12. Ceza Dairesi 2023/484 E. , 2024/1327 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/8 E., 2022/566 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 incisi maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin bir ilâ sekizinci fıkraları arası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belrlenmesine ilişkin kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.09.2021 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına, basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanmaması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemi hakkında hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; kazada asıl kusurlu olan tarafın katılanın kendisi olduğuna, kusur durumu eksik incelenmiş ve hatalı tespit edilmiş olduğuna, Mahkemece gerekçeli karar ile kısa karar arasında farkılıklar bulunduğuna, kısa kararda 6.750,00 TL olarak belirtilen para cezası gerekçeli kararda 7 ay 15 gün olarak yazılmış olduğuna, bu çelişkinin de mahkemece giderilmesi gerekir iken hatalı karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 23:12 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken olay mahalli üç yönlü kontrolsüz kavşak alanına geldiğinde, sola dönüş yaptığı sırada karşı yönden gelen ve geçiş önceliğine sahip katılan sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... ile çarpışması sonucu katılanın hayat fonksiyonlarını altıncı derecede etkiler nitelikte birden fazla kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.09.2021 tarihli ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmaması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanık hakkında 6.750,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, adli para cezasına ilişkin hükümlerin gösterilmemesi suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunması,
2.5237 sayılı TCK'nın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında adli para cezası ile hapis cezasının seçimlik olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasında ''suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez'' şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında 7 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenen temel cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
3.Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının paraya çevrilmesine karar verilirken, uygulama maddelerinin eksik gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı hareket edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!