WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/5312 E.  ,  2024/3621 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/484 E., 2022/803 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1,53/1-3. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.03.2022 tarihli ilâmıyla kararın bozulmasına karar verilmesi üzerine mahkemece, sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin takdiren uygulanmasına yer olmadığı yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; katılanın yaralanmasında sanığın kastı ve taksirinin bulunmadığına, hareket halindeki aracı durdurmak için hamle yapan katılanın kendi kusuru ile yaralandığına, dosyada mevcut CD çözümleme tutanağı ile Adli Tıp raporunun sanığın savunmasını doğruladığına, savunma tanığı dinletilme taleplerinin reddine karar verilerek, eksik inceleme ve değerlendirme ile mahkumiyet hükmü kurulduğuna, sanığın lehine olan hükümlerin de uygulanmadığına, bu nedenle hukuk ve hakkaniyete aykırı olan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde katılanın da arasında bulunduğu polis memurlarının trafik kontrolü yaptığı, sanığın aracının durdurulduğu, araç muayenesinin yaptırılmamış olması ve sanığın ruhsatı sunamamasından dolayı aracın bağlanacağının söylendiği sırada sanığın araca bindiği ve dur ihtarına uymayarak hareket ettiği esnada katılanın koluna çarptığı ve adli muayene raporunda belirtildiği şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İstanbul İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 29.03.2016 tarihli rapora göre sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabul edildiği ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.03.2022 tarihli ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesi üzerine Mahkemece, sanık hakkında takdiren basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.07.2024 tarihinde karar verildi.