WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/3373 E.  ,  2024/4120 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/838 E., 2022/2739 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü, sanık müdafii, katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Katılanlar tarafından 13.07.2021 tarihli duruşmada davaya katılma isteminde bulunmuş olmalarına rağmen, usulüne uygun katılma kararı verilmeden mahkemece yargılamaya devam edilmiş ise de, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi hakkında karar verilmeyenler sıfatıyla hükmü temyiz haklarının olduğu, ...'un ölümü nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve vekilleri aracılığıyla hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan katılanların, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekilinin de katılanlar vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1.maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii, katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın sağır ve dilsiz olduğuna, ancak akli dengesi yerinde olduğuna, üniversite okuduğuna, grafik tasarımı mezunu olduğuna, devlet memuru olarak atandığına ve halen çalıştığına, köy yerinde yaşayan hiç kimsenin özel traktör ehliyetinin bulunmadığına, araç kullanımına uygun tüm ehliyetlerin traktör kullanımını da kapsadığına, sanık için verilen ehliyetin araba sürmek için verildiğine, araba ehliyetinin traktör ehliyetini de kapsadığına, bilinçli taksir unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın bu kazanın oluşumunda kusurlu olmadığına, karşı taraftan gelen araç sürücüsünün kusur durumunun hiç irdelenmediğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin doğru olmadığına, öncelikle atılı suçtan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, mahkeme aksi kanaatte ise sanık hakkındaki tüm lehe hükümlerin sanık yararına uygulanarak ceza miktarının düşürülmesi talebine ilişkindir.

B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında tayin edilen cezanın açıkça hakkaniyete, usul ve Yasaya aykırı olduğuna, sanığın adeta ödüllendirildiğine, Sanığın 10 yaşında bir çocuğu öldürdüğüne, sağır ve dilsiz olduğu halde, ehliyetinin olmamasına rağmen araç sürmeye kalktığına, sanık birilerine zarar vereceğini hiç umursamadığına, diğer çocukların son anda kurtulduğuna, sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri;
"... sanık ... hakkında, taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan hüküm kurulması gerekirken, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması, ayrıca sanık hakkında bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası verildiği ve başkaca takdiri ve yasal arttırım ya da indirim uygulanmadığı halde sehven yazıldığı anlaşılan "sanığın ekonomik durumu göz önüne alınarak TCK'nın 52/son maddesi gereğince birer ay ara ile 24 eşit taksitle alınmasına" dair ibarelerin yazılmış olması hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığından..." gerekçelerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü sağır ve dilsiz olduğu anlaşılan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki traktör ile yanında ayakta yolculuk yapan babası ile seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde karşı yönden gelmekte olan aracı görmesi sebebiyle panik yaparak traktörün direksiyonunu aniden sağa doğru çevirdiği bu sırada, kontrolünü kaybettiği ve köy meydanındaki cami önünde bulunan bank üzerinde oturmakta olan ölen ve arkadaşlarının kaçmaya başladıkları sırada, sanığın traktörle ...'u duvara sıkıştırması nedeniyle trafik kazasına bağlı genel beden travması femur ve tibia açık kırığı iç organ yaralanması ve gelişen komplikasyonlar sonucu ölümüne neden olduğu, sanığın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun anlaşıldığı, sanığın traktör kullanması için gerekli sürücü belgesinin bulunmaması, sağır ve dilsiz olması sebebiyle sürücü belgesi için araçta gerekli donanımların bulunması gerekirken eksik olması hususları birlikte değerlendirildiğinde öngörülebilen bir sonucun sanık tarafından öngörülmek suretiyle sonucun gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiğinden sanığın bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiğinin kabulü ile hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3. Maddeleri uyarınca bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında kusur durumu ve suçun işleniş biçimine göre TCK'nun 85/1 maddesindeki düzenleme gözönüne alındığında 2-6 yıl aralığında temel cezanın 2 yıl 3 ay olarak belirlenmesi hakkaniyete uygun görülmediğinden ve kullandığı araçla ilgili olarak sürücü belgesi bulunmadığından sanık hakkında TCK'nun 53/6 maddesinin uygulanmasına yer olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Gerekçeli kararda sanık hakkında hapis cezasına hükmedildiği halde, hüküm fıkrasında "Sanığın ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları gözönüne alınarak sanığa verilen para cezasının TCK'nın 52/son.mad.gereğince takdiren 1'er ay ara ile 24 eşit taksitle alınmasına" şeklinde ibarelerine yer verilmesi ile gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "04.07.2016" olarak yazılması gerekirken, "08.07.2016" olarak yazılmış olması, mahallinde düzeltilebilir nitelikte maddi yazım hatası olarak değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Zile Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2024 tarihinde karar verildi.