WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/4811 E.  ,  2024/726 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Taksirle öldürme, suç üstlenme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin sanık ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece ;
A.Sanık ...'in taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/4, 52/2. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B.Sanık ...'nın suç üstlenme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 270, 62, 50. maddesi uyarınca 1500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

C.Sanık ... hakkında;
a.Taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85/2, 22/3, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b.Suç üstlenme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 38, 270, 62, 50. maddeleri uyarınca 1500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B.Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri; kararın bozulması isteğine ilişkin süre tutum dilekçesi sunmuştur.

C.Sanık ...'ın Temyiz Sebepleri; kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, beraatine, aksi mümkün değil ise lehine olan hükümlerin uygulanması isteğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılan sanık ...'in asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne, bir kişinin yaralanmasına neden olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına, sanık ...'ın tali kusurlu olarak bir kişinin ölümüne, birden fazla kişinin yaralanmasına neden olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına ve olay sırasında 1,53 promil alkollü olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek TCK'nın 22/3 maddesi gereğince cezasında artırım yapılmasına karar verilmiştir.

Sanık ...'nın gerçeğe aykırı olarak kendisinin işlemediğini bildiği bahse konu suçu üstlendiği kabul edilerek TCK'nın 270. maddesi gereğince cezalandırılmasına, kaza sonrası ...'ın alkollü olması sebebiyle ...'yı suçu üstlenmeye azmettirdiği kabul edilerek TCK'nın 38. ve 270. Maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
A.Sanık ... ve Sanık ...'in Taksirle Öldürme Suçlarından Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;
Dosya içeriğince göre, meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmanın bozuk olduğu, yağmurlu havada, 1,53 promil alkollü sanık ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş tek yönlü devlet yolunda sağ şeridi takiben seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde; seyir istikametine göre sağında kalan petrol istasyonundan devlet yoluna çıkış yapan katılan sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyonetin arka kısımlarına otomobilin ön kısımlarıyla arkadan çarpması sonucu ...'in öldüğü, ...'in hayat fonksiyonlarını orta (3.) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan sanık ... 'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, sanık ...'ın aracında yolcu olan katılan ...'in hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derece etkileyecek şekilde yaralandığı, sanık ...'ın hızını aracının teknik özelliklerine, hava ve yol şartları ile görüş durumuna göre ayarlamadığı, olay mahalline geldiğinde sağında kalan petrolden çıkış yapıp sağ şeride yerleşen aracı zamanında fark etmemesi ve tedbirsizce bu araca arkadan çarpması nedeniyle tali kusurlu olarak bir kişinin ölümüne, üç kişinin yaralanmasına neden olduğu, katılan sanık ... Erkekin'in ise olay mahalli petrolden yerleşim yeri dışı devlet yoluna çıkışı öncesinde gelen trafiği kontrol etmesi, devlet yolunu takiben yaklaşmakta olan aracın hız ve mesafesini göz önünde bulundurarak çıkış yapması ve şeridine yerleşmesi gerekirken bu hususa özen göstermemesi nedeniyle asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne, bir kişinin yaralanmasına neden olduğu, olayda,

Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tali kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine, ikisi nitelikli üç kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık ... hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ... ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık ... Hakkında Suç Üstlenme Suçundan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Sanığın savunmasının aksine suçu üstlenmesi için sanık ...'yı azmettirdiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı halde atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

C.Sanık ... Hakkında Suç Üstlenme Suçundan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 270. maddesinde düzenlenen ''suç üstlenme'' suçuna ilişkin olduğu, suç üstlenme suçu için TCK'nın 270. maddesinde temel ceza miktarının iki yıla kadar hapis cezası olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ''01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile; ''...kovuşturma evresine geçilmiş...'' ibaresinin, aynı bentte yer alan ''...basit yargılama usulü...'' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle, kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı sair yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.