WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/5425 E.  ,  2024/2172 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/521 E., 2022/878 K.
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanma suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 yollamasıyla 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2015 tarihli ve 2015/208 esas, 2015/474 sayılı kararının 12/06/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde 17/05/2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, hakkındaki hükmün açıklanması ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 179/3 yollamasıyla 179/2, 62 ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri. uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 22/07/2022 tarihli ve 2022/521 esas, 2022/878 sayılı kararının itiraz edilmeden 09/09/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13/05/2023 tarihli ve 94660652-105-20-33770-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11/07/2023 tarihli ve KYB-2023/64737 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11/07/2023 tarihli ve KYB-2023/64737 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
Dosya kapsamına göre,
1- İtiraza tabi olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2015 tarihli kararının, 02/06/2015 tarihinde suça sürüklenen çocukla aynı konutta ikâmet eden yakınına tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de, karar tarihinde henüz 18 yaşını tamamlamamış olduğu gözetildiğinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11. maddesindeki “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” şeklindeki emredici düzenleme uyarınca, Mahkemesince öncelikle bir zorunlu müdafii tayin edilerek, anılan kararın atanacak zorunlu müdafiiye tebliğ edilmesi gerektiği cihetle yapılan tebligatın geçersiz olduğu ve bu nedenle Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2015 tarihli kararının kesinleşmediği anlaşılmakla, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/486 esas, 2019/1821 karar sayılı ilâmında "...suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilk kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı..." şeklinde belirtildiği üzere Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2015 tarihli ve 2015/208 esas, 2015/474 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın usulüne uygun olarak kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin de işlemeye başlamayacağı gözetilmeden hükmün açıklanmasına karar verilmesinde,

Kabule göre de;
2-Kovuşturma aşamasında hâlen 18 yaşını doldurmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi gereğince zorunlu müdafii tayin edilmesi ve müdafii huzurunda savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,

3-Kayden 29/09/1997 doğumlu olup, suçun işlendiği 03/03/2015 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında,

4-Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanma suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verildikten sonra hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de; anılan Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki amir hükme aykırı olarak fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesinde,

5-Dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydına göre, suç önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir"

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1.Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanma suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 yollamasıyla 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2015 tarihli ve 2015/208 esas, 2015/474 sayılı kararının 12/06/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde 17/05/2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, hakkındaki hükmün açıklanması ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 179/3 yollamasıyla 179/2, 62 ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri. uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 22/07/2022 tarihli ve 2022/521 esas, 2022/878 sayılı kararının itiraz edilmeden 09/09/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

2.İnceleme konusu hükümde, İtiraza tabi olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2015 tarihli kararının, 02/06/2015 tarihinde suça sürüklenen çocukla aynı konutta ikâmet eden yakınına tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de, karar tarihinde henüz 18 yaşını tamamlamamış olduğu gözetildiğinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11. maddesindeki “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” şeklindeki emredici düzenleme uyarınca, Mahkemesince öncelikle bir zorunlu müdafii tayin edilerek, anılan kararın atanacak zorunlu müdafiiye tebliğ edilmesi gerektiği cihetle yapılan tebligatın geçersiz olduğu ve bu nedenle Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2015 tarihli kararının kesinleşmediği anlaşılmakla, Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2015 tarihli ve 2015/208 esas, 2015/474 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın usulüne uygun olarak kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin de işlemeye başlamayacağı gözetilmeden hükmün açıklanmasına karar verilmesi,

Kabule göre de;
2-Kovuşturma aşamasında hâlen 18 yaşını doldurmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi gereğince zorunlu müdafii tayin edilmesi ve müdafii huzurunda savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,

3-Kayden 29/09/1997 doğumlu olup, suçun işlendiği 03/03/2015 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmaması,

4-Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanma suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verildikten sonra hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de; anılan Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki amir hükme aykırı olarak fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,

5-Dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydına göre, suç önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,

Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 22/07/2022 tarihli ve 2022/521 esas, 2022/878 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.05.2024 tarihinde karar verildi.