12. Ceza Dairesi 2023/415 E. , 2024/1197 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1.maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.03.2022 tarihli kararıyla basit yargılama usulüne ilişkin hükümlerin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına, basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 5271 sayılı CMK'nın 251/3, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafinin itirazı üzerine Mahkemece genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1,52/2-4. maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; tayin edilen cezanın haklı gerekçelere dayanmadığına, buna göre müvekkilinin HAGB hükümlerinden yararlandırılmamasının nedeni katılanın zararını gidermemek olduğu açıklanmış ise de, katılan bu konuda müvekkilden fahiş bir bedel istemiş olup, müvekkilin bu bedeli ödeme gücü olmadığından bu zararı karşılayamamış olduğuna, ayrıca kusur tespitine, katılanın kazanın oluşumunda yüzde yüz kusurlu olup,bu konuda müvekkiline bir kusur atfedilmesinin mümkün olmadığına, cezanın ertelenmemesi veya yukarıda da değindiğimiz üzere HAGB kararı verilmemesinin isabetli olmadığına, müvekkilinin atılı suçtan beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sevk ve idaresindeki 48 LU 011 plakalı aracı ile meskun mahalde, iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde seyir istikametine göre yolun sağından, dolmuştan inen ve kaplamaya girerek yolun soluna geçiş yapan müşteki yaya ...'ye çarpması sonucu hayati tehlike geçirecek ve vücudunda 6.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden sebebiyet verdiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararının, sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.03.2022 tarihli kararıyla; basit yargılama usulüne ilişkin hükümlerin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına, basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 5271 sayılı CMK'nın 251/3, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafinin itirazı üzerine Mahkemece genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!