12. Ceza Dairesi 2023/5101 E. , 2023/2901 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/132 E., 2023/145 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2014/121 Esas, 2014/417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 4 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2.İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2014/121 Esas, 2014/417 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ile sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 28.03.2017 tarihli ve 2016/5993 Esas, 2017/2439 Karar sayılı ilâmıyla;
''Taksirle öldürme suçundan sanık ...'ın beraatine, sanık ...'nin mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
UYAP'tan 28.03.2017 tarihinde alınan nüfus kayıt örneğine göre; sanığın hükümden sonra 21.02.2016 tarihinde öldüğü anlaşıldığından hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
2-Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Olay günü saat 22:00 sıralarında sanık ... idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, tek yönlü yolda seyir halindeyken, olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, bilirkişi tarafından yapılan tespitte olay tarihinde U dönüşü yapılmaz ve sola dönülmez trafik işaretlerinin bulunduğu tespitinin yapıldığı, kaza tespit tutanağında U dönüşü yapılmaz levhasına ilişkin bir tespite yer verilmediği, olay tarihinde U dönüşü yapılmaz levhasının olup olmadığı hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili kurumdan sorularak tespit edilmesi, levhanın olması halinde ise sanığın olay tarihinde yeşil ışığın yanması ile sola dönerek U dönüşü yapmak istediği sırada, karşı yönden gelen ve kendisine yanan yeşil ışık ile kavşağa giren sanık Halil idaresindeki kamyonet ile kavşak içinde çarpıştığı, sanık ...'nin aracında bulunan bir kişinin öldüğü ve şikayetçi olmayan iki kişinin ise nitelikli şekilde yaralandığı olayda; olay tarihinde kavşakta bulunan U dönüşü yapılmaz işaret levhasına rağmen U dönüşü yapan sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının bulunduğunun ve TCK'nın 22/3. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi''
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2018 tarihli ve 2017/171 Esas, 2018/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
4.İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2018 tarihli ve 2017/171 Esas, 2018/257 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/3335 Esas, 2020/116 Karar sayılı ilâmıyla;
''Dosya içeriğine göre; olay günü saat 22:00 sıralarında sanık ...'nin sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, refüj ile bölünmüş tek yönlü yolda seyir halindeyken, U dönüşünün yasak olduğu yerden dönüş yapmak istediği esnada kendi şeridinde seyretmekte olan ...'ın aracına çarpması şeklinde meydana gelen kazada; sanık ...'nin aracında bulunan, ...'in öldüğü ve alınan geçici raporlarda mağdurlardan ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde, Naile Turan'ın ise ne şekilde yaralandığı anlaşılamadığı, mağdurlara ait tüm
tedavi evrakları ile doktor raporlarının Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kati raporların temini sonrasında, mağdurlardaki yaralanmanın TCK'nın 89/5. maddesine göre, bilinçli taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının, aynı Kanunun 89/1. maddesindeki yaralanma hali hariç olmak üzere, şikayete tabi olmadığı gözetilerek, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,''
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2020/132 Esas, 2023/145 Karar sayılı karar ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.06.2023 tarihli ve 2023/72006 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri;
1.Eksik inceleme ile karar verildiğine,
2.Şikayetlerinden vazgeçmiş olan katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine,
