12. Ceza Dairesi 2023/2532 E. , 2024/3671 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/495 E., 2022/916 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Beraat, ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, inceleme yapılmasına yer olmadığına
Sanık ... hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ... hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-3 maddeleri gereğince 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında ise yine taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-3 maddeleri gereğince 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın katılanlar vekili ve sanıklar tarafından ayrı ayrı temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2021/9745 Esas, 2022/2010 Karar sayılı ilâmıyla, kusuru olmayan sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinden, sanık ... hakkında ise öncesinde kesinleşmiş kovuşturma yapılmasına yer olmadığına kararı bulunduğundan hakkındaki davanın reddine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada sanıklar ... ve ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatlerine, sanık ... hakkında ise 5271 sayılı CMK'nın 223/7.maddesi gereğince açılmış kamu davasının reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, katılanlar vekilinin temyiz isteği, sanıkların kusurlu olduğundan bahisle haklarında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;proje mükellifi inşaat mühendisi sanık ...'in projesini hazırladığı Kırka Eti Bor Maden İşletme Müdürlüğü idari ek bina yapım işini, sanık ...'ın yetkilisi olduğu Yurdun Müh. İnş. San Tic. Ltd. Şirketinin üstlendiği, anılan yüklenici firma tarafından sanık ...'in saha sorumlusu olduğu Kumsan Ltd. Şirketinden temin edilen hazır betonla tabliye beton dökümü yapılırken ahşap betonarme kalıp ve iskelesinin çökmesi sonucu, kalıp üzerinde beton pompasını uzaktan kumanda ile kumanda etmekte olan pompa operatörü olan yüklenici firma işçisi ...’in hayatını kaybettiği olayda, mahkemece yüklenici firma yetkilisi sanık ...'ın söz konusu yapım işi sırasında işin başında ehil bir inşaat mühendisi görevlendirmesi ve fiilen de işlerin şantiye şefi temyiz dışı sanık Yasemin tarafından işveren vekili olarak yürütüldüğü anlaşılmakla yalnızca şirketin yetkilisi olan sanığa kusur izafesinin mümkün olmadığı, kazadan sonra kazaya konu ek binanın alınan proje kapsamında revüzyon yapılmadan tamamlandığı, yapıdaki göçüğün kalıp ve betonlama işindeki eksiklik sebebiyle meydana geldiği gözetildiğinde söz konusu yapım işinin proje müellifi olan sanık ...'e de kusur izafe edilemeyeceği kabul edilerek, ikisi hakkında kusurları bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat, diğer sanık ... hakkında ise aynı fiil nedeniyle öncesinde kesinleşmiş takipsizlik kararı bulunması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca açılan kamu davasının reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A)Sanık ... Müdafiinin Temyiz İtirazları Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra dava dosyasında mevcut Ankara 35.Noterliğince tanzim olunan 20.10.2015 tarihli vekâletnamesinin vazgeçme hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 07.12.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33.maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305/1.fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1-2 fıkraları gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B)Katılanlar Vekilinin Temyiz İtirazları Yönünden
Yapılan yargılama sonunda, sanıklar ... ve ... yönünden yüklenen suç açısından faillerin taksirinin bulunmadığı, sanık ... yönünden ise aynı fiil nedeniyle öncesinde kesinleşmiş takipsizlik kararı bulunması gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınan Eskişehir 6.Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden açıklanan sebeplerle herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!