12. Ceza Dairesi 2023/4214 E. , 2024/337 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/13 E., 2023/228 K.
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2015/594 Esas, 2015/659 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2015/594 Esas, 2015/659 Karar sayılı kararının 09.06.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 02.12.2015 tarihinde işlediği "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçu nedeniyle İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2016 tarihli, 2016/20-2016/2 sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiği, hükmün 13.01.2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak, önceki hükmün İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2016/102 Esas, 2016/260 Karar sayılı kararı ile açıklanmasına karar verilmiştir.
3.İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2016/102 Esas, 2016/260 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.06.2022 tarihli ve 2020/6803 Esas, 2022/4985 Karar sayılı kararı ile;
"...Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2022/1121 Esas, 2022/1200 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ilâ dördüncü fıkraları arası ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5.Sanık müdafinin İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2022/1121 Esas, 2022/1200 Karar sayılı kararına itiraz etmesi üzerine, genel yargılama usulüne göre yargılama yapılıp İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2023/13 Esas, 2023/228 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ilâ dördüncü fıkraları uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.05.2023 tarihli ve 2023/40248 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, somut tehlike unsurunun gerçekleştiği yönünde tartışmadan uzak herhangi bir bulgunun bulunmadığına, zira suçun oluşması için sadece alkol ya da uyuşturucu madde etkisinde ... kullanmanın yeterli olmadığına, ayrıca kişinin alkol ya da uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edip edemeyeceğinin, diğer bir deyişle güvenli ... kullanıp kullanamayacağının tespit edilmesi gerekmekte olduğuna, buna ilişkin bir tespit yapılmadan verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Sanığın olay günü saat 02:00 sıralarında sevk ve idaresindeki 45 SE 181 plakalı ... ile Bornova Kemalpaşa Caddesinde ilerlediği sırada orta bariyerlere çarparak tek taraflı, maddi hasarlı kaza yapması üzerine alınan alkol raporunda 2.57 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiş olup, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.06.2022 tarihli tarihli bozma ilâmı öncesi alınan savunmasında;
"Olay günü alkol almıştım, daha sonra sevk ve idaremdeki 45 SE 181 plakalı araçla evime giderken bir anda alkolün etkisiyle direksiyon hakimiyetimi kaybettim ve bariyere çarptım, sonra trafik polisleri geldi ve yaptıkları alkol kontrolünde 2,57 promil alkollü olduğum anlaşıldı, pişmanım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve sanığın savunmasının alındığı belirlenmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, Mahkemece basit yargılama usulü uygulanarak karar verildiği, ancak sanık müdafinin bu karara itiraz etmesi üzerine, genel hükümlere göre yargılama yapılıp karar verildiği anlaşılmıştır.
5. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” şeklindeki 48 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre 1,00 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası ... kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu; suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki ... ile seyir halindeyken, orta bariyerlere çarparak tek taraflı maddi hasarlı kaza yapması üzerine alınan alkol raporunda 2.57 promil alkollü olarak ... kullandığının tespit edildiği olayda; atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, alınan alkol raporu ve tutanaklar karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin 11 inci fıkrası uyarınca ancak, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında durumunun değerlendirilerek, kısmi infaz veya koşulların varlığı halinde 5237 sayılı Kanunun 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanması suretiyle yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceği, bu nedenle hakkında yükümlülük kararı belirlenmeyen ve yeniden suç işleyen sanık hakkında, daha önce verilen hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi yerine, tayin edilen hapis cezasının paraya çevrilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2023/13 Esas, 2023/228 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!