WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/2551 E.  ,  2023/3109 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/214 E., 2022/442 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan eden, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatı bulunmayan mağdur ...'ın aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/26 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

2. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/26 Esas, 2016/35 sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/3177 Esas, 2021/7495 Karar sayılı kararı ile süresinde olmayan katılanlar vekilinin temyiz talebinin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.

3.Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/3177 Esas, 2021/7495 sayılı kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2021 tarihli, 2021/76081 karar düzeltme sayılı yazısıyla sanığın kusur derecesinin taliden asliye çevrilerek hakkında belirlenen temel cezanın fazla olduğu ve hapis cezasının soyut gerekçelerle adli para cezasına çevrilmemesi sebeplerine dayanılarak itiraz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.03.2022 tarihli ve 2022/1259 Esas, 2022/1542 sayılı kararı ile itirazın kabulü ile 02.11.2021 tarihli karar kaldırılarak süresinde olmayan katılanlar vekilinin temyiz talebinin reddine ve sanık hakkında dosya kapsamıyla uyuşmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4.Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/214 Esas, 2022/442 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 18.200,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2023 tarih, 2023/20599 sayılı tebliğnamesi ile tali kusurlu olduğu anlaşılan sanığın, asli kusurlu olduğundan söz edilerek çelişkiye neden oluduğu, uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde hukuksal gerekçe gösterilmediği, taksirli suçlarda ayrıca adli para cezasında 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilemeyeceği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyiz istemi; kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak kuralını ihlal etmek asli kusur hallerinden sayılmakla katılan ...'ın kusur derecesinin tali kusura çevrilerek sanığa asli kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, eksik araştırmaya karar verildiğine, ceza miktarının fazla olduğuna alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, hak yoksunluklarının kasıtlı suçlardan mahkumiyet halinde uygulanabileceğine ilişkindir.

2.Katılan ... vekilinin temyiz istemi; ceza miktarının yetersiz olduğuna ve seçenek yaptırıma çevrilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.

3.Katılan ...'ın temyiz istemi, cezanın yetersiz olduğuna ve seçenek yaptırıma çevrilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.

4.Mağdur ... vekilinin temyiz istemi; cezanın yetersiz olduğuna ve lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde "suç tarihinde saat 16.15 sularında ilimiz Kayapınar İlçesi Diclekent Bulvarı ile Urfa Elazığ 75 metrelik yol kesişimi kavşağında ...'ın kullandığı ... plakalı ... ile Dicle Kent Bulvarından gelen Şeyhmus'un kullandığı ... plakalı aracın Urfa Elazığ istikametinde geldiğinde kavşakta çarpışmaları neticesinde ...'nın ölümüne ve müştekilerin yaralanmasına neden olan trafik kazasının meydana geldiği, 30.10. 2010 tarihinde saat 16.15 sıralarında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi sınırları içersinde kalan dört yönlü dönel kavşakta meydana gelen kazanın hemen akabinde tanzim edilen kaza tespit tutanağında, kazaya karışan hakkında TCK 22/6 uygulanan katılan sanık ...'ya 2918 sayılı KTK'nın 84 maddesinde asli kusur sayılan "kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" kuralını ihlal ettğinden asli kusur, kazaya karışan kamyon sürücüsü sanık ...Yıldız'ın ise " kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmama" kuralını ihlal ettiğinden tali kusur, yol yapım çalışmasına dair bir işaretlemenin bulunmamasına da kusur atfedildiği anlaşılmıştır. Adil Tıp Kurumu Trafik ihtisas Dairesinin 02.03.2015 tarih ve 2015/1418/538 sayılı raporunda katılan sanık ...'ya atfedilen 2918 sayılı KTK'nuna göre aslu kusur sayılan "kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" eylemi dikkat ve özen yükümlülüğüne uymama olarak nitelendirme ile tali kusura, yolun yapım, bakım ve denetlenmesinden sorumlu sanık ...'a atfedilen kusurun tali kusur kapsamında kaldığı yargısal ve vicdani kanaati ile sanığın üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümü ve birden fazla kişinin yaralanmasına asli kusuru ile sebebiyet vermek suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından; eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 85/2 ve 22/4 maddesi gereğince suçun işleniş şekli ve özelliği, sanığın asli kusurlu oluşu dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilerek aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

2.Sanık suçlamayı kabul etmemiş kusuru bulunmadığını savunmuştur.

