WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/3503 E.  ,  2023/3648 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/970 E., 2023/126 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy (Kapatılan) 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ve 2014/54-2015/605 sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince, 5.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Bakırköy (Kapatılan) 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ve 2014/54-2015/605 sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.07.2021 tarihli ve 2019/12204 Esas, 2021/5620 Karar sayılı kararı ile;
"... kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2021 tarihli ve 2021/747-2021/568 sayılı kararı ile; sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmekle, taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince 4.040,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2021 tarihli ve 2021/747-2021/568 sayılı kararına katılan vekilinin itiraz etmesi üzerine, genel yargılama usulüne göre yargılama yapılıp Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2021/970 E., 2023/126 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince 6.060,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.04.2023 tarihli ve 2023/32561 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Hükmün gerekçesiz olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin delillerin gösterilmediğine,

2.Sanığın lehine olan delillerin değerlendirilmediğine,

3.Suçun unsurlarının oluşmadığına, taraflar arasında işçi/işveren ilişkisinin bulunmadığına, eksik incelemeye,

4. Sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına,

5.Yargılama giderlerine ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Sanığın ... Kağıtçılık isimli firmada pres makinası operatörü olarak çalıştığı ve pres makinasını kullandığı, olay günü firmada çalışan ... isimli kişi ile birlikte Bahçelievler ilçesi, ... Sokakta bulunan Coca Cola Fabrikasında bulunan hurdaları pres yapmak üzere makina ile birlikte gittikleri, sanığın pres makinasını kullandığı esnada makinanın basınç hortum borusunda yağ sızıntısı meydana gelmesi üzerine bu arızayı tamir etmesi için katılan ...'i kaynakçı olarak çağırdığı ve katılanın kardeşi olan tanık ... ile birlikte gelerek pres makinasının hortum borusuna kaynak yapmaya başladıkları ve kaynak esnasında pres makinasının patlayarak parçalarının katılan ...'in yüzüne çarpması sonucu nitelikli şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır.

2.Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 01.11.2012 tarih ve 2012/1805 sayılı rapora göre meydana gelen iş kazası sonucunda yaralanmanın temporal pnömesafliye sağ zygoma maksiller silis ön duvar parçalı mandibula fraktürlerine yol açtığı, şikayetçinin yaşamını tehlikeye soktuğu, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin ağır (5) derecede olduğu, şikayetçinin duyularından veya organlarından birinin işlevini sürekli zayıflaması yada yitirilmesi ve iyileşmesi olanağı bulunan bir hastalık niteliğinde olup olmadığının tespiti için olay tarihinden on sekiz ay sonra Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan rapor aldırılmasının ve de yüzde sabit iz yönünden muayene edilmesinin gerektiği bildirilmiş ancak Mahkemece, yargılama aşamasında aynı dönemde tazminat yönünden yargılaması süren Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/587 esas dosyasında Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun 31/07/2015 tarih ve 13251 sayılı düzenlenmiş raporda katılanın yaralanmasının araz bırakmadan iyileşmiş olduğunun belirtildiği, iddianamede sevk maddesi kapsamında TCK'nın 89/3-a,b maddelerine göre daha önce raporda bahsedilen iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalık, duyulardan veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi yüzün sürekli değişikliği niteliğinde bulunmayan ve araz bırakmadan iyileştiği belirtilen rapor içeriği sanık hakkında daha önce hayati tehlikeye maruz bırakma kemik kırığı meydana gelmiş oluşu gibi unsurların raporda değerlendirilmiş olması dikkate alınarak yüzde sabit iz yönünden yeniden rapor aldırılmasına gerek görülmediği, rapor hüküm kurmaya yeterli kabul edilerek katılan vekilinin bu yöndeki taleplerinin reddine karar verildiği, bozma ilamı sonrası Mahkemece aldırılan Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 25/02/2022 tarihli raporunda da, "yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun, yaralanmanın organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi veya niteliğinde olmadığının" tespit edildiği görülmektedir.

3.Olay yeri basit krokisi, kolay yeri inceleme raporu, ekspertiz raporu, tutanaklar ile olayın tanıkları S.Y., K.K., F.E., E.U.'nun anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır.

4.Yargılama aşamasında alınan 21/10/2014 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda; söz konusu iş için ... Kağıt isimli firma tarafından gönderilen personelin deneyimsiz ve eğitimsiz kişiler olduğu bu personelin yaptığı iş kapsamında iş veren tarafından nezaret edilmediği kullanılan makinenin çalışma sistemini bilmeyen ve makinede tecrübesi olmayan katılan ...'ın yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmadığı bu kapsamında ... Kağıt firmasının sorumlu olduğu makinede meydana gelen arızanın giderilmesi için pres makinesi operatörü ... tarafından çağrılan ... ve ... kardeşlerin bilgi ve tecrübeleri bulunmayan mekanik konusunda müdahalede bulunmuş olmaları sebebiyle kusurlu oldukları kazanın meydana geldiği hidrolik presin basınç altında bulunan silindirin boşaltılmadan ya da basıncı düşürülmeden işleme tabi tutulmasından dolayı silindir içindeki yağın yerleşip yüksek basınç yaratmasından dolayı silindirin patlamasına neden olunduğu bu nedenle 4856 sayılı Kanunun 77. maddesi kapsamındaki ... Kağıtçılık firmasının yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtilen olayda hidrolik presin sahibi, çalışanlar ... ve ... Kağıtçılık firmasının, pres operatörü ... ve kazaya maruz kalan ...'in kusurlu oldukları bildirilmiştir.

