WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/4482 E.  ,  2023/4518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2254 E., 2023/368 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/368 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2021/2254 Esas, 2023/368 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.05.2023 tarihli ve 2023/51858 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, iddianamenin eksik hazırlandığına, bildirilen tanıkların dinlenmediğine, sanığın görevini kötüye kullandığına, snaığın yanında çalışan kişilerin eylem ve işlemlerinden sorumlu olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1."Sanık ...'ın avukatlık mesleğini ifa ettiği, sanığın müvekkili olan şirketin müştekiden olan alacağına istinaden İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2018/26156 Esas sayılı dosyası ile müşteki aleyhine icra takibine giriştiğinin, borcun ödenmesi maksadıyla müştekinin sanığa ait hukuk bürosu personelleri tarafından 13.08.2018 ve 14.08.2018 günlerinde rahatsızlık vermek maksadıyla yoğun şekilde arandığı ve kısa mesaj gönderildiğinin, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin iddia olunduğunun anlaşıldığı, müştekinin beyanları ile sabit olduğu üzere hakkında başlatılan icra takibine istinaden bir kısım ödeme yaptığı, suç tarihi itibariyle halen bakiye borcunun bulunduğu, sanığın arama ve mesaj atma eylemlerinin çalışanı ... tarafından gerçekleştirildiğini, onun da rahatsızlık vermek maksadıyla değil usul ekonomisi de gözetilerek borcun ödenmesi maksadıyla arama yaptığını beyanla atılı suçlamayı kabul etmediğinin görüldüğü, sanığa ait büroca müştekiye yönelik kısa mesaj ve arama olarak toplamda 14 eylemin bulunduğu, müştekinin var olduğu bildirilen alacağı tahsil etmek kastı ile arandığı ve yine bu kasıt ile müştekiye kısa mesaj gönderildiği, bu nedenle sanığın ve yanında çalışan personelin sırf müştekinin huzur ve sükununu bozma kastı ile hareket ettiklerinden bahsedilemeyeceği, bu şekilde sanığın üzerine atılı kişilerin huzur ve sükunu bozma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla; sanık ... hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeni ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir." biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

2.Sanık savunmasında, "Alacaklı sıfatıyla İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/26156 esas üzerinden borçlu olan müşteki ... aleyhine icra takibi yapmıştık, takip kesinleşti. İcra dosyasının borcu çok büyük miktarda olmadığı için çalışan personelimiz tarafından bu tür borçlular telefonla aranarak dosyanın safahatı hakkında bilgi verilme amaçlı aranmaktadır. Büromuzda katip, avukat ve icra takip elemanı olarak toplam 135 kişi çalışmaktadır. Müştekiyi ben kendim arayıp mesaj göndermiş değilim. Karşı taraf bilgi istediğinde mesajla cevap veririz. Büromuzda yaklaşık 30 civarında hat vardır. Bu hatlardan çalışanlar bu tür borçlulara bilgilendirmek için mesaj atmıştır. Atılı suçu ben işlemedim, kişilerin huzurunu ve sükununu bozmak gibi bir kastımız yoktur. Beraatimi talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Katılan aşamalarındaki beyanında, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde, beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşabilmesi için kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak; tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2021/2254 Esas, 2023/368 Karar sayılı kararında katılan vekilinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.