3.Kazaya karışan ... idaresindeki araçta bulunan katılan ... yaralanması sebebiyle kazayı hatırlamadığını şikayetçi olduğunu katılmak istediğini beyan etmiştir.

4.Kazaya karışan ... sürücüsü katılan ... ".. Dicle kent bulvarında 75 metrelik yolun bulvarla birleştiği yerde (Mahabat bulvarı) kavşağı dönerken birden kavşağın ortasına gelen bir yol önüme çıktı. Ben aniden durdum. Bu sırada yoldan gelen kamyon sol taraftan kullandığım araca çarptı. Kaza sonucu çocuğum vefat etti. Araçta eşim baldızımla kayın pederim vardı. Birde öğretmen arkadaşım vardı. Kazanın meydana gelmesinde benim herhangi bir kusurum yoktur. Kamyonun geldiği, yolun hatalı olduğu kazadan hemen sonra tespit edilerek iptal edilmiştir. Kaza tespit tutanağında da bu yazılıdır. Herhangi bir işarette yoktu. Ben sanıklardan Şehmus'dan şikayetçi değilim sanık Serhat'tan şikayetçiyim Serhat hakkındaki davayada katılmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.

5.Kazaya karışan diğer ... sürüsü Şeyhmus "..Ford marka damperli kamyonum ile Şanlıurfa istikametinden Diyarbakır merkez istikametine seyir halinde iken Diyarbakır girişinde bulunan otogardan çevre yoluna girip Diclekent Bulvarı Kavşağına geldiğimde plakasını daha sonra öğrendiğim ... plaka sayılı siyah renkli Peugeot marka bir ... Diclekent Bulvarından seyir halinde bulunduğum yola aniden giriş yaptı ve girdiği yolun kapalı olduğunu görünce yine aniden yolun içerisinden karşı tarafa geçmek istedi. O anda panikledi. Bende kamyonum ile araca yaklaştım. Kamyonumun frenine bastım ancak mesafe kısa olduğundan araçlarımız çarpıştı.." şeklinde beyanda bulunmuştur.

6.Katılan ...'ın kot kırıkları olacak ve hayati tehlike geçirecek, katılan ...'in hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandıklarına dair adli raporları mevcuttur.

7.Katılan ...'ın aracında yolcu olarak bulunan mağdur ...'nin soruşturma aşamasında ve yargılama aşamasında talimat mahkemesi aracılığıyla alınan 16.09.2015 tarihli ifadesinde yaralanması dolayısıyla kimseden şikayetçi olmadığını ve katılmak istemediğini beyan etmiştir.

8.Yargıtay bozma kararı öncesinde katılan ... hakkında 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğu, diğer sürücü ...hakkında da 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının açıklanmasının geri bırakıldığı ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

9.Kaza tespit tutanağında yolun henüz yapım aşamasında olduğu ve yolda çalışmanın devam ettiği ancak yolda yol çalışmasına dair herhangi bir işaretleme (uyarıcı levhanın) olmadığından dolayı yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluş (Büyük Şehir Belediyesi) işaretleme eksikliği nedeniyle kusurlu olduğu, sürücü ...’nın kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kural ihlali ile kusurlu olduğunun, sürücü ...Yıldız’ın kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle kusurlu olduğu, belirtilmiştir.

10.Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı'nın Şubat 2012 tarih ve 622.03 sayılı yazısında kazanın meydana geldiği yerdeki yol çalışmasının sorumlusunun sanık ... olduğunun bildirildiği görülmüştür.

