12. Ceza Dairesi 2023/2454 E. , 2023/3880 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SUÇ : Taksirle yaralama
KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 13/12/2021 tarihli ve 2021/184342 soruşturma, 2021/139553 numaralı kararı ile şüpheli hakkında taksirle yaralama suçundan, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararına karşı, müşteki vekilince yapılan itirazın reddine, İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/03/2022 tarihli ve 2022/945 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10/01/2023 tarihli ve 94660652-105-34-16405-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/6328 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/6328 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/10/2019 tarihli ve 2019/12752 esas, 2019/9695 karar sayılı ilâmında yer alan "Şüphelinin idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahalde tek yönlü iki şeritli yolda sol şeritte seyir halindeyken seyrine göre sağından karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yayaya aracının sağ ön kesimi ile çarpması şeklinde gerçekleşen olayda; kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna göre sanığın kusuru olmadığına ilişkin tespitlerin dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, şüpheliye yüklenilecek bir kusur bulunmadığı, şüpheli hakkında düzenlenen 2019/1658 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın reddine...kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin... REDDİNE" şeklindeki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, her ne kadar kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunun dosyada mevcut olması ve her ikisinin birbiri ile tutarlı olması halinde Adli Tıp Kurumu'ndan bir rapor alınmadan da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği anlaşılmakta ise de, kaza tespit tutanağının yanında ayrıca trafik bilirkişisinden tarafların kusur durumuna ilişkin bir rapor alınması gerektiği, yalnızca kaza tespit tutanağına itibar edilerek bir karar verilmesi durumunda ise etkin ve tam incelemeye dayalı bir soruşturmadan söz edilemeyeceği nazara alındığında,
Somut olayda, yukarıda bahsedilen Yargıtay ilamından farklı olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde, trafik kaza tespit tutanağına göre şüphelinin kusurunun bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, soruşturma kapsamında şüphelinin kusur durumunun tespiti hususunda, kaza tespit tutanağı haricinde bir raporun tanzim edilmediğinin anlaşılması karşısında, öncelikle tarafların kusur durumlarının açık bir şekilde belirlenmesini sağlamak amacıyla bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra sonucuna göre tarafların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 13/12/2021 tarihli ve 2021/184342 soruşturma, 2021/139553 numaralı kararı ile şüpheli hakkında taksirle yaralama suçundan, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararına karşı, müşteki vekilince yapılan itirazın reddine, İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/03/2022 tarihli ve 2022/945 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Olay günü saat 15:00 sıralarında, müştekinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile meskun mahal dışında, gündüz vakti, tek yönlü üç şeritli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, yolun sağ şeridinde durmakta olan şüphelinin idaresindeki ... plaka sayılı araca arkadan çarpması sonucu, Adli Tıp Kurumu İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğüne ait 26.11.2021 tarihli rapora göre, müştekinin vücudunda 6. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması şeklinde gerçekleşen olayda; kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında müştekinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 56/1.C maddesinde düzenlenen " önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güven ve yeterli bir mesafeden izlememek" kuralı ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun belirlendiği, müştekinin yaralanması nedeniyle şüpheliden şikayetçi olduğu görülmektedir.
3. Şüphelinin 06.11.2021 tarihli kolluk ifadesinde; "06.11.2021 günü saat 15:00 sıralarında trafikte tescili kendi adıma kayıtlı olan ... plaka sayılı aracım ile ... Mahallesi Tem-ÖOkmeydanı bağlartı yolu üzerinden, Ökmeydanı istikametine gittiğim sırada Sadabad Viyadüğüne gelmeden, süllüce ayrımlarından bağlanıp Beşiktaş Tünele girecektim. Fakat Sütlüce ayrımını kaçırmam sebebi ile yolun sağ şeridinde ilerledim ve ayrımı yaklaşık 100 metre geçtiğimi fark edince yavaşlayıp, sağ şeritte aracımı durdurdum. Aracımın dörtlülerini yaktım. Bu osnada nereden gidebilirim diye düşündüğüm sırada, ... plaka sayılı motosiklet aracımın sağ arka kısmından çarptı. Ben hemen aracımdan indim. Şahsın yanına gittim. Şahıs yaralanmıştı. Hemen 112 ekiplerini aradım. Olay yerine 112 ekipleri geldi. Daha sonra Trafik ekipleri geldiler ve yasal işlemler için Polis Merkezine getirildim. Ben kazadan dolayı herhang bir yara almadım. Olayla ilgili olarak kimseden bir davam ve şikayetim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu,
Müştekinin alınan ifadesinde; "Olay günü şaat 15.00 sıralarında trafik tescili kardeşim ... adına kayıtlı ... plaka sayılı Honda marka motosiklet ile Tem-Okmeydanı bağlantı yolu üzerinden okmeydanı istikametine gitiğim sırada motosikletim ile orta şeritten sinyal vererek sağ şeride geçtim bu osnada sağ şeritte plaksını olay nedeni ile öğrendiğim ... plaka sayılı ... tamamen duruyordu ben aracı farkettiğim esnada hemen frene bastım fakat motosiklet kaydı ve bahse konu araca çarptım. Kaza neticesinde düşerek yaralandım daha sonra olay yerine gelen 112 vasıtasıyla hastaneye getirildim burada sol kolumda kırık sol bacağımda kırık ve ve sağ kolumda çatlak olduğuve ameliyat olmam gerektiğini öğrendim. Kaza öncesi hızım yaklaşık 70- 80 km idi. Kazanın oluşumunda herhangi bir kusurum yoktur. ... plaka sayılı ... durmaması gereken bir yerde durmuştur. Olay ile ilgili olarak ... plaka sayılı ... sürücüsünden davacı ve şikayetçiyim." şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Dosya kapsamına göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde şüpheli hakkında kusuru bulunmadığına ilişkin kaza tespit tutanağı dikkate alınarak taksirle yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, dosyada herhangi bir bilirkişi raporunun da bulunmadığı dikkate alınarak, şüphelinin kusur durumunun her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı biçimde tespit edilmesi bakımından tarafların kusur durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumu veya Karayolları Trafik İhtisas Kürsüsünden teknik bilirkişi raporu alınmasından sonra şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın kabulü yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/03/2022 tarihli ve 2022/945 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!