12. Ceza Dairesi 2023/4945 E. , 2024/3746 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/150 E., 2023/924 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama ve adli kontrol nedeniyle 100.000 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın haksız koruma tedbirinin başlangıç tarihinden faiz talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, gözaltı ve tutuklama bakımından 14.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden, adli kontrol bakımından 5.100,00 TL manevi tazminatın adli kontrol tarihinden faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının adli kontrol nedeniyle verilen manevi tazminatın fazla olduğundan 2.500,00 TL'ye indirilmesi, gözaltı ve tutuklama nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğundan 25.000,00 TL'ye yükseltilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 4.125,00 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesin olduğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; yapılan yargılamanın haksız ve usulsüz olduğunu, davacının tutuklama nedeniyle çalışamadığından maddi zararı olduğunu, ailesinin ceza evi yol masraflarının ödenmesi gerektiğini, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin ödenmesi gerektiğini, maddi tazminatın kabul edilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın ve vekalet ücretinin eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı hakkında uygulanan tedbirlerin mevzuata uygun olduğunu, hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/148 Esas, 2021/98 Karar sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.08.2016 - 02.03.2017 tarihleri arasında 205 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, 02.03.2017 - 23.06.2021 tarihleri arasında "yurt dışına çıkamama" şeklinde adli kontrol uygulandığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 30.06.2021 kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından tazminat istemine konu edilen olayla ilgili başka bir mahkemede açılan tazminat davası bulunmadığı, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin başkaca bir cezasından mahsup edilmediği, davacının polis memuru olduğu, 26.08.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı ve 14.07.2017 tarihinde 692 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkartıldığı, davacının özel avukatına ödediği tutar, cezaevi harcamaları ve ailesinin cezaevi görüş harcamaları maddi zarar olarak değerlendirilmediği, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreler boyunca görevden uzaklaştırılmış olduğu, meslekten ihraç tarihinin tahliye olduktan sonraki tarihlerde olduğu görülmekle; görevden uzaklaştırılan devlet memuruna maaşının 2/3'ünü ödenmeye devam ettiği, ödenmeyen kısmın ise adli yargının görev alanında bulunmadığı, davacının ihraç edildikten sonra tutuklulukta süre geçirmediği anlaşıldığından haksız koruma tedbiri sebebiyle oluşan maddi bir zararının da bulunmadığı anlaşılmış ve gelir kaybı yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, yerleşik Yargıtay kararlarına göre, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği, belirtilen ilkeler ve dosya kapsamı dikkate alındığında gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreler yönünden ve adli kontrolde kaldığı süreler yönünden manevi tazminata hükmedildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 238.730,00 TL olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.08.2016 - 02.03.2017 tarihleri arasında 205 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince maddi tazminatın reddine, toplam 19.100,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile toplam 27.500,00 TL tazminata ilişkin hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE;
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmak olan ve kamusal nitelik taşıyan ceza mahkemesinde, bazı koruyucu tedbirlere başvurulması gerekebilir. Bu tedbirler, muhakemenin yapılabilmesi açısından, delillerin karartılmasını önlemeye yönelik olabileceği gibi şüpheli ya da sanığın hazır bulundurulmasını veya ilerde verilecek hükmün yerine getirilmesini sağlamak amacını da taşıyabilir. Koruma tedbirleri kavramı içinde yakalama, gözaltına alma, tutuklama, arama ve el koyma, adli kontrol, gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme ve telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi konuları yer almaktadır.
466 sayılı Kanunda bu koruma tedbirlerinden yakalama, gözaltı ve tutuklama, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141. ve devamı maddelerinde ise yakalama, gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma işleminden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmininin düzenlendiği dikkate alındığında, davacı hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 109/3-a bendi gereğince düzenlenen yurt dışına çıkmama şeklindeki adli kontrol tedbirleri nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken 2.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ailesinin ceza evi yol masraflarının ödenmesi gerektiğine, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin ödenmesi gerektiğine, maddi tazminatın kabul edilmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!