12. Ceza Dairesi 2023/2995 E. , 2023/2724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkmesi
SAYISI : 2022/182 E., 2022/418 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğundan verilen kararın ve temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 30.12.2022 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 13.01.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 09.01.2007 tarihinde gözaltına alındığını, 12.01.2007 tarihinde tutuklandığını, 16.10.2007 tarihinde tahliye edildiğini ve yapılan yargılama ile beraat ettiğini, müvekkilinin tutuklandığında öğrenci olup part-time olarak çalıştığını, maddi olarak zarara uğradığını, manevi acılar çektiğini, haksız tutuklama nedeniyle 14.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 04.02.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içinde açılıp açılmadığının araştırılarak açılmamış ise reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde delillerini eklemesi gerektiğini, dava dilekçesinin reddi gerektiğini, davacının nüfus kayıt örneğinin, sabıka kaydının dosya arasına alınması gerektiğini, davacının vekiline yetki verip vermediğinin tespiti bakımından davacının dinlenilmesi gerekiğini, derdest dosya araştırması yapılması gerektiğini, davacının kanun gereği tazminat davası açma hakkının bulunmadığını, davacı çalışmamış ise maddi tazminat verilmemesi gerektiğini, çalışmış ise de net ücretinin verilmesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, öne sürmüştür.
3.İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2016 tarihli ve 2016/16 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararı ile; tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
4.İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2016 tarihli ve 2016/16 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarihli ve 2020/11148 Esas, 2022/1252 Karar sayılı kararı ile; davacının tutuklu kaldığı sürelerin İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2014 tarih, 2010/345 Esas 2011/10 Karar sayılı ek kararı ile mahsubuna karar verildiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanunun 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak davacı lehine makul bir miktarda tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bahisle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
5.İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2022 tarihli ve 2022/182 Esas, 2022/418 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.680,00 TL maddi, 1.500,00 TL manevi tazminatın gözalt tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 29.03.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteklerinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacının kendi kusurlu hareketleriyle tutuklanmasına neden olduğundan davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte fazla olduğuna, hükmedilen tazminatlara gözaltı tarihinden itibaren değil, tazminat kararının kesinleşmesinden itibaren faiz uygulanması gerektiğine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Davacının tutuklu kaldığı sürelerin karşılığı olan tazminat hükmedilmesi gerektiğinden tazminat miktarının eksik olduğuna, yerel mahkemece eksik inceleme yapıldığından kararın bozulması gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/299 Esas – 2010/171 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından 09.01.2007 – 16.10.2007 tarihleri arasında 280 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.10.2015 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, bozma ilamına uyularak, davacı hakkında tutuklu kaldığı tüm sürelerin mahsup edildiği belirlenerek, 1.680,00 TL maddi, 1.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/299 Esas – 2010/171 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından 09.01.2007 – 16.10.2007 tarihleri arasında 280 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.10.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Davanın reddi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, davacının tutuklu kaldığı tüm sürelerin mahsup edilmesi nedeniyle de makul bir maddi ve manevi tazminat tayin edildiğinden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Yerel mahkemece eksik inceleme yapıldığına yönelik temyiz talebi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve Yasaya aykırılık bulunmamıştır.
2.Hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
5271 sayılı Kanunun 144 üncü maddesinin 1 nolu fıkrasının a bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2014 tarih, 2010/345 Esas 2011/10 Karar sayılı ek kararı ile mahsup edildiği anlaşıldığından, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2022 tarihli ve 2022/182 Esas, 2022/418 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!