12. Ceza Dairesi 2023/5166 E. , 2023/3609 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle öldürme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin itirazın reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Taksirle ölüme neden olma suçundan sanık ...'nün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2019 tarihli ve 2019/133 esas, 2019/591 sayılı kararına karşı yapılan itiraz, Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/01/2020 tarihli ve 2020/5 değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere reddedilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca,07/05/2023 tarihli ve 94660652-105-27-19476-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04/07/2023 tarihli ve KYB-2023/60313 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04/07/2023 tarihli ve KYB-2023/6031 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 28/09/2021 tarihli ve 2021/4182 esas, 2021/6323 karar sayılı ilâmında "... adli soruşturmanın başladığı tarihten hüküm tarihine kadar geçen süre içerisinde zararı giderme konusunda çabasının ve dosyaya yansıyan bir iradesinin bulunmadığı hususları birlikte gözetildiğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2009/250-13 sayılı Kararına göre CMK'nın 231. maddesinde değinilen zararın manevi değil maddi zarar olduğu, bu karar doğrultusunda katılanların tarafın olay nedeniyle uğradığı zararın basit bir araştırmayla tespit edilerek, sanığın bu zararı karşılamasına imkan tanınıp, 5271 sayılı Yasanın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü ve adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayini yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden;... BOZULMASINA..." şeklinde belirtildiği üzere,
Yargılamaya konu somut olayda, yapılan yargılama sırasında katılanların maddî zararlarının olup olmadığı konusunda herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi bu hususun katılanlara sorulmadığı, katılanların olay nedeniyle uğradığı zararın basit bir araştırmayla tespit edilerek, sanığın bu zararı karşılamasına imkan tanınıp, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü ve adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayini gerektiği, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan mağdurun veya kamunun uğradığı zararı, aynen iade etme, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderme koşulunu yerine getirmediği cihetle, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2- Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2019 tarihli kararında alt sınırdan uzaklaşılarak 1 yıl 6 ay hapis cezası olarak temel ceza belirlenmiş ise de;
5237 sayılı Kanun'un 85/1. maddesindeki "Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme karşısında, temel cezanın alt sınırının 2 yıldan aşağı olamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Taksirle ölüme neden olma suçundan sanık ...'nün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2019 tarihli ve 2019/133 esas, 2019/591 sayılı kararına karşı yapılan itiraz, Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/01/2020 tarihli ve 2020/5 değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere reddedilmiştir.
2.İnceleme konusu hükümde, dosya kapsamına göre, somut olayda, yapılan yargılama sırasında katılanların maddî zararlarının olup olmadığı konusunda herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi bu hususun katılanlara sorulmadığı, katılanların olay nedeniyle uğradığı zararın basit bir araştırmayla tespit edilerek, sanığın bu zararı karşılamasına imkan tanınıp, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü ve adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayini gerektiği, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan mağdurun veya kamunun uğradığı zararı, aynen iade etme, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderme koşulunu yerine getirmediği cihetle, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
3.Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2019 tarihli, 2019/133 Esas, 2019/591 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/1 maddesi gereğince temel ceza 1 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 85/1. maddesindeki "Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme karşısında, temel cezanın alt sınırının 2 yıldan aşağı olamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/01/2020 tarihli ve 2020/5 değişik iş kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!