WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/3817 E.  ,  2023/5331 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/121 E., 2023/19 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Davacı hakkında dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 15.01.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin evinde ve iş yerinde yapılan aramada suç eşyası olmamasına rağmen altın ve para niteliğinde mal varlığı değerlerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından haksız ve yersiz olarak el konulduğunu, söz konusu malların davalı kurum çalışanı tarafından zimmetine geçirildiğini, ve söz konusu memurun cezalandırılmasına karar verildiğini, daha sonra iadesine karar verilen para ve altınlarının karşılığı olan 55.163,49 TL'nin faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili 05.01.2016 tarihli dilekçesinde; Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından haksız ve yersiz olarak el konulan ve daha sonra iadesine karar verilen 390 gram ağırlığında 17 adet bilezik, 10 gr ağırlığında 1 adet 22 ayar bilezik, 35 gram ağırlığında 2 adet altın zincir, 36 gram ağırlığında 1 adet beşşibiyerde, 3 gram ağırlığında 1 adet yüzük, 3 gram ağırlığında bir adet küpe, 1 adet yarım altın, 3 adet çeyrek altın olmak üzere altınların tamamının aynen iadesine, 10.550,00 TL ile 8.508,00 ABD doları ve 5.785,00 euro tutarındaki paraların el konuldukları tarihten itibaren yasal faizleriyle birlikte davalıdan tazminine, veya para veya altınların karşılığı olan 55.163,49 TL'nim el konuldukları tarihten işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesi talebi olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.

2.Davalı vekili 03.01.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yersiz açılan dava ve istemlerin reddi gerektiğini, davacı tarafından açılan dava ve ıslah talebi ile birlikte talep olunan alacak miktarlarını kabul etmediklerini, karşı tarafça açılan dava yasal mesnetten yoksun olup reddi gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/155 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 77.503,45 TL maddi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4.Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/155 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11.06.2018 tarihli ve 2018/235 Esas, 2018/6557 Karar sayılı kararı ile; .. davacıya ait olup da iadesine karar verilen malvarlığı değerlerinin davacıya iadelerinin yapılıp yapılmadığı, iade yapıldı ise iade tarihi, yapılmadı ise nedeni açıklığa kavuşturulmadan, el koymaya ve el koyma tarihinde yapılan değer tespitine ilişkin belge ve tutanakların aslı ya da onaylı birer sureti de dosya arasına alınmadan yargılamaya devamla davanın kabulüne dair yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, Kabule göre:1- Davacı tarafın 05/01/2016 havale tarihli dilekçe ile davasını ıslah ettiğinin anlaşılması karşısında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 177/2 maddesi gereğince, davacı tarafın bu talebinin davalı tarafa bildirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,2- Davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinde el konulan malvarlığı değerine karşılık olarak 55.163,49 TL tazminat talep edilmiş olması karşısında, HMK‘nın 26. maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık” kuralı uyarınca talep edilen miktarları geçmeyecek şekilde tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı lehine talepten fazla olarak tazminata hükmolunması, 3- Davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinde talep edilen tazminat miktarına ilişkin olarak yasal faizin el koyma tarihinden itibaren istenmesine karşın, kabul edilen tazminat miktarına, dava tarihinden itibaren faiz uygulanması, 4- Davacı yararına hükmedilen toplam tazminat miktarlarına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.

5.Zonguldak 2. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2018/389 Esas, 2020/351 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 55.163,49 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6.Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 3.10.2020 tarihli ve 2018/389 Esas, 2020/351 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli ve 2021/6052 Esas, 2022/2771 Karar sayılı kararı ile; .. Davacıya ait olan altın ve para niteliğindeki malvarlığı değerlerine tefecilik yapmak suçundan 03.04.2007 tarihinde el konulup, 20.06.2007 tarihinde iadesine karar verildiği, ancak zabıt katibinin zimmetine geçirmesi nedeniyle iadesinin yapılamadığı, iade edilemeyen malvarlığı değerlerinin el koyma anındaki piyasa koşullarına uygun fiyatı esas alınarak, tespit edilen miktarın talep uyarınca el koyma anından itibaren yasal faizi ile birlikte hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, malvarlığı değerlerinin dava tarihindeki bedeli hesaplanan dosya kapsamında mevcut 04.04.2016 tarihli bilirkişi raporu uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi, kanuna aykırı olduğundan bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.

