12. Ceza Dairesi 2023/3011 E. , 2023/3539 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/348 E., 2022/415 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 06.06.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; yurt dışı çalışan ağır vasıta şoförü olan müvekkilinin uyuşturucu madde ihraç etme suçundan 15.02.2007 tarihinde tutuklandığını, 05.05.2011 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama ile beraatine karar verildiği, haksız tutuklama nedeniyle kendisi ve ailesinin mağdur olduğunu, maddi ve manevi zarara uğradıklarını, haber sitelerinde kendisi hakkında olumsuz haberler yapıldığını, tazminata esas dosyada vekalet ücretinin tazminat olarak ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin aylık gelirinin ortalama 3.000 euro olduğunu haksız tutuklama nedeniyle 61.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 20.06.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminata esas dosyanın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması gerektiğini, tazminata esas dosyanın incelenerek bu dosya hakkında kanaate vardıktan sonra tazminat talebi hakkında karar vermek zorunda olduğunu, davacı hakkında mahsup kararının araştırılması gerektiğini, talep miktarının fahiş olduğunu, faiz talebinin reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2017 tarihli ve 2016/234 Esas, 2017/182 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 27.55,59 TL maddi, 51.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalından alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/3839 Esas, 2017/3943 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/3839 Esas, 2017/3943 sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve 2021/4500 Esas, 2022/7696 Karar sayılı kararı ile "...1-Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “26.334,32’’ TL yerine, hesap hatası yapılarak bu miktarın üzerinde kalacak şekilde “27.555,59’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, ..." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine göbderilmesine karar verilmiştir.
6.Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve 2022/348 Esas, 2022/415 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile 26.334,32 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faiziyle davalından alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
7.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24.03.2023 tarihli ve 2023/29289 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bu nedenle müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, müvekkilin hükmedilen maddi tazminat miktarından daha fazla geliri olmasına rağmen eksik maddi tazminata hükmedildiğini, kendisinin ve ailesinin büyük mağduriyetler yaşadığını, bu nedenle hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.
B. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacı kendi kusuru ile tutuklanmasına neden olduğundan davanın reddi gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğunu, kısmen kabul kararı verildiği için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince; Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/52 Esas – 2016/121 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan 15.02.2007 – 05.05.2011 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.04.2016 tarihinde kesinleştiği, davanın 06.06.2016 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığını, davacı hakkında aynı dosya nedeniyle başka derdest dosyanın bulunmadığını, davacı vekilince davacıya ait Mersin ilinden verilme 12.06.2015 tarihli Uluslararası Şoför Ehliyetnamesi fotokopisi, davacının 1993-2002 tarihleri arasında yurda giriş-çıkışı gösterir kayıt örneği fotokopisi sunulmuş, dosya kapsamında alınan Sgk hizmet dökümüne göre 2013 yılından itibaren sigortalı olarak çalıştığı belirlenmiştir.Davacının yurt dışı çalışmasına ilişkin kayıtlara ulaşılamamakla, davacı vekili tarafından mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda bilirkişi raporu aldırılması talebinde bulunulduğunu, davacının yurt dışı çalışmasına dair belge bulunamadığından, tutukluluk öncesi aylık kazancına dair tespit yapılamadığını, tutukluluğun sona ermesinden sonra davacının sigortalı çalışması ve gelirininin de asgari yasal ücret olduğu da göz önüne alınarak düzenlenen bilirkişi raporu mahkememizce de kabul görmekle davacının söz konusu tutukluluktaki maddi kaybının asgari ücret üzerinden olduğu kanaatine varıldığı, bu nedenle davanın kısmen kabulü ile bozma ilamına da uyularak, 26.334,32 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faiziyle davalından alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/52 Esas – 2016/121 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan 15.02.2007 – 05.05.2011 tarihleri arasında 1540 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.04.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığından davacı vekilinin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
2.Hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna yönelik talebi yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden davacı vekilinin manevi tazminat miktarının eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
B. Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Davacının kendi kusuru ile tutuklanmasına neden olduğundan davanın reddi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin esasını oluşturan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/52 Esas – 2016/121 Karar sayılı ceza dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
3.Davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve 2022/348 Esas, 2022/415 Karar sayılı kararında davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!