12. Ceza Dairesi 2023/5411 E. , 2024/1089 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Taksirle öldürme
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının,18/03/2021 tarihli ve 2020/63055 soruşturma sayılı kararı ile şüpheliler hakkında taksirle öldürme suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara müşteki vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/07/2021 tarihli ve 2021/3385 Değişik İş sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kesin olarak reddedildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-34-27456-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63143 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63143 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, müteveffa ...'in 24/04/2020 tarihinde evde bulunurken karın ağrısı şikayeti ile hastaneye gitmek üzere evden çıkmasını müteakip, evinin yakınında düşerek bayıldığı ve ex olduğu somut olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda, müteveffanın ölüm sebebinin doğal ölüm olduğu, fethi kabir yapılmasını gerektirecek şekilde şüpheli bir duruma rastlanılmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; somut olayda, mütefevvanın ölümünden 1 ay evvel 24/03/2020 tarihinde İstanbul Florance Nightingale Hastanesinde sezeryanla doğum yaptığı, gerçekleşen doğum sonrasında şiddetli ağrılar olduğunu yakınlarına söylediği, vücudunun belirgin yerlerinde şişlikler gözlemlediği ve doğumu gerçekleştiren şüpheli ... isimli doktora başvurduğunda, ağrıların normal seyrinde 6 ay kadar devam edeceğinin bildirildiği, sonrasında müteveffanın yapmış dolduğu doğum sonrası geçmeyen ağrı şikayetiyle gitmek istediği hastaneye ulaşamadan olay yerinde vefat ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, müteveffanın kesin ölüm nedeninin klasik otopsi yapılamaması nedeniyle tespit edilemediği, her ne kadar Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 13/01/2021 tarih ve 65 sayılı raporu ile kişinin muayene, takip ve tedavisinde görev alan hekimlere ve yardımcı sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığı bildirilmiş ise de, anılan raporda "zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik, mikroskopik, toksikolojik inceleme yapılmadığından; kişinin ölüm sebebi bilinemeyeceği" şeklindeki açıklama karşısında, yakınları tarafından müteveffanın doğum sonrası şiddetli ağrı ve vücudunda şişlikler meydana geldiği hususları gözetilerek, ölene ait tedavi evrakları ile ölümden önce müteffevanın tedavisini gerçekleştiren ve takip eden doktor ve sağlık personellerinin tıbbi açıdan kusurlarının bulunup bulunmadığı, kusurları varsa hangi eylemlerden dolayı kusurlu oldukları, gerekli tedavi uygulanmış olsa dahi ölüm neticesinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hususlarında gerektiğinde fethi kabirde yapılmak suretiyle İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden yeniden rapor alınarak, ortaya çıkacak sonuç çerçevesinde şüphelilerin hukuki durumunun yeniden belirlenmesinden sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Somut olaya göre; 45 yaşındaki ...'in 24.3.2020 tarihinde sezeryan doğum yaptığı, 24.04.2020 tarihinde karın ağrısı ve bacakta kızarıklık şikayeti ile doktora gitmek üzere evden çıktığı sırada sokakta bayılarak düştüğü ve öldüğü olayda, kişinin kaldırıldığı hastanede doğal ölüm raporu verildiği, ölenin annesinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada Adli Tıp Kurumu 8. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 13/01/2021 tarih ve 65 sayılı raporu ile kişinin muayene, takip ve tedavisinde görev alan hekimlere ve yardımcı sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığı, zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik, mikroskopik, toksikolojik inceleme yapılmadığından; kişinin ölüm sebebi bilinemeyeceği"bildirildiği anlaşılmıştır.
27.05.2022 tarih, 31848 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesi ile 3359 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
''EK MADDE 18- Yükseköğretim Kanunu'nun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 02.12.1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanun'un 7 nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.” amir hükmü gereği,
Özel sağlık kuruluşunda görev yapan şüpheli hakkında Mesleki Sorumluluk Kurulundan, soruşturma izni istenmesi ve hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/07/2021 tarihli ve 2021/3385 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!