WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/2379 E.  ,  2023/5185 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/492 E., 2022/655 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 28.12.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının balyoz davası kapsamında 05.04.2010 – 19.06.2014 tarihleri arasında 1301 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini belirtmiş, bu kapsamda 180.000,00 TL maddi tazminatın her bir zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile, 2.000.000,00 TL manevi tazminatın ise gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 13.05.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının tutukluluk durumuna katkısı ve beraatinin delil yetersizliğinden dolayı gerçekleştiğinin göz önüne alındığında davacının davasında samimi olmadığını, maddi manevi tazminat istemindeki amacın maddi kazanç sağlamak olduğunu, davacının maddi tazminata konu delil ve belgelerini dosyaya ibraz etmesi gerektiğin, maddi tazminatın asgari net ücret üzerinden manevi tazminatın ise davacının sosyal ve hukuki durumuna uygun belirlenmesi gerektiğini ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/1 Esas, 2016/266 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/1 Esas, 2016/266 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/1040 Esas, 2022/4249 Karar sayılı kararı ile emekli olan davacı lehine tutuklu kaldığı süre bakımından asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, manevi tazminatın her bir tutukluluk süresi için ayrı ayrı belirlenerek faiz başlangıcının her bir tedbirin başlangıç tarihine göre belirlenmesi gerektiği, davanın kısmen kabul edilmesi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmediği ve eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma kararı üzerine ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/492 Esas, 2022/655 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 02.03.2023 tarihli tebliğnamesi ile vekalet ücretinin "17.400,00 TL nisbi vekalet ücreti" olarak düzeltilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz isteği; dava süresinde olmadığına, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna, davalı aleyhine vekalet ücretinin hatalı hükmedildiğine ve davanın reddi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
... 3. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... davacı ...'nın ... 05/04/2010 tarihinde gözaltına alındığı, 07/04/2010 tarih ve 2010/56 sorgu sayılı tevkif müzekkeresi ile tutuklandığı, bu cezasını infaz ederken ... 22/06/2010 tarih ve 2010/757 Değişik İş sayılı tahliye müzekkeresi ile tahliye edildiği, bununla birlikte 11/02/2011 tarih ve 2010/283 esas sayılı tevkif müzekkeresi ile tutuklandığı ve bu tevkifin 12/02/2011- 13/01/2014 tarihleri arasında tutuklu olarak infaz edildiği, Kapatılan İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250.Madde ile görevli) 2010/283 esas 2012/245 karar sayılı ilamı ile almış olduğu 18 yıl hapis cezasını 13/01/2014-19/06/2014 tarihleri arasında hükümlü olarak infaz ettiği ve 19/06/2014 tarihinde tahliye olduğu, davacı ...'nın tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir cezasından mahsup edildiğine dair bir kayıt UYAP sisteminde bulunmadığının ... 4.Ağır Ceza Mahkemesince bildirildiği, yine mahkemece verilen cevapta davacı ...'nın kesinleşmiş beraat kararının 06/11/2015 tarihinde kalemde elden tebliğ aldığının ve kararın tebliğ edilmesine ilişkin dipnot içeren kesinleşme şerhinin davacıya teslim edildiğinin bildirildiği, bu hali ile davacı vekilinin dava dilekçesinin 28/12/2015 tarihi olmakla davanın süresinde açıldığı, neticeten davacının 05/04/2010 ile 19/06/2014 tarihleri arasında kesintili olarak haksız şekilde tutuklu ve hükümlü kaldığı, CMK'nın 141/1-e' nin kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişilerin her türlü maddi-manevi zararlarını devletten isteyebileceği hükmüde göz önüne alınarak yapılan araştırmada; davacının maddi kayıp olarak OYAK şirketlerinden olan Erdemil Lojistik şirketindeki yönetim kurulu üyeliğinden alacağını talep etmiş ise de; Oyak Genel Müdürlüğüne yazılan yazı sonucunda davacının böyle bir alacağının bulunmadığının bildirilmiş olması, yine davacı ... vekili müvekkilinin cezaevinde kaldığı sürede eşinin cezaevine yatırdığı harçlıklar, davacının eşinin cezaevine geliş gidiş ücretleri, müvekkilinin hukukçulardan aldığı hukuki destek maliyetinden doğan ücretler ve yurt dışından alınan bilirkişi raporları için ödenen Dolar ve Euro lardan müvekkilinin payına düşen kısımlardaki ücretleri talep etmiş ise de; Yargıtay Yerleşik İçtihatları da göz önüne alındığında, maddi tazminat hesabında gerçek maddi hesabın göz önüne alınması gerektiği, davacıya tutuklu kaldığı sürede verilen harçlıklar ile ailesinin cezaevi ziyaretlerinde yaptıkları masrafların maddi tazminata dahil edilemeyeceğinin göz önüne alınmasının gerektiğinden, yine davacı vekilinin vekalet ücreti talep etmesine rağmen buna ilişkin serbest meslek makbuzunu ibraz edememiş olması nedeniyle, ayrıca davalı vekili müvekkilinin hukuki destek maliyeti, mahkeme masrafları ve yol parası karşılığında Yelkenli Teknesini satmak zorunda kaldığını belirterek, bunun maddi yönden tazminini talep etmiş ise de, bu hususların maddi tazminata konu edilmesinin mümkün olmayacağı nazara alınarak davacının bu yöndeki maddi tazminat taleplerinin belirtilen gerekçelerle reddine, ancak davacının Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 31/05/2022 tarihli bozma ilamı gerekçesinde de belirtildiği üzere tutuklama tarihinden önce emekli olduğu dikkate alınarak bilirkişi Umut Can Yarlı tarafından 07/11/2022 tarihli raporda asgari ücret üzerinden hesap edilen toplam 31.202,84 TL maddi tazminatın kabulüne, bu miktarlardan 1.479,86 TL'sinin 05/04/2010 tarihinden itibaren 29.722,98 TL'sinin ise 12/02/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı hazineden tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar vermek gerekmiş,

Bununla birlikte; davacının haksız olarak tutuklanmış olmasından dolayı duymuş olduğu elem ve ızdırabın telafisine yönelik olarak manevi tazminata hükmedilmesi sırasında nazara alınacak tazminat talebinin davacının kendisini zengin etmeyecek nisapta olması kuralı da göz önüne alınarak, tutuklulukta geçirdiği süre ile orantılı olacağı kanaati ile davacının manevi tazminatın talebin kısmen kabulü ile 400.000 TL manevi tazminatın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 31/05/2022 tarihli bozma ilamı gerekçesinde de belirtildiği üzere 23.981,55 TL'sinin 05/04/2010 tarihinden itibaren 376.018,45 TL'sinin ise 12/02/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminata yönelik fazlaya dair talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 05.04.2010 – 22.06.2010 tarihleri arasında 78 gün, 12.02.2011 – 19.06.2014 tarihleri arasında 1223 gün olmak üzere toplam 1301 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Davacının tutuklu kaldığı suçtan yapılan yargılama neticesinde beraat ettiği, beraat kararının 08.06.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine kesinleşme şerhinin davacıya 06.11.2015 tarihinde tebliğ edildiğinden 28.12.2015 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu, davacının tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü, dosya içerisinde yapılan incelemede davacının tutuklanmasına kendisinin sebep olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı ve davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olmadığı gözetildiğinde tazminat isteme koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3. Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

4. 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşıldığından davacının talep ettiği tazminat miktarına göre hesaplanan vekalet ücretinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olması nedeniyle, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbî vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3 ve 4) numaralı paragraflarında açıklanan nedenle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/492 Esas, 2022/655 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.