11. Ankara Adli Tıp Kurumunun 02.03.2015 tarihli raporunda "...Sürücü ...kullandığı kamyon ile meskun mahalde, gündüz vakti seyri sırasında geldiği yol çalışması yapılan olay mahalli yol bölümündeki kavşağa kontrollü şekilde girmesi gerekirken, buna riayet etmemiş seyir hızıyla kontrolsüzce girdiği kavşakta, seyrine göre sağ tarafından sola dönüşle kavşağa giren sürücünün kullandığı otomobile 17 m frenli vaziyette çarptığı olayda, tedbirsiz davranışı ve kurallara aykırı hareketi ile tali kusurludur.Sürücü ... meskun mahalde, sevk ve idaresindeki otomobil ile geldiği olay mahalli kavşaktan, yeterince kontrol etmeden karşıya geçip, sola Şanlıurfa yoluna dönmek isterken, işaretleme yapılmamış bu yolun kapalı olduğunu fark etmesi akabinde, tereddütlü davranış gösterdiği sırada, seyrine göre solundaki yoldan, kavşağa giriş yapan sürücünün aracının çarpmasına maruz kaldığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla, tali kusurludur.Yolun yapım, bakım ve denetiminden sorumlu Kuruluş yetkilisi, ... çalışma yapılan yolda ve kavşak girişinde gerekli işaretlemeleri yaptırmamış, karayolu trafik güvenliğini sağlamamış olmakla, KTK'nun 13 maddesindeki görev ihmali nedeniyle asli kusurludur. " şeklinde görüş bildirmiş olduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A.Mağdur ... vekilinin temyiz istemi yönünden;
16.09.2015 tarihli talimat mahkemesince alınan ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan eden ve katılma hakkı bulunmayan mağdurun temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmektedir.

B.Sanık müdafinin kusura, ceza miktarına, eksik araştırmaya, katılan ... vekili ile katılan ...'ın ceza miktarına ve cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesine yönelik temyiz istemi yönünden;
Kaza mahalli olan dört yönlü dönel kavşaktaki yol yapım çalışması nedeniyle bölünmüş yolun bir tarafının iki yönlü olarak trafik akışında kullanıldığı ancak buna dair herhangi bir işaretlemenin yapılmamış olması nedeniyle olay tarihinde kavşağa gelen katılan sürücü ...'ın dönel adanın etrafından dolanıp sola doğru dönüş yapmak üzere kavşağa girdiği ancak yolun ilk kısmına geldiğinde diğer kısmın yapım aşamasında olduğunu farketmesiyle tereddüt yaşayarak yol içinde duraksadığı sırada solundan yol üzerinden seyreden sürücü ...idaresindeki kamyonun ...'ın aracına sol yandan çarpması sonucu bir kişinin hayatını kaybettiği ve iki kişinin nitelikli şekilde yaralandığı olayda; kaza mahallindeki yol yapım işinin kontrolünü yapan sanığın kavşakta herhangi bir işaretleme bulunmaması sebebiyle meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunun kabul edilmesinde isabetsizlik görülmemiş, Karayolları Trafik Kanununda bir takım kural ihlallerinin asli kusur hallerinden sayılmasının ceza yargılamasındaki kusur tespiti bakımından özellik arz etmediği kusuru belirleyecek olanın hakim olduğu ve kusur dağılımın kazaya etken davranışları bulunanlar arasında hakim tarafından tespit edileceği anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yukarıda izah edildiği şekilde asli kusurlu sanık hakkında mahkemece yapılan kabul ve tespit ile hükmedilen ceza miktarı dosya kapsamıyla uyumlu olduğundan cezaya yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, sabıkası olmayan ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz tutum ile davranışları bulunmayan sanık hakkındaki hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde isabetsizlil görülmemiştir.

C.Sanık müdafinin 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanmasına yönelik temyiz sebebi yönünden;
Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/214 Esas, 2022/442 sayılı kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, taksirli suçlarda ve adli para cezalarında 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci ikinci üçüncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilmeyeceğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

D.Tebliğname yönünden;
Dosya kapsamına göre yapım aşamasında olan kavşağa dair işaretlemelerin yapılmaması dolayısıyla sanığın asli kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği ve hüküm fıkrasında da bu yönde değerlendirme yapıldığının vurgulandığının anlaşılması karşısında, gerekçe bölümünde ".. yolun yapım, bakım ve denetlenmesinden sorumlu sanık ...'a atfedilen kusurun tali kusur kapsamında kaldığı yargısal ve vicdani kanaati ile sanığın üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümü ve birden fazla kişinin yaralanmasına asli kusuru ile sebebiyet vermek suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından; eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 85/2 ve 22/4 maddesi gereğince suçun işleniş şekli ve özelliği, sanığın asli kusurlu oluşu dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilerek aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki ifadede kullanılan tali kusurun maddi hata niteliğinde olduğunun kabulü gerektiğinden hükümde çelişki yaratıldığından bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A.Mağdur ... vekilinin temyiz isteği yönünden;
Mağdur ...' ın,16.09.2015 tarihli talimat duruşmasında sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık müdafii, katılan ... vekili ve katılan ...'ın temyiz isteği yönünden;
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/214 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (5) numaralı paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.