7.Zonguldak 2. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2022/121 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 55.163,49 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 18.04.2023 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi; Müvekkiline ait el konulan ve daha sonra iadesine karar verilen altınların adliye katibi tarafından zimmetine geçirilmesi sebebiyle açılan davada talebin aynen iade olduğunu, söz konusu malların misli eşya olması nedeniyle aynen iadesinin mümkün olduğunu, söz konusu malvarlığı değerlerinin teslim edilmemiş olmasının hukuk yönünden ağır zafiyet olduğunu, müvekkilinin ağır mağduriyet yaşadığını, el konulan altınının da paranın da misli eşya olmaları yönünden aynen iadesinin mümkün olduğunu bunun dışında bir kararın 2007 yılından beri bekleyen müvekkilinin tatmin etmeyeceğinden hükmün bozulması gerektiğini, belirtmiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz istemi; Davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, davacı hakkında verilen koruma tedbiri ölçülü ve mevcut olguların gerektirdiği nitelikte olmasına rağmen kabul kararının verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının gerçek zararını ispat edemediğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan Zonguldak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/411 Esas – 2012/484 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının tefecilik yapmak suçundan altın ve para niteliğinde malvarlığı değerlerine 03.04.2007 tarihinde el konulduğu düzenlenen iddianame ile de söz konusu malvarlığı değerlerine 20.06.2007 tarihinde iadesine karar verildiği, yapılan yargılama sonunda davacının 2 yıl 1 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, hükmünün 25.06.2014 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kayıtlı eşyaların iade edildiğine dair belge ve tutanağın bulunmadığının, ancak 03.04.2007 tarihli arama ve el koyma tutanağı, 04.04.2007 tarihli Teslim Tesellüm Tutanağı Başlığı altında yakalanan şahıslardan elde edilenlerin listesi isimli tutanağın 2.sırasında davacı ...'den ele geçen eşya ve paraların listelendiği, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/7304 soruşturma dosyası kapsamında ...'den ele geçirilen altın ve paralarına ilişkin değer tespiti evraklarının gönderildiği, hal böyle iken emanete alınması gereken davacıya ait eşyaların iade edilmesi gereken tarihte adli emanet memuru olarak görev yapan ... tarafından zimmetine geçirildiğinin Zonguldak 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/32 E.2010/85 Karar sayılı kararı ile sübut bulduğu anlaşılmakla davacının altınları ve paralarının bu nedenle kendisine iade edilemediği, davacının talep ve ıslah dilekçesinde yer alan altın ve paraların ... tarafından zimmete geçirildiği ve bulunamadıkları sabit olduğundan davacının aynen iade talebinin reddine, davacının davasının kabulü ile bilirkişi ek raporunda belirtilen tutarın 55.163,49 TL'nin el koyma tarihi olan 03.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Zonguldak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/411 Esas – 2012/484 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının tefecilik yapmak suçundan altın ve para niteliğinde malvarlığı değerlerine 03.04.2007 tarihinde el konulduğu düzenlenen iddianame ile de söz konusu malvarlığı değerlerine 20.06.2007 tarihinde iadesine karar verildiği, yapılan yargılama sonunda davacının 2 yıl 1 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, hükmün 25.06.2014 tarihinde kesinleştiği, elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Davacının dava dilekçesinde el konulan ve iade edilmeyen para ve altınlarının karşılığı olan 55.163,49 TL'nin faizi ile tazminat davası açtığı, 05.01.2016 tarihinde ıslah dilekçesi sunarak altın ve paranın aynen iadesi veya para ve altınlarının karşılığı olan 55.163,49 TL'nin el koyma tarihinden faizi ile talep ettiği, söz konusu malların adli emanet memuru olarak görev yapan ... tarafından zimmetine geçirmesi nedeniyle aynen iadesinin mümkün olmadığı ve davacının ıslah dilekçesinde el konulan malvarlığı değerine karşılık olarak 55.163,49 TL tazminat talep edilmiş olması karşısında talep edilen miktarları geçmeyecek şekilde tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeye göre; davacının tazminata esas dosyasında kesinleşmiş gerekçeli kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle üç aylık sürenin davacı için geçerli olmayacağı, söz konusu dosyanın 25.06.2014 tarihinde kesinleştiği ve iş bu davanın da 15.01.2015 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğine ve davanın esastan reddi gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Davacıya ait olan altın ve para niteliğindeki malvarlığı değerlerine tefecilik yapmak suçundan 03.04.2007 tarihinde el konulup, 20.06.2007 tarihinde iadesine karar verildiği, ancak zabıt katibinin zimmetine geçirmesi nedeniyle iadesinin yapılamadığı, iade edilemeyen malvarlığı değerlerinin el koyma anındaki piyasa koşullarına uygun fiyatı esas alınarak, tespit edilen miktarın talep uyarınca el koyma anından itibaren yasal faizi ile birlikte hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, ve aynı hususa ilişkin olarak mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 11.04.2022 tarihli bozma ilamının gereği de yerine getirilmeden, davacını talep ettiği tazminat miktarının el koyma tarihinden faizi ile hesap edilen 22.11.2022 tarihli bilirkişi raporu uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B-3) nolu paragrafında bendinde açıklanan nedenle Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2022/121 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.