WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/4419 E.  ,  2023/3114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/546 E., 2022/178 K.
SUÇ : Taksirle Yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/317 Esas, 2015/549 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 9.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2. Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/317 Esas, 2015/549 Karar sayılı kararının sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 28.09.2021 tarihli ve 2019/10611 Esas, 2021/6288 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli, 2021/546 Esas, 2022/178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 9.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.07.2022 tarihli ve 2022/93143 sayılı bilinçli taksir durumunda uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmediği gerekçesi ile bozma görüşünü içeren Tebliğname ile ve 09.05.2023 tarihli ve 2023/1444 sayılı sanığın temyizinin süresinde olmadığı gerekçesi ile ret görüşünü içeren ek Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; hakkında basit yargılama hükümlerinin uygulanmadığına ve kırmızı ışık ihlali yapmadığına ilişkindir.

2. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında hükmedilen cezanın az olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamında; sanığın savunması, katılan ile tanık beyanları ve bilirkişi raporu ile birlikte tüm dosya değerlendirildiğinde, olay tarihinde sanığın ... plakalı aracı ile Milas Söke Karayolu üzerinde seyir halinde olduğu, Labranda Kavşağına geldiğinde seyir yönünde bulunan araçlar için kırmızı ışık yanmasına rağmen sanığın durmayarak kendisine yeşil ışık yanan ve kendisine ait 48 KG 366 plakalı motosiklet ile kavşaktan karşıya geçmek isteyen katılana çarparak katılanın Muğla Adli Tıp Kurumunun 12.11.2015 tarihli adli raporuna göre organlarından birinin işlevini kaybetmesine neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği bu suretle üzerine atılı suçu işlediği yolunda tam bir vicdani kanaat oluşmuş ve sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanık hakında mahkumiyet hükmü kurulurken katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve suçun işleniş biçimi nazara alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılmıştır. Sanığın kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen seyrine devam etmek şeklindeki eylemi nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu bilinçli taksir ile işlediği kanaatine varılmış ve sanığa verilen cezada bu nedenle artırım yapılmıştır. Sanığın eylemi nedeniyle katılanın organlarından birinin işlevinin yitirilmesine sebebbiyet verdiği adli rapor ile anlaşıldığından sanığın cezasında bu nedenle artırım yapılmış, sanığın sosyal ilişkileri, sanığın olaydan sonra kaza yerini terketmesi şeklinde gerçekleşen fiilden sonraki davranışları göz önüne alınarak; sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 62/1 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına kanaat getirilmiştir.

Sanık hakkında TCK'nın 58/4. Maddesi uyarınca şartları oluşmadığından tekerrür hükümleri uygulanmamakla birlikte ,sanığın adli sicil kaydı içeriği ile birlikte, yargılama sırasında ve dosya kapsamından gözlemlenen kişilik özellikleri nazara alınarak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemece olumlu kanaate varılmadığından sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına ve sanığın ehliyetine 1 yıl süre ile el konulmasına karar verilmiştir.

Her ne kadar sanığın gerçekleştirdiği eylem sonucu işlediği sabit görülen Taksirle Yaralama suçu "Basit Yargılama Usulüne Tabi" olsa da kanun koyucunun bu usulü uygulamaya koymaktaki amacının artan iş yükünü azaltmaya yönelik olduğu, dosyanın gelmiş olduğu aşamada suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmış olduğu, bu aşamadan sonra BYU uygulanmasının usul ekonomisi ilkesine de aykırı olacağı ve bu usülün uygulanmasının hakimin takdirine bırakıldığı da gözetilerek, BYU uygulanmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

2. 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve / veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

3. Sanık aşamalarda kazada kusuru olmadığını ve kırmızı ışık ihlali yapmadığını beyan etmiştir.

4. Müşteki aşamalarda şikayetçi olduğunu, kendisine yeşil ışık yanarken geçiş yaptığını beyan etmiştir.

5. Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 12.11.2015 raporunda müştekinin yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve 2. derece kemik kırığına neden olacak şekilde olduğu belirtilmiştir.

6. Mahkeme tarafından aldırılan 31.08.2015 havale tarihli trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda sanığın kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle asli kusurlu olduğu, katılanın kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

7. Kaza anında olay yerinde bulunan tanık ....'nin olaya ilişkin ve sanığın kırmızı ışık ihlali yaptığını doğrular beyanları dosya içerisinde yer almaktadır.

8. Olay anını gösterir MOBESE görüntülerini içeren CD ve 23.06.2015 tarihli CD inceleme tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemece olayın kabulünde ve kusur tayininde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2. 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde hapis cezası ve adli para cezasının seçimlik olarak öngörüldüğü, seçimlik cezalarda takdir yetkisinin mahkemede olduğu ve mahkemece takdiren adli para cezasına hükmedildiği ve doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinin dördüncü fıkrasının somut hükümde uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bilinçli taksir durumunda uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

3. Sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığın son beyan adresinde usule uygun olarak 15.12.2022 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine sanık tarafından 20.12.2022 tarihinde yapılan temyiz başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususa ilişkin ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır.

A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden;
1. Basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı ve mahkemece de genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine karar verildiği anlaşılmakla, sanığın basit yargılama hükümlerinin uygulanmadığına ilişkin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

2. Dosya kapsamında yer alan CD içeriği, CD çözüm tutanağı ve tanık ....'nin beyanları doğrultusunda sanığın kırmızı ışık ihlali yaptığı sabit olmakla, sanığın bu hususa ilişkin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece hükmedilen ceza miktarında isabetsizlik görülmediğinden katılan vekilinin bu hususa ilişkin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli, 2021/546 Esas, 2022/178 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.