3.Diğer temyiz nedenlerine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Kaza tespit tutanağı, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporu ek bilirkişi raporu ile ve Karayolları Genel Müdürlüğünün müzzekere cevabı ile Gaziemir Konak istikameti ve Konak Gaziemir istikametindeki anayol kullanıcılarının refüj aralıklarından sola ve U dönüşü yapmalarının levhalar ile yasaklanmasına mevcut sinyalizasyon programının bu prensibe göre çalışmasına, sola ve u dönüşü yapmak için kavşak alanının 150 metre gerisindeki levhalar ile bildirilmesine ve katılım noktasından yan yola geçilerek sinyalizasyon kontrolü ile dönüşlerin yapılmasına rağmen sanık ...'nin sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında dönüş yasağına ve gelmekte olan Halil'in idaresindeki araca rağmen tedbirsiz bir şekilde dönüşe geçerek hatalı dönüş manevrası nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/C-84/F maddelerindeki kural ihlali ile nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu olayda, sanığın bilinçli taksirle öldürme suçunu işlediğini kanaatine varılarak buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2.Sanığın bozma öncesi beyanında; ''Olay günü yönetimindeki araçla maktul ile birlikte alışverişe gittiklerini, dönüşte maktulün kendisini evine bırakmasını istediğini, yolları bilmediğini söylediğini, maktulün ısrar ettiğini, buna rağmen kendi evine doğru yola çıktığını, maktulün durumu fark ederek "Aşkolsun beni eve bırakmayacak mısın" diye söylediğini, ısrarla yolları bilmediğini söylemesine rağmen olay mahalline geldiğini, maktulün de ısrar ettiğini, maktulün arka sağ koltukta oturduğunu, mağdur Sudenazın ön tarafta yanında oturduğunu, mağdur ...'nin ise kendisinin arka koltuğunda oturduğunu, oraya gelmeden önce daha iki sefer yanlış yola girdiğini, bu şekilde olay mahalline geldiğini, maktulün kendisine oradan dönmesini söylediğini, önündeki yoldan sola doğru döndüğünde diğer aracın kendisinin aracına çarpmasının bir olduğunu, yolda dönüşün yasak olduğuna ilişkin levha bulunmadığını, çarpma sonucu aracında bulunan herkesin yaralandığını, daha sonra Şenay'ın vefat ettiğini, olayda kendisinin kusurunun olduğunu, diğer ... sürücüsü sanık Halil' den şikayetçi olduğunu, ancak sanık Halil aleyhine olan davaya katılmak istemediğini...'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bozma sonrası beyanında ise; ''bozma ilamı aleyhimedir kabul etmiyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.Mağdur ... bozma öncesinde; olay günü sanık ...' nin kullandığı ... ile Optimum Alışveriş Merkezine gittiklerini, alışveriş yaptıklarını, oradan çıktıklarını, kendisinin aracın ön sağ koltuğunda oturduğunu, Buca' ya giderken maktul ...'ın istemi üzerine sanık ...'nin yoluna devam ettiğini, iki kez sokaktan dönmediğini, yine maktulün söylemi üzerine olay mahallindeki kavşakta sola döndüğü sırada sağ taraftan hızla gelen bir aracın kendilerine çarptığını, kendisinin kalçasından ve midesinden yaralandığını, olay öncesinde kendisinde mide rahatsızlığı bulunmadığını, sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
4.Mağdur ... bozma öncesinde; olay sırasında sanık ...' nin kullandığı aracın arka sol koltuğunda oturduğunu, teyzesinin kızı olan maktul ...'ın kendisinin yanında arka sağda oturduğunu, yoldayken maktulün iki kez sokak geçmelerine rağmen oraların olmadığını, sanık ...' ye devam etmesini söylediğini, olay mahalline geldiklerinde maktulün sanık ...' ye bu sokak diye söylediğini, "Buradan gireceğiz" dediğini, sanık ...'nin sola döndüğünü, sağ taraflarından feci şekilde hızlı gelen bir aracın kendilerine çarptığını, olayda kendisinin de yaralandığını, maktulün, sanık ... Buca' ya giderken onu geri döndürdüğünü ve ısrarla olay mahalline getirdiğini, maktulün illaki kendisinin arka sağ koltuğa oturacağını söylediğini, sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
5.Katılan ... bozma öncesinde; olayı görmediğini, olayda vefat eden ...'in kendisinin annesi olduğunu, her iki sanıktan şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.
6.Katılan ... bozma öncesinde; olayı görmediğini, olayda vefat eden ...'in kendisinin annesi olduğunu, her iki sanıktan şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.
7.Katılan ... bozma öncesinde; olayı görmediğini, olayda vefat eden ...'in kendisinin annesi olduğunu, her iki sanıktan şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.
8.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen ölü muayene tutanağında; Şenay Gökçe'nin genel vücut travmasına bağlı çok sayıda kemik kırıkları ile solunum-dolaşım durması sonucu öldüğü belirtilmiştir.
