12. Ceza Dairesi 2023/4287 E. , 2023/2518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/147 E., 2023/2 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacı hakkında dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 03.09.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; emekli kurmay albay olan müvekkilinin Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 22.02.2010 tarihinde gözaltına alınıp, 24.02.2010 tarihinde tutuklandığını, 01.04.2010 tarihinde serbest bırakıldığını, daha sonra 05.04.2010 tarihinde tutuklandığını, 22.06.2010 tarihinde tahliye edildiğini, daha sonra yeniden 11.02.2011 tarihinde tutuklandığını ve 19.06.2014 tarihinde tahliye edildiğinı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraat ettiğini, müvekkilinin emekli olduktan sonra Mehmetçik Vakfı Tınaztepe Gayrimenkul Yönetimi Ticaret Şirketinde çalıştığı ve haksız tutuklama nedeniyle iş akdinin sona erdiğini, haksız tutuklama nedeniyle 277.820,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı ve tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 10.11.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin tazminat davası açmaya yetkisinin bulunmadığını, düzenlenen vekaletnamenin 2010 tarihli olup davacı vekilinin dava açma izni bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının maddi zararını belgelendiremediğini, şartları oluşmayan davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/271 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü il e 76.505,23 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/271 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.02.2021 tarihli ve 2019/2275 Esas, 2021/1495 Karar sayılı kararı ile; davacının ilk olarak gözaltına alınıp tutuklandığı tarihlerde Mehmetçik Vakfı Tınaztepe Gayrimenkul Yönetimi Ltd Şti sözleşmeli olarak çalıştığı, tutuklu iken 13.07.2010 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği ve yine tutuklanmadan önce emekli olduğu dikkate alınarak, davacı hakkında söz konusu şirket ile davacı arasında yapılan sözleşme ve bu sözleşmenin süreli yaplıp yapılmadığı, davacının emekli olduğu tarih ilgili kurumdan sorulup tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenerek, sözleşme süreli ise sözleşmenin bitmesi gereken süre ile sözleşmesinin feshedildiği tarih arasında tutuklu ise tutuklu kaldığı sürede davacının net ücreti üzerinden hesaplanacak miktarın, sürenin bitimi ile tahliye olduğu tarih arasında tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak ise 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın, sözleşme süresiz ise de davacının net ücreti üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Davacının eşinin cezaevi ziyaretleri için yaptığı yol masraflarının maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin dikkate alınmaması, manevi tazminatın eksik olduğu, davacı hakkında üç farklı dönemde koruma tedbiri uygulandığı dikkate alınarak, her bir koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmemesi, gerektiğinden bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
5.İstanbul 14. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/32 Esas, 2021/157 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 115.253,88 TL maddi, 160.000,00 TL manevi tazminat tazminatın dava tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/32 Esas, 2021/157 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarihli ve 2021/10321 Esas, 2022/1260 Karar sayılı kararı ile; davacının ilk olarak gözaltına alınıp tutuklandığı tarihlerde Mehmetçik Vakfı Tınaztepe Gayrimenkul Yönetimi Ltd Şti'de sözleşmeli olarak çalıştığı, söz konusu sözleşmenin düzenlenme tarihinin 15.07.2009 tarihi olup 3 yıllığına süreli olarak belirlendiği, buna göre sözleşmenin 15.07.2012 tarihinde sona ereceği, davacının tutuklu iken 13/07/2010 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği ve yine tutuklanmadan önce 30.08.2004 tarihinde emekli olduğu dikkate alınarak; davacının sözleşmenin feshedildiği 13.07.2010 tarihinden sözleşme süreli olması nedeni ile sözleşmenin bitmesi gereken 15.07.