12. Ceza Dairesi 2023/2408 E. , 2024/1126 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/243 E., 2022/331 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 29.02.2016
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 600.000,00 TL maddi, 1.250.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 4.314,86 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizce davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 499,90 TL maddi, 1.500,00 TL manevi tazminatın 13.04.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile, 12.000,00 TL manevi tazminatın 14.07.2004 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemlinin reddi ile davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, reddedilen miktar bakımından davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/280 Esas – 2015/401 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının görevi kötüye kullanma, suçu yetkili makamlara bildirmeme ve örgüte yardım etme suçlarından 14.07.2004 - 14.03.2005 tarihleri arasında 243 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, örgüte üye olma suçundan beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan 1 yıl hapis cezası, suçu yetkili makamlara bildirmeme suçundan 4 ay hapis cezası ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, mahkumiyet hükümlerinin 13.04.2011 - 07.05.2011 tarihleri arasında 24 gün infazının yapıldığı, yargılamanın yenilenmesi kararı sonucunda yapılan yargılamada görevi kötüye kullanma, suçu yetkili makamlara bildirmeme ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.12.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanuna, infaz tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK hükümlerine göre öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi nedeniyle isabetsizlik görülmemiş olup bu hususta eksik belirlendiği gerekçesi ile bozma isteyen tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!