WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/4122 E.  ,  2023/4241 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1296 E., 2023/293 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2020/355 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.

2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2022/1296 Esas, 2023/293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.04.2023 tarihli ve 2023/39183 sayılı katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

Katılan ... vekilinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. ''Yargılama konusu olayda özetle; sanığın alacaklı ... Yönetimi A.Ş. vekili sıfatıyla katılan ...’ın cep telefonu hattına ilişkin borcu sebebi ile katılan ...’e ve borçla bir ilgisi olmayan annesi katılan ...’nin cep telefonu hattına borcun ödenmesine ilişkin çok sayıda mesaj gönderdiği,‘icra takibi öncesi ihtarname’ başlıklı evrak tebliğ ettiği, bu şekilde baskı kurarak alacağı tahsil etmeye çalıştığı ve katılanlara karşı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır.

Sanık, yazılı ve sözlü savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Sanık, ... Yönetimi A.Ş.’de sigortalı avukat olarak çalıştığını, katılanlara gönderilen mesaj içeriklerinin kendisinin bilgisi ve talimatı doğrultusunda düzenlenmediğini, mesajların gönderilmesi ile bir ilgisi olmadığını, bu işlemlerin şirket tarafından gerçekleştirildiğini savunmuştur.

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Soruşturma aşamasında dosya Uzlaştırma Bürosu’na gönderilmiş ise de; taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; sanığın ... Yönetimi A.Ş.’de sigortalı avukat olarak çalıştığı, katılanlara gönderilen mesajların şirketin alacağı ile ilgili olduğu, sanığın mesajların gönderilmesine ilişkin bir sorumluluğu olmadığına yönelik savunmasının Alacaklı ... Yönetimi A.Ş. yetkilisi tanık Güven tarafından doğrulandığı, adı geçen şirkete yazılan yazı cevabına göre borçlulara mesajları gönderme işleminin şirkete bağlı çalışanlar tarafından yapıldığı, sanığın bu hususta bir yetkisinin bulunmadığının bildirildiği, tüm bu hususlar dikkate alındığında iddianameye konu mesajların sanık tarafından gönderildiği hususunun şüphe boyutunda kaldığı; katılanların beyanları, sanık savunması, tanık beyanı, Alacaklı ... A.Ş. şirketinin yazılı beyanı, Uzlaştırma Raporu, şikayet dilekçeleri, mesaj kayıtları, ihtar, BTK yazı cevapları, kurumlara yazılan yazı cevapları, İstanbul Barosu Başkanlığına yazılan yazı cevapları, SGK işe giriş bildirgesi örneği, SGK kayıtlarına ilişkin UYAP çıktıları, Adalet Bakanlığı soruşturma ve kovuşturma izni ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olup; ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi de gözetilmek suretiyle sanığın beraatına karar verilmiştir.''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

2.Sanık savunmasında, üzerime atılı suçlamaları kabul etmediğini, ... Yönetim A.Ş. isimli şirketin vekilliğini üstlendiğini, bu şirketin alacak tahsili amacıyla kurulduğunu, bu şirket adına aldığı vekaletname ile görev yaptığını, görevinin sadece alacaklarla ilgili icra takibi başlatmak, itirazın iptali ve benzeri hukuki uyuşmazlıklarda şirketi temsil etmek olduğunu, dava konusu olayda müştekilere telefon mesajlarının bizzat bu şirket tarafından atıldığını, kendisinin mesajların atılmasında ve düzenlenmesinde herhangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, sadece bir kaç mesajda kendisinin adının geçtiğini, şirket yetkilileri ile yaptığı görüşmede, mesajı çeken operatör arkadaşın alacak takibini kendisinin yürütmesi nedeniyle mesajlara kendisinin adının eklediğini öğrendiğini, ... A.Ş. ile ilgili olarak bu kurumun hukuki sorumluluğu üstlendiği ve hukuki sorumluluğun kendilerinde olduğuna dair ıslak imzalı belgeyi sunduğunu, benzer olaylarda hakkında yapılan yargılamaya ve aldığı beraat kararlarını sunduğunu, müştekilere mesaj atılması ile ilgili herhangi bir rolünün olmadığı" şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Katılanlar aşamalarındaki beyanlarında, sanıktan şikayetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini belirtmişlerdir.

4. Tanık ... beyanında, ''Ben ... Yönetimi A.Ş.'nin tam olarak ayını hatırlamamakla birlikte, imzaya yetkili müdürü olarak görev yapıyorum ve halen de bu görevi yürütüyorum ancak benden talep edileceğini düşünmediğim için talimat evrakında sözü edildiği şekilde bu hususta herhangi bir belge aslı veya örneği üzerimde bulunmamaktadır. Sanık avukat ...'un savunması doğrudur. Okunan savunma içeriğinde katılmadığım herhangi bir yön yoktur; firmamızın ağırlıklı çalışma alanı TURKCELL'in tahsil edilemeyen alacaklarına ilişkindir ve yaklaşık bir milyon civarında bir borçlunun takibi ile ve 250 çalışanımızla görev yapıyoruz; ilgili borçlulara öncelikle SMS ve telefon yoluyla ulaşıyoruz ve her iki yöntemi de ya doğrudan çalışanlarımız ya da robot mesaj kayıtları aracılığıyla yapıyoruz; sanığın savunmasında yer verildiği üzere, avukatımız olan bu şahsın şikayete konu SMS'lerin gönderilmesi hususunda hiçbir dahli ve mesuliyeti yoktur. Ayrıca yine sorulan hususlar kapsamında sanık avukat şirketin çağrı merkezi faaliyetlerinden sorumlu değildir; müştekiye atılan SMS metinleri benim tarafımdan değil, şirketin alacak takibi ile görevli çağrı merkezinde çalışanlar tarafından veya robotik teknoloji ile hazırlanarak gönderilmektedir; bu şekilde hazırlanan mesajlar hiçbir şekilde tek tek veya topluca sanık avukata, ilgililerine gönderilmeden önce gösterilmemekte ve kendisinin onayı alınmamaktadır. Doğrudur, gösterilen belge şirketimiz tarafından hazırlanarak ilgiliye verilmiştir ancak belgenin altındaki imzalar bana değil, diğer yönetim kurulu üyelerimize aittir, bu imzalardan birisi Ali Emre Ballı adlı şahsa aittir ancak diğer imzanın kime ait olduğunu metnin fotokopi olması nedeniyle de şu an için söyleyemiyorum. Yargılama konusu olaya ilişkin tüm bilgim ve görgüm bundan ibarettir, ekleyecek veya değiştirecek başkaca bir husus yoktur. " şeklinde beyanda bulunmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin temyizinin incelenmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2022/1296 Esas, 2023/293 Karar sayılı kararında katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.