WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/5221 E.  ,  2024/723 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62. maddeleri gereğince 3.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli 2017/268 Esas, 2017/783 Karar sayılı kararının kesin olarak verilmesine müteakip, sanık müdafi tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ek kararına yönelik itirazın, Adli Tıp Kurumu raporları ile Mersin Tüketici Mahkemesinde alınan raporların çelişmesi nedeniyle, Mersin 2. Tüketici Mahkemesinin 2019/16 Esas, 2021/504 Karar sayılı dosyasının mahkemesinden istenilmesi, kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti, ilgili raporların dosya arasına alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına dair Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli ve 2022/520 değişik iş sayılı kararını takiben, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ek kararı ile anılan ek karara yönelik itirazın reddine dair Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2022 tarihli ve 2022/433 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 13.05.2023 gün ve 94660652-105-33-1607-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58086 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB- 2023/58086 sayılı Kanun yararına bozma isteminin;

"Sanığın mahkumiyetine konu somut olayda, mahkemece alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 27/06/2016 tarihli ve 4421 sayılı kararında belirtildiği şekilde sanığın kusurlu olduğundan bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanık müdafi tarafından sonradan sunulan ve taraflar arasındaki tazminat davasında kusur tespitinde hükme esas alınan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi uzmanları tarafından düzenlenen 24/08/2021 tarihli bilirkişi kurul raporunda sanığın tıbbi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, bu haliyle her iki bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunun anlaşılması karşısında, her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi raporu aldırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün, 2008/5-19, 2008/31 sayılı kararında vurgulandığı üzere; Kanun yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke genelinde uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacını taşıyan olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olup, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerek olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır. Kanun yararına bozma yoluna temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.

2. Somut olayda, sanık müdafi tarafından sonradan sunulan ve taraflar arasındaki tazminat davasının görüldüğü 02.01.2019 tarihinde kesinleşen Mersin 2. Tüketici Mahkemesinin 2019/16 Esas, 2021/504 Karar sayılı dosyasındaki kusur tespitinde hükme esas alınan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi uzmanları tarafından düzenlenen 24.08.2021 tarihli bilirkişi kurul raporunda sanığın tıbbi bir kusurunun bulunmadığının tespit edilmişse de, sanığın mahkumiyetine ilişkin Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesince alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 27.06.2016 tarihli ve 4421 sayılı raporuna göre, sanığın eksik tedavisi nedeniyle mağdurda gelişen olayda kusurunun olduğuna ilişkin görüşüne itibar edilerek sanığın mahkumiyetine karar verildiği, mahkemece ceza yargılaması aşamasında alınan Adli tıp kurumunca düzenlenen rapordaki görüşe itibar edilerek kurulan hükme ilişkin yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olmadığına dair mahkemece verilen ek kararın ve ek karara yönelik mercii kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.