12. Ceza Dairesi 2023/5301 E. , 2024/631 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle Yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli 2021/501 Esas, 2021/532 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b,d, 62/1 ve 52/2 maddeleri uyarınca 4.500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen hükmün, 5271 sayılı CMK 'nun 273/1. maddesinde belirtilen yasal yedi günlük süresi geçtikten sonra 01.07.2021 tarihinde istinaf edildiği anlaşıldığından CMK 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilerek 27.09.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 13.05.2023 gün ve 94660652-105-06-4393-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62081 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB- 2023/62081 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanunu'nun 231/5 ve 6. maddeleri uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin gerekeceği, 15/06/2021 tarihli karar duruşmasında katılan vekili tarafından müvekkilinin zararının giderildiğinin beyan edildiği, aynı duruşmada sanık müdafii tarafından da zararın giderildiğinin ifade edildiği nazara alındğında, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyete dair adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında diğer subjektif şartlar yönünden de bir değerlendirme yapılmadan, katılanın zararının giderilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli 2021/501 Esas, 2021/532 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b,d, 62/1 ve 52/2 maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve katılanın zararı sanık tarafından karşılanmadığından gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca Kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
5271 sayılı Kanun'un “Hükmün Açıklanması ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” kenar başlıklı 231 inci maddesinin altıncı ve sekizinci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
“...
(6)Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz
önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan
önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.
8)...Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez..." .
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.02.2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin objektif koşulların gerçekleşmiş olmasına karşın bu koşulların oluşmadığından bahisle bu kurumun uygulanmamasına ilişkin hukuka aykırılıkların, hâkimin takdir hakkına taalluk eden bir husus olmaması nedeniyle bu hususların kanun yararına bozma konusu yapılabileceği yönünde de bir kuşku bulunmamaktadır.
4. İncelenen dosya kapsamına göre; Sanık ...'ın 10.07.2017 günü yönetimindeki 06 HUF 98 plaka sayılı araçla, Sincan İlçesi, İstasyon Mahallesi, Çatalca Caddesi üzerinde seyir halinde iken karşıdan karşıya geçmekte olan katılan Figen Barik'e aracını ve hızını hava ve yol şartlarına göre ayarlamayarak ve fren tedbirine başvurmada gecikerek gösterdiği dikkatsizlik ve özensizlik sonucu çarpmak suretiyle katılanın vücudunda kırık ve yüzünde sabit eser oluşacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasında sanığın tali kusurlunun olduğunun kabul ve tespit edildiği, 15.06.2021 tarihli karar duruşmasında katılan vekili tarafından müvekkilinin zararının giderildiğinin beyan edildiği, aynı duruşmada sanık müdafi tarafından katılan tarafın zararının giderildiğinin ifade edildiği nazara alındığında, Mahkemece sanık hakkında 4.500,00 TL adli para cezasına mahkûmiyetine, "katılanın zararı sanık tarafından karşılanmadığından" gerekçeleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmamasına karar verilmiş ise de; sanığın taksirli suçu neticesinde oluşan katılan zararının giderildiği, sanığın adli sicil kaydına göre suç tarihi itibarıyla engel mahkûmiyeti olmadığı ve sanık hakkında takdiri indirim maddesi de uygulanmasına rağmen, "katılanın zararı sanık tarafından karşılanmadığından" şeklindeki hatalı gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/501 Esas 2021/532 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!