9.İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen 18.05.2022 tarihli raporda; ...'ın basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda 3 üncü derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
10.İzmir Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen 08.02.2021 tarihli raporda; ...'ın basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda 5 inci derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
11.Kaza tespit tutanağında; sanığın, kavşakta anayoldan dönülmesi yasak olan yerden (U) dönüşü yaparak trafik işaretlerine riayet etmeyerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/1-c maddesini ihlal etmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
12.Keşfe binaen tanzim edilen 19.08.2014 tarihli raporda; sanığın, meskun mahalde gece vakti görüşün far ışığı ve sokak aydınlatması ile sağlandığı üç şeritli bölünmüş tek yönlü yol üzerinde idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermeyerek dikkatsiz ve tedbirsizce seyrettiği, trafik ışık kontrollü olay mahalli kavşağa geldiğinde kendisine ve karşı yönden gelen araçlara hitaben yanan yeşil ışığa ve U dönüşü yapılmaz, sola dönülmez trafik işaret levhalarına rağmen kavşak ortak alanında kontrolsüz bir şekilde geriye doğru U dönüşü yapmak için sol tarafa doğru yöneldiği, karşı yönden gelen ... trafiğinin istikametini kısa mesafeden kapattığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/C-84/F maddelerini ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda asli derecede tamamen kusurlu olduğu belirtilmiştir.
13.Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 13.10.2014 tarihli raporda; sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında dönüş yasağına ve gelmekte olan diğer sürücü idaresindeki araca rağmen tedbirsiz bir şekilde dönüşe geçerek hatalı dönüş manevrası kural ihlali ile neden olduğu olayda asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
14.Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 14.07.2020 tarihli raporda; sanığın idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, istikametine hitaben bulunan dönüş yasağı levhasını ve kavşaktaki orta refüjün yapısını da dikkate alarak dönüşünü uygun bir alandan gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, karşı yönden gelen kamyonete rağmen kontrolsüz bir şekilde dönüş manevrasına devam ederek yeşil ışıkta seyrini sürdürmek isteyen aracın önüne ters yönden çıkarak kısa mesafeden bu aracın istikametini kapattığı anlaşılmakla olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli ve tam kusurlu belirtilmiştir.
15.Kaza mahalli kavşakta "U dönüşü yasaktır" levhasının olay günü bulunup, bulunmadığına ilişkin Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü'nün 19.01.2018 tarihli yazısında; olay mahalli kavşağın sinyalizasyon kontrollü olduğu, kavşak alanında Gaziemir-Konak istikametindeki anayol kullanıcılarının refüj aralıklarından sol U dönüşü yapmalarının trafik uyarı levhaları ile yasaklandığı, sola ve U dönüşü yapmak için kavşak alanının 150 metre gerisindeki levhalar ile bildirildiği ve katılım noktasından yan yola geçerek sinyalizasyon kontrolü ile dönüşlerin yapıldığı belirtilmiştir.
16.Sanığa ait adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
17.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) ile (4) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
28.12.2013 günü saat 22:40 sıralarında ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahal içi, aydınlatmanın mevcut olduğu, 50 km/saat hız sınırının bulunduğu, bölünmüş, tek yönlü, üç şeritli yolda seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiğinde, istikametine hitaben yanmakta olan yeşil ışıkta seyrini sürdürmek istediği sırada idaresindeki ... ile karşı yön bölümünden gelerek dönüş yasağına rağmen anılan kavşaktan U dönüşü yapmak isteyen sanığın idaresindeki otomobile çarpması şeklinde meydana gelen ve sanığın asli ve tam kusurlu olarak bir kişinin ölümü ile iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda,
A.İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2018 tarihli ve 2017/171 Esas, 2018/257 Karar sayılı kararının sayılı kararı ile sanık hakkında 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve belirtilen cezanın sanık bakımından kazanılmış hak oluşturduğu hususunun 1412 sayılı Kanun'un 326 maddesinin son fıkrası gereğince infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 5271 sayılı Kanunun 283 üncü maddesi gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası olarak tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Vekalet ücreti yönünden;
İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama esnasında 05.07.2017 tarihli duruşmada katılanlar ..., ... ve ...'ın, sanığa yönelik şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan etmeleri karşısında, 5271 sayılı Kanunun 243 üncü maddesi gereğince katılma kararları hükümsüz kaldığından, katılanlar yararına vekalet ücretinin hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
2.Eksik inceleme ile karar verildiği yönünden;
Sanık ile mağdurların beyanları, ölen hakkında tanzim otopsi raporu ile yaralananlar hakkında tanzim edilen doktor raporları, Olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Diğer temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) bendi ile 1 numaralı paragrafta belirtilen nedenlerle İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2020/132 Esas, 2023/145 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün kazanılmış hak uygulamasına ilişkin hükümdeki birinci fıkrasının beşinci paragrafının çıkarılarak yerine “Bozma kararı öncesi hükmedilen 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 sayılı Kanunun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki vekalet ücreti bölümünün çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!