WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/3074 E.  ,  2023/4145 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/464 E., 2022/2444 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarih, 2017/682 Esas, 2021/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/464 Esas, 2022/2444 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının son bendi gereğince kaldırılarak sanığın yüklenen taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.01.2023 havale tarihli ve 2022/158618 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin sanığın trafikte seyir halindeyken makas atmak suretiyle katılanın şeridini ihlal etmesi sonucu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, vekalet ücretinin katılana yükletilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
1."Olay tarihinde müşteki sanık ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile yanında eşi olan müşteki ... ile birlikte trafikte seyir halinde iken müşteki sanık ... 'a sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla içinde çocuğu ... olduğu halde diğer araçla çarpıştıkları, müşteki sanıkların suçu diğerine attıkları, müşteki sanık ...'ün 60-70 km hızla gittiğini, yavaşlamak zorunda kalınca frene bastığını, arkadan gelen aracın arkadan kendilerine çarptığını savunduğu, müşteki sanık ... 'ın ise 60-70 km hızla sağ şeritte giderken diğer aracın sol şeritten birden önüne geçip sonra da ani fren yaptığını savunduğu, her ne kadar hangi beyanın doğru olduğuna ilişkin yeterli kanıya ulaşılamamış ise de olay yerinde hız sınırının 50 km olup her iki müşteki sanığın da 60-70 km hızla gittiklerini beyan ettikleri, bu halde her iki sanığın da tali kusurlu olduğu kanaatine varılmış, müşteki sanık ... 'ın, müşteki sanık ...'in şikayetçi olmaması nedeni ile müşteki ...'e yönelik olarak taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçunu, müşteki sanık ...'in ise müşteki ... ve müşteki sanık ... 'a yönelik olarak taksirle birden fazla kişiyi yaralama suçunu işledikleri anlaşılmakla müsnet suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş " şeklindedir.

2.Kaza tespit tutanağında, sürücü...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar." kuralını ihlal ettiği tespit edilmiştir.

3.Mahkemece alınan 12/03/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre; "..Mevcut verilere göre;
1.Durumda; Müşteki sanık sürücü ...'in atfı kabil kusuru bulunmadığı, Müşteki sanık sürücü...'ın asli kusurlu olduğu,

2. Durumda; Müşteki sanık sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, Müşteki sanık sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu..." şeklinde ifade edilmiştir.

4. İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 23/05/2019 tarihli raporunda özetle; "..Ankara Grup Başkanlığı Trafik Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesince tanzim edilen (alternatifli ) 12.03.2018 tarihli rapora aynen iştirak edilmiş olup;
1.Durumda: Müşteki sanık sürücü ...'in atfı kabil kusuru bulunmadığı, müşteki sanık sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu,

2. Durumda: Müşteki sanık sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, müşteki sanık sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu " şeklinde belirtilmiştir.

5. Olay nedeniyle yaralanan ..., ... ve ...'ın yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde olduğu tespit edilmiştir. ...'ın kendi ve oğlu ...'in yaralanmasına yönelik sanıktan şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.

6. Taraflar arasında soruşturma aşamasında uzlaşma sağlanamamıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
1."16.04.2017 günü saat 13:40 sıralarında inceleme dışı katılan sanık ...'in yönetimindeki ... plaka sayılı ... ile Kanuni Sultan Süleyman Bulvarı üzerinde seyir halindeyken olay mahalli benzinlik inşaatının bulunduğu noktaya geldiğinde, aracının ön kısımları ile önünde aynı istikamette seyreden sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde ... plakalı ... sürücüsü katılan ... ve bu araçta yolcu olarak bulunan mağdur ...'in basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları, katılan ... her ne kadar sanığın bir anda önüne geçerek ani fren yapması sebebiyle sağa sola kaçamadığı için arkasından çarpmak zorunda kaldığını beyan etmiş ise de, trafik kazası tespit tutanağı ekinde bulunan kaza krokisinden görüleceği üzere, katılan ...'in aracının ön kısımları ile sanığın aracının arka kısımlarının hasarlı olduğu, araçların yan kısımlarında herhangi bir hasar görülmediği, dolayısıyla kazanın oluşuna ilişkin sanığın anlatımlarının olayın oluş biçimi ile uyumlu olduğu ve mevcut kazanın oluşumunda sanığın atfı kabil kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla Dairemizce dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu kabul edilen Karayolları Genel Müdürlüğü'nde görev yapan/yapmış üç kişiden oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen rapora itibarla, kazanın oluşumunda kusuru bulunmayan sanığın beraatı gerektiği vicdani kanaatine varılarak usul ve Yasaya aykırı görülen sanık ... hakkındaki ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş" şeklindedir.

IV. GEREKÇE
Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 12. Ceza Dairesinin 01.11.2022 tarihli 2022/464 Esas 2022/2444 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamında Karayolları Genel Müdürlüğünde görev yapan üç kişiden oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen rapora itibar edilerek, yine trafik kaza tespit tutanağı ekinde bulunan kaza krokisinden de görüleceği üzere, katılan ...'in aracının ön kısımları ile sanığın aracının arka kısımlarının hasarlı olduğu, katılanın beyanlarının aksine sanığın makas atmak suretiyle aniden önüne çıkma durumunun dosya kapsamında tespit edilemediği, sanığın anlatımlarının olayın oluş biçimi ile uyumlu olup, sanığın arkasında güvenli ve yeterli mesafeden izlemeyen katılanın sanığın aracına çarpması neticesinde meydana gelen yaralanmalarda ve gerçekleşen kazada sanığın kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın atılı yaralama suçu nedeniyle beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, oluş, dosya kapsamı, olaya ilişkin uzmanlık raporları ve tutanaklar karşısında Dairece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirilmediğinin ve sanığın kusursuz olduğunun saptandığı belirlendiğinden, katılan vekilinin eksik incelemeye, kusur durumuna ve diğer temyiz sebeplerine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/464 Esas, 2022/2444 Karar sayılı kararı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.