WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/2816 E.  ,  2023/3339 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/78 Değişik İş
SUÇ : Taksirle yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Yapılan İtirazın Reddi Kararı
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması

Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/557 Esas, 2018/637 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e), 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince neticeten hükmedilen 6000 TL adli para cezasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci ve sekizinci fıkraları gereğince geri bırakılmasına ilişkin verilen karara yapılan itirazın, Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2019/78 değişik iş sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.02.2023 tarihli ve 94660652-105-16-30862-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20476 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20476 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/11/2013 tarihli ve 2013/114 esas, 2013/463 sayılı kararında; "birlikte suç işlediği iddia edilen sanıkların müdafiliğinin tek avukat tarafından üstlenilmesi ve birisinin savunmasının diğerinin savunmasına zarar verebilecek mahiyette olması halinde, bu durumun sanıklar arasındaki menfaat çatışması nedeniyle, bazı sanıkların savunmaları bakımından zafiyet oluşturacağı ve savunma hakkının sınırlanması sonucunu doğuracağı kabul edilmiştir...." şeklinde belirtildiği üzere, adı geçen sanıkla birlikte anılan dosyada ... isimli sanığın da taksirle yaralama suçundan yargılandığı ve her iki sanığın da ortak müdafi ile temsil edildiği anlaşılmakla, savunmalarının başka müdafiler tarafından üstlenilmesinin sağlanması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un “Şüpheli veya sanığın birden fazla olması halinde savunma” başlığını taşıyan 152 nci maddesi; “Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir” hükmünü taşımaktadır.

2.1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile avukata, aynı işte menfaati zıt olan bir tarafa vekâlet etmesi halinde, gelen işi reddetmesi zorunluluğu getirilmiştir.

3.Türkiye Barolar Birliğince kabul edilen Avukatlık Meslek Kurallarının 35 inci maddesi ile de; “Avukat aynı davada birinin savunması öbürünün savunmasına zarar verebilecek durumda olan iki kişinin birden vekaletini kabul edemez” kuralına yer verilmiştir.

4.Yukarıda değinilen hükümlerden anlaşılacağı gibi, menfaat zıtlığını dar anlamda yorumlamamak gerekir. Burada, önemli olan savunmanın hiçbir şekilde zafiyete uğramamasıdır. Nitekim öğretide de aynı görüş benimsenmiş, şüpheli veya sanıklardan birisinin savunulması ancak diğer sanığın suçlanmasıyla sağlanabiliyorsa, çıkarların çatıştığı ve müdafilerinin değişik kişiler olması gerektiği belirtilmiştir. (Nur Centel–Hamide Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku, 2013, 10.bası, s. 172)

5.Olayın, yetkilisinin sanık ..., işveren vekilinin inceleme dışı diğer sanık ... olduğu Derla Mühendislik Hizmetleri Taahüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi isimli şirketin yapımını üstlendiği binada, alçı ve boya ustası olarak çalışan ...'ın, kafasına beşinci kattan tahta kalıbın düşmesiyle hayati tehlike geçirecek ve vücudunda üçüncü dereceden kırık oluşacak şekilde yaralanması şeklinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.

6.Sanıkların aşamalarda, tutarlı şekilde diğer sanık hakkında aleyhe bir savunma yapmadıkları, sanıkların ortak müdafiilerin de, sanıklardan ...'nun kusurunun bulunmadığına, diğer sanık ... hakkında ise işveren vekili sıfatına haiz olmadığından bahisle olayda herhangi bir etken davranışının bulunamayacağına dair savunmada bulunduğu, bir başka deyişle her ikisi hakkında da beraat kararı tesis edilmesinin doğru olacağını bildirdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların arasında bir menfaat çatışmasının bulunmayacağı, ortak müdafiinin hukuki yardımından yararlanmalarının tarafların savunmalarında herhangi bir zaafiyet yaratmayacağının anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.09.2023 tarihinde karar verildi.