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığından öncelikle bu tarihlerde davacıya söz konusu şirketten herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise bu tarihler bakımından maddi tazminata hak kazanamayacağı, ödeme yapılmadı ise tutuklu kaldığı sürede davacının net ücreti üzerinden hesaplanacak miktarın; sözleşmenin bitmesi gereken 15.07.2012 tarihi ile davacının tahliye olduğu 19.06.2014 tarihleri arasında tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak ise 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın; (söz konusu hesaplanan miktarlara da 3 farklı dönemde koruma tedbiri uygulandığından her bir koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz uygulanarak) maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, manevi tazminatın eksik olduğu, kabul ve uygulamaya göre de; davacı hakkında üç farklı dönemde koruma tedbiri uygulandığı dikkate alınarak, her bir koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmemesi ve aynı hususa ilişkin olarak mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 15.02.2021 tarihli bozma ilamının gereği de yerine getirilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, belirlenen maddi tazminatın ana para ve faiz olarak ayrı ayrı belirlenip bu miktara ayrıca dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğundan bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
7.İstanbul 14. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.01.2023 tarihli ve 2022/147 Esas, 2023/2 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak her koruma tedbiri bakımından ayrı ayrı belirlenmek suretiyle toplam 52.632,13 TL maddi, 210.000,00 TL manevi tazminat tazminatın her koruma tedbiri başlama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 30.04.2023 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkemece Yargıtay bozma kararları ve Anayasa Mahkemesi kararlarını yerine getirmediğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, davacının tutuklanmadan önce sözleşmeli olarak çalıştığı sözleşme süre biriminden sonra maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesap edilmemesi gerektiğine ve bu nedenle maddi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.
B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacının sözleşmeli olarak çalıştığı, buna göre çalıştığı Mehmetçik Vakfı Tınaztepe Gayrimenkul Yönetimi Ltd Şti'nin yazısına göre 13.07.2010-15.07.2012 tarihleri arasında davacıya ödeme yapılmadığının bildirildiği, davacının 13.07.2010 tarihinden önce gözaltı ve tutukluluk dönemi bakımından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının şirket tarafından bildirilmediği, buna rağmen bilirkişinin bu tarihten önce ödeme yapılmamış gibi tazminata hükmetmesinin hukuksuz olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas, 2014/143 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 22.02.2010- 01.04.2010, 05.04.2010- 22.06.2010, 11.02.2011 - 19.06.2014 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının aynı sebeple açılmış derdest dosyasının bulunmadığı, davacının çalıştığı Şirkete yazılan cevap doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporu göz önüne alınarak, 22.02.2010- 01.04.2010 tarihleri bakımından 1.592,05 TL maddi, 5.700,00 TL manevi tazminata 22.02.2010 tarihinden, 05.04.2010- 22.06.2010 tarihleri bakımından 3.954,44 TL maddi, 11.700,00 TL manevi tazminata 05.04.2010 tarihinden, 11.02.2011 - 19.06.2014 tarihleri bakımından 47.085,64 TL maddi, 183.600,00 TL manevi tazminata 11.02.2011 tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas, 2014/143 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 22.02.2010- 01.04.2010, 05.04.2010- 22.06.2010, 11.02.2011 - 19.06.2014 tarihleri arasında 1340 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Davacının Mehmetçik Vakfı Tınaztepe Gayrimenkul Yönetimi Ltd Şti'de süreli sözleşmeli olarak çalıştığı, sözleşmenin bitmesi gereken süre ile sözleşmesinin feshedildiği tarih arasında tutuklu kaldığı sürede davacının net ücreti üzerinden hesaplanacak miktarın, sürenin bitimi ile tahliye olduğu tarih arasında tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak ise 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2.Hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.
Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.
Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, yerel mahkemece bozma kararları ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı karar verildiğine dair temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Hükmedilen maddi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Mehmetçik Vakfı Tınaztepe Gayrimenkul Yönetimi Ltd Şti'nin 29.03.2016 tarihli yazısına göre; davacıya ait 2009 ve 2010 yıllarına ait maaş bordrosu ve tutukluluk nedeniyle eksik gün bildirim formunun dosya arasına alındığı, buna göre davacı en son maaşını Şubat 2010 tarihinde aldığı, bu tarihten sonra maaş ödemesi yapılmadığı anlaşıldığından maddi tazminat hesabında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.
Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.
Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna dair temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.01.2022 tarihli ve 2022/147 Esas, 2023/2 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!