5.Yargılama aşamasında alınan 24.06.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; işverenin iş kazasına neden olmuş hareketinin işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı yapılan işlemin yeri ve yapımı sırasında teknik nezaretçi bulundurulmadığı işin atölye ortamında yapılmasının sağlanmadığı işçilere kişisel koruyucu donanım zorunlu tutulmadığı sebebiyle katılanın yaralandığı olayda dosyada dava açılmadığı, Coca Cola Dağıtım AŞ yetkilisi, ... San ve Tic Ltd Şti yetkilisi ile çalışan ...'ın alınması gereken güvenlik önlemlerinin alınmaması ve denetim görevlerini yeterince yapılmadığından 4857 sayılı Yasanın 73 bendinde 2 ve 4 maddelerini ihlal ettiğinden asli kusurlu, yaralanan katılan ve hakkında dava açılmayan ...'in tali kusurlu oldukları belirtilmiştir.

6.Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 25.12.2013 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği, duruşmadaki beyanında, "...Ben demir doğramacısı olarak çalışmaktayım 21/12/2011 günü ... Merkez Mahallesi ... Caddesi no 39 da bulunan Coca Cola fabrikasına kaynak işi için abimle beraber gittim. Pres makinasını kaynak yapmıştım aşağıya indim, adının ... olduğunu öğrendiğim şahıs pres makinası operatörünün yanına indim, kaynak henüz soğumamıştı. Yağ kaçırdığını tespit ettik. Yukarıya çıktım, ... pres makinasındaki elektriği kestim dedi, ben yukarıya çıktım ancak elektriği kesmemiş tamir için kaynak yaptığım yere vardığımda pres makinası bu nedenden dolayı patladı ve benim yaralanmama sebep oldu. Sanıktan şikayetçiyim davaya katılmak isterim..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.

7. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, yargılama aşamasında alınan ifadesinde, "...Ben bu hususta daha önce beyanda bulunmuştum, aynen tekrar ederim, yazılı savunmalarımı içerir dilekçelerimi sunuyorum..." şeklinde savunma yaptığı, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür.

8. Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

9. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada; sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak karar verildiği, ancak katılan vekilinin bu karara itiraz etmesi üzerine, genel hükümlere göre yargılama yapılıp karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın ... Kağıtçılık isimli firmada pres makinası operatörü olarak çalıştığı ve pres makinasını kullandığı, olay günü firmada çalışan ... isimli kişi ile birlikte Bahçelievler ilçesi, ... Sokakta bulunan Coca Cola Fabrikasında bulunan hurdaları pres yapmak üzere makina ile birlikte gittikleri, sanığın pres makinasını kullandığı esnada makinanın basınç hortum borusunda yağ sızıntısı meydana gelmesi üzerine bu arızayı tamir etmesi için katılan ...'i kaynakçı olarak çağırdığı ve katılanın kardeşi olan tanık ... ile birlikte gelerek pres makinasının hortum borusuna kaynak yapmaya başladıkları ve kaynak esnasında pres makinasının patlayarak parçalarının katılan ...'in yüzüne çarpması sonucu nitelikli şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu, Olay ve Olgular başlığı altında yer verilen deliller katılanın ve tanıkların anlatımından anlaşılmakla; Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükmün gerekçesiz olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin delillerin gösterilmediğine, sanığın lehine olan delillerin değerlendirilmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, taraflar arasında işçi/ işveren ilişkisinin bulunmadığına, eksik incelemeye ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda; Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, bu kapsamda "...Sanığın yargılama sürecine yaklaşımı, duruşmaları takip durumu, suç ve sonuçlarına yaklaşım, zararın giderilmesi yönünde dosyaya yansımış bir çaba olmaması sebebiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

3.Yargılama giderleri 5271 sayılı Kanun'un 324 ila 330 uncu maddelerinde düzenlenmiş olup anılan Kanunun 324 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir” şeklindeki düzenleme ile yargılama giderlerinin kapsamı; 325 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir” şeklindeki düzenleme ile de bu konuya ilişkin genel kural belirlenmiş olduğundan, sanık aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki, "kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hüküm karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde de isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2021/970 Esas, 2023/126 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.