WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/3838 E.  ,  2023/3310 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/824 E., 2020/131 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 03.01.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında kasten öldürme ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan 20.08.2005 tarihinde gözaltına alınıp 22.08.2005 tarihinde tutuklandığı, 13.11.2007 tarihinde nakdi kefalet ile tahliyesine karar verildiği, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için ve nakdi kefalet ücreti bakımından 150.000,00 TL maddi ve 150.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 15.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında başkaca dosya bulunup bulunmadığı hususunda derdestlik araştırılması yapılması gerektiği, davanın süresi içinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiği, davacının kendi kusurlu elemleri nedeniyle tutuklama tedbirinin uygulanması nedeniyle haksız bir tutuklama oluşmadığı, davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat miktarları fahiş olduğunu, davacının açılan davaya muvafakatinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2018/54 Esas, 2018/448 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/824 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/824 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.01.2020 tarihli ve 2021/9772 Esas, 2023/200 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliğinin sağlanması amacıyla tevdiine karar verilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 07.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin ise manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle bozulmasını reddi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davanın süresinde açılmadığından davanın reddi gerektiğine, bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi nedeni ile savunma hakkının kısıtlandığına, davacının zararını ispatlamadığından hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğuna, ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf aleplerini incelenmeden gerekçesiz bir şekilde reddedildiği, hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna, davacının nakdi kefalet ödeyerek tahliye edildiği, söz konusu nakdi kefaletin geç iade edilmesinden kaynaklanan zararın görmezden gelindiğine, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/184 Esas – 2013/198 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan 20.08.2005 – 13.11.2007 arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.10.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen gerekçeli kararın davacı vekiline tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının tutuklandığı tarihte resmi gelirini ispat edemediğinden davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak net asgari ücret miktarları üzerinden hesap yapılarak 10.352,81 TL bulunduğu ve ayrıca davacının nakdi kefalet ile tahliye edildiğinden buna ilişkin ödediği ücretin geç iade alınması zararı olan 13.596,16 TL olmak üzere toplam 24.124,87 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın eksik hesaplama yapıldığından 10.366,77 TL olması gerektiği, davacının nakdi kefalet ile tahliye olduğu anlaşıldığından, nakdi kefalet (güvence) bedelinin yatırıldığı tarih ile iade edildiği tarih arasındaki sürede işleyecek yasal faiz miktarı olan 13.596,16 TL bakımından gözaltı tarihinden faiz uygulanmaması gerektiği, manevi tazminatın eksik olduğundan 30.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/184 Esas – 2013/198 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan 20.08.2005 – 13.11.2007 arasında 815 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.10.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.07,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 44.124,87 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan ret kararı ile hükmedilen tazminat miktarının toplam 53.962,93 TL olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Bölge istinaf mahkemesinin gerekçesiz hüküm kurduğuna yönelik talebi yönünden;
Bölge adliye mahkemesi davacı vekilinin istinaf taleplerini inceleyip, başkaca sair taleplerini reddederek karar vermiş ve davacı vekilini haklı bulduğu itirazları bakımından da düzeltilerek hüküm kurduğu anlaşıldığından, hükmün gerekçesiz olduğuna yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminat talebi yönünden;
Davacının geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılarak 10.366,77 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Nakdi kefalet ücretinin geç ödenmesi nedeniyle oluşan zarar talebi yönünden;
Davacının yatırmış olduğu 15.000,00 TL nakdi teminat için yatırma tarihi olan 13.11.2007 tarihinden ödeme tarihi olan 06.12.2017 tarihine kadar işleyen yasal faizin 13.596,16 TL olduğu belirlenerek, bu miktarının ödeme tarihi olan 06.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerekirken, faize hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Manevi tazminat talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/824 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-3) ve (B-4) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve2019/824 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2023 tarihinde karar verildi.