12. Ceza Dairesi 2023/5234 E. , 2024/630 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
ŞÜPHELİ : Meçhul Şüpheli
SUÇ : Taksirle Yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.09.2020 tarihli ve 2020/3257 soruşturma, 2020/2144 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Tavşanlı Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.02.2022 tarihli ve 2022/266 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 12.05.2023 gün ve 94660652-105-43-21177-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59212 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB- 2023/59212 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nın olay tarihinde Tarhan Madencilik isimli iş yerinde çalıştığı sırada taş ayıklama işlemi yaparken sağ elinin bandın arasında sıkışmak suretiyle yaralanması şeklinde gerçekleşen somut olay sonrasında, Kütahya Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi tarafından 14/08/2020 tarihli geçici hekim raporunun tanzim edildiği, Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında müştekinin yaralanma durumuna ilişkin kati rapor aldırılmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin 5. fıkrasındaki "Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.” hükmüne göre öncelikle müştekinin yaralanması bakımından kesin doktor raporu aldırılıp, yaralanmanın 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında sayılan nitelikli yaralanma hallerine uyup uymadığının belirlenmesini takiben, şüphelinin hukuki durumu hususunda bir değerlendirme yapılarak, kesin rapora göre yaralanmanın 89/1. madde kapsamında kalması halinde şikayetin süresi geçtikten sonra yapıldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği, ancak yaralanmanın aynı maddenin 2. veya 3. fıkralarına göre nitelikli olması halinde soruşturmanın şikayete bağlı olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, olayda bilinçli taksir bulunup bulunmadığın araştırılması gerekeceği, soruşturma kapsamında ise yalnızca geçici hekim raporunun bulunduğu nazara alındığında, müştekiye ait tüm hastahane kayıtları ile yukarıda belirtildiği üzere müştekiye ait kati raporun da temin edildikten sonra suçun bilinçli taksirle işlenip işlenmediği belirlenerek şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160 ıncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun'un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapılan değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun'un 172 nci maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada Yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun'un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
2. Somut olayda, olay tarihinde Tarhan Madencilik isimli iş yerinde çalıştığı sırada taş ayıklama işlemi yaparken sağ elini bandın arasına sıkıştırmak suretiyle yaralanan müşteki ...'nın yaralanmasına ilişkin kati raporun aldırılmadığı, müşteki vekilinin kaza sonrasına ilişkin dilekçesinin ekinde sunduğu fotoğraflarda müştekinin sağ elinde 4 parmağını kaybettiğinin görüldüğü, nitekim müştekinin yaralanmasının 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında sayılan nitelikli yaralanma hallerine uyup uymadığının belirlenmesini takiben, şüphelinin hukuki durumu hususunda bir değerlendirme yapılarak, kesin rapora göre yaralanmanın 89/1. madde kapsamında kalması halinde şikayetin süresi geçtikten sonra yapıldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği, ancak yaralanmanın aynı maddenin 2. veya 3. fıkralarına göre nitelikli olması halinde soruşturmanın şikayete bağlı olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, olayda bilinçli taksir bulunup bulunmadığın araştırılması gerekeceği, soruşturma kapsamında ise yalnızca geçici hekim raporunun bulunduğu nazara alındığında, müştekiye ait tüm hastahane kayıtları ile yukarıda belirtildiği üzere müştekiye ait kati raporun da temin edildikten sonra suçun maden sahasında gerçekleşen iş kazası olması da dikkate alınarak bilinçli taksirle işlenip işlenmediği belirlenerek şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Tavşanlı Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.02.2022 tarihli ve 2022/266 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!