12. Ceza Dairesi 2023/5078 E. , 2024/247 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Mahkumiyet
Temyiz Edenler : Sanık müdafii, katılanlar vekili
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01/07/2016 tarihli ve 2021/367 Esas, 2022/3400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Büyükçekmece 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01/07/2016 tarihli ve 2021/367 Esas, 2022/3400 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2021/367 Esas, 2022/3400 Karar sayılı ilâmı ile " ....... Sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Büyükçekmece 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 19/01/2023 tarihli ve 2022/527 Esas, 2023/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası ve aleyhe bozma yasağı dikkate alınarak sanığın 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.07.2023 tarihli ve 2023/66548 sayılı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Sanığın kusuru olmadığına,eksik incelemeye ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi;
Ceza miktarına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Olay günü sanığın sevk ve idaresindeki 34 FA 6869 plakalı kamyonet ile çimento yüklü olarak 903. sokakta bulunan rampada yokuş yukarı çıktığı sırada aracı stop ettirmesi, aracın aşırı yüklü olmasından kaynaklı aracın geri doğru kaymaya başlaması, fren sisteminin tutmaması ve direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu olay yerinde bulunan bir kısım araçlara ve ...'a çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, kazada ...'ın öldüğü, emniyet trafik ekiplerince hazırlanan kaza tespit tutanağına göre, araçta 50 kg'lık 200 adet çimento torbasının olduğu, baskı balatasının sıyrıldığı, frenin tutmadığı, kazanın oluşumunda sanığın manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, ayrıca mahkememizce hükme esas alınan adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından düzenlenen 02/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda da sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonun istiab haddinin çok üzerinde yüklü olduğu, sanık sürücünün bu hususu bildiği ve tehlike arz edecek şekilde aracın yük ve teknik özelliğini gözardı ederek dikkatsiz ve tedbirsiz seyrederek olaya sebebiyet verdiğinden sanık sürücünün olayda asli derecede kusurlu olduğu, kamyonun yükleme ve nakliyesinden sorumlu şirket yetkilisinin tali derecede kusurlu olduğu, maktulün ise olayda atfı kabil kusurunun olmadığının belirtildiği, sanığın suçlamaları kabul etmediği, olayın şoku ile çimento torbalarının 50 kg'lık olduğunu söylediğini, gerçekte 25 kg'lık olduğunu, olayda kusurunun bulunmadığını beyan ettiği, ancak kaza tespit tutanağında çimentoların 50 kg'lık olduğunun tespit edildiği, sanığın kendi beyanında da 50 kg'lık olduğunu beyan ettiği, emniyetçe gönderilen fotoğraflardan da çimentoların 50 kg'lık olduğunun anlaşıldığı, bu bağlamda sanığın beyanlarının savunmaya ve suçlamadan kurtulmaya yönelik olduğu, aracın üzerinde bulunan yükün, azami yüklü ağırlığını aştığı, sanığın yukarıda anlatıldığı şekilde olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu ve maktul ...'ın taksirle ölümüne neden olduğu, sanık savunmasının dosya kapsamındaki delillerle ve raporlarla uygunluk göstermediği, sanığın cezadan kurtulmak amacıyla savunmasını inkara yönelik olarak kurguladığı, bu nedenle sanığın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği, bu şekilde sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği anlaşılmıştır.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüş olup bilinçli taksirin uygulanması sırasında yasa maddesinin 5237 sayılı Kanun'un "22 nci maddesinin üçüncü fıkrası" yerine "21 nci maddesinin üçüncü fıkrası" yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Soruşturma ve kovuşturmada aşamasında bilirkişi raporları alınarak gerekli incelemeler yapılmış olup sanığın asli kusuru ile kazanın meydana geldiği anlaşılmış olduğundan sanık müdafinin kusura ve eksik incelemeye ilişkin talepleri yerinde görülmemiş olup; Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Katılan Vekilinin Ceza Miktarına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmamış olup katılanlar vekilinin ceza miktarına ilişkin temyiz itirazları da yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
C. Katılan Vekilinin Diğer Nedenlere Dair Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin ve katılan vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
D.Tebliğnamedeki Bozma Görüşü Yönünden
Bozma öncesi hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi sebebiyle, sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden yapılacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (D) numaralı bentte açıklanan nedenle Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19/01/2023 tarihli ve 2022/527 Esas, 2023/25 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 4 nolu paragrafın çıkarılarak yerine, “Bozma kararı öncesi hükmedilen 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin ilk hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarı sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca infazın 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına” ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!