duruma sebebiyet verdiğine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacıya ait iş yerinde yapılan arama neticesinde, teminine ilişkin herhangi bir fatura ve belge ibraz edilemeyen 45 adet yılan ve timsah derisinden çanta cinsi eşya, 1 adet yabani hayvan kürklü çanta, 1 adet brüt uzunluğu 80 cm olan kurutulmuş timsah olduğu düşünülen eşya, 4 adet yılan derisinden mücevher kutusu olduğu düşünülen eşya, 36 adet yılan derisinden telefon kabı olduğu düşünülen eşya, 7 adet yılan derisinden olduğu düşünülen para tutacağı, 49 adet yılan ve timsah derisinden kemer cinsi olduğu düşünülen eşyaya el konularak, İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.11.2015 tarih, 2015/5038 D. İş sayılı kararına istinaden anılan eşyanın idareye yediemin olarak teslim edildiği, davacı (sanık) ... hakkında İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesine 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan kamu davası açıldığı 18.01.2018 tarih, 2017/585 esas 2018/20 sayılı karar ile beraatine dair karar verildiği, verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, karar ile birlikte el konulan ve Tasfiye İşletme Müdürlüğüne teslim edilen dava konusu eşyaların iadesine karar verildiği, karara istinaden 09.02.2018 tarihinde davacı ...'e hasarsız, tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğine dair tutanak tanzim edildiği, haksız el koyma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, olay nedeniyle davacının tutuklu kalmadığı veya gözaltına alınmadığı anlaşılmıştır. 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda, olay nedeniyle davacının maddi zararının, dava tarihi itibarı ile dolar kuru üzerinden (5,3177 TL ) TL bazlı meydana gelen zararın 4.162.281,05 TL olduğu ancak, dava dilekçesiyle istenilen 2.237.003,01 TL maddi tazminatın 25.11.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği görüşünün bildirildiği görülmüştür. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacının el konulan eşyalar nedeniyle uğramış olduğu maddi zararın bilirkişi heyeti raporu ile tespit edilerek davacıya verilmesine karar verildiği ve bu şekilde maddi zararının giderilmiş olduğu, davacının olayda göz altında ya da tutuklulukta geçirdiği süre de bulunmadığı dikkate alındığında, olayda haksız fiilin mal varlığına yönelik olması itibarı ile manevi zararının bulunmadığı kabul edilerek manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/585 E., 2018/20 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının iş yerinde bulunan deriden mamul bir kısım eşyaya 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 25.11.2015 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacının (sanık) beraatine, davaya konu eşyanın karar kesinleştiğinde davacıya (sanık) iadesine, karar kesinleşinceye kadar yediemin olarak davacıya (sanık) teslimine karar verildiği, 09.02.2018 tarihinde el konulan eşyanın yediemin sıfatıyla davacıya teslim edildiği, kararın 10.01.2019 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/585 E., 2018/20 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının iş yerinde bulunan deriden mamul bir kısım eşyaya 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 25.11.2015 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacının (sanık) beraatine, davaya konu eşyanın karar kesinleştiğinde davacıya (sanık) iadesine, karar kesinleşinceye kadar yediemin olarak davacıya (sanık) teslimine karar verildiği, 09.02.2018 tarihinde el konulan eşyanın yediemin sıfatıyla davacıya teslim edildiği, kararın 10.01.2019 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine ancak davacı yönünden davanın tümüyle reddedilmesi halinde vekalet ücretine hükmedilebileceği göz önünde bulundurularak, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2023/1682 Esas, 2023/1663 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.11.2023 tarihinde karar verildi.