12. Ceza Dairesi 2023/2375 E. , 2023/1464 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/308 Esas, 2021/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini bilinçli taksirle işlemiş olduğu sonucuna varılarak cezasından 1/2 artırım ile 19 yıl 6 ay hapis cezası ile..., 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2.... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/308 Esas, 2021/281 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 30.11.2021 tarih, 2021/2201 Esas, 2021/2534 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İSTİNAF BAŞVURALARININ ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 30.11.2021 tarih, 2021/2201 Esas, 2021/2534 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 26.04.2022 tarih, 2022/589 Esas, 2022/3330 Karar sayılı kararı ile Sanığın olay anında kullandığı akıllı telefonun özellikleri de göz önünde tutularak, mobil veri açık olduğunda, internet site veya uygulamalarına telefonun kendiliğinden girip girmediği, sanığın olay anında ve yakın öncesinde internet ile bağlantısının sürekli olup olmadığı hususlarının, teknik bilirkişilerden ve ilgili kurumlardan yazılı görüş istemek suretiyle sanığın bilinçli taksir durumunun şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesiyle bozulmuştur.
4. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesi Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda, sanığın olay tarihinde ve saatinde kullandığı cep telefonuna ilişkin bilgiler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve teknik bilirkişinin dosyaya ibraz ettiği 09.01.2023 tarihli raporunda, sanığın olay anında ve yakın öncesinde internet ile bağlantısının sürekli olduğunu (11,5 dk) rapor edilmesi üzerine, sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini bilinçli taksirle işlemiş olduğu sonucuna varılarak cezasından 1/2 artırım ile 19 yıl 6 ay hapis cezası ile..., 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.03.2023 tarihli sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin Esastan reddi ile hükmün Onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Kaza anında cep telefonu ile ilgilendiği hususunun somut ve kesin bir şekilde tespit edilemediğine, akıllı cep telefonlarında internet uygulamalarının arka planda çalıştığına, navigasyonda iken de internetin açık olduğuna, bu nedenlerle bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına ve cezanın fazla olduğuna ilişkindir.
B.Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri;
1.Sanığın uyuşturucu madde alarak ... kullanması, hız limitini aşması, tehlikeli viraj levhasına rağmen hızını azaltmayarak, cep telefonu ile internet üzerinde işlem yapmak suretiyle karşı şeride girererk kazaya tam kusurlu olarak neden olduğu olayda "olursa olsun" yaklaşımı ile olası kastla hareket ettiğine,
2.Olay neticesinde yaralanan ... ve ...'ın, alt soylarını (oğulları, kızları, torunları, gelinleri) tamamen feci bir şekilde kaybettikleri, acılarının büyük olduğu, cezanın üst hadden verilmesi gerektiğine,
3.Sanık savunmalarında doğruyu söylemediği halde, hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmasının vicdani olmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay tarihinde, sanık ...'un İzmit Belediyesinde şoför olarak çalıştığı, olay günü sevk ve idaresinde bulunan belediyeye ait kamyon ile saat 19:30 sıralarında, gündüz vakti, meskun mahal dışında, 7.40 metre genişliğindeki iki yönlü yolda, İzmit istikametinden Kandıra istikametine doğru seyir halinde iken, karşı yönden gelmekte olan maktul ...'ın yönetimindeki otomobile çarptığı, meydana gelen kaza sonucunda aracı kullanan ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan ..., ..., ... ve ...'ın öldükleri, aynı araçta bulunan ...'ın hayati tehlike geçirecek, duyu ve organlardan birini işlevini yitirmesine neden olacak ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre 6. derecede etkileyecek nitelikte vücutta kırık oluşacak şekilde yaralandığı, yine aynı araçta bulunan ...'ın hayati tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2.Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, sanığın kullandığı cep telefonuna ilişkin bilgiler celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Teknik bilirkişi dosyaya ibraz ettiği 09.01.2023 tarihli raporunda, sanığın olay anında ve yakın öncesinde internet ile bağlantısının sürekli olduğunu (11,5 dk) rapor edilmiştir. Sanığın ... kullandığı esnada telefona bakması halinde, aracın kontrolünü kaybedebileceği ve bir kazaya neden olabileceğini öngörmesi gerekir. Ancak, sanık buna rağmen ... kullanırken telefonuna bakmış ve kusurlu davranmıştır. Bu şekilde sanığın bilinçli taksir ile hareket ettiği kabul edilmiş ve cezasından TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca taksirin yoğunluğu dikkate alınarak takdiren 1/2 oranında arttırım yapılmıştır.
3. Sanık aşamalarda alınan savunmasında şerit ihlali yapmadığını, kazanın maktullerin içinde bulunduğu aracın kendi şeridine geçmesi sonucunda meydana geldiğini, karşıdaki aracı aniden gördüğünü, frene basma imkanını bulamadığını, kaza sırasında ve öncesinde telefonuna bakıp internet kullanmadığını savunmuştur.
4. Kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporlar ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporlarında, sanık ...'un 2918 sayılı yasanın 84/9. maddesinde düzenlenen "şeride tecavüz etme" kuralını ihlal etmesi nedeniyle asli ve tek kusurlu olduğu görüşü verilmiştir.
5. Tanık ...'ın aşamalardaki beyanları, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve adli raporlardan kazanın ölen sürücü ...'ın aracının bulunduğu şeritte meydana geldiği tespit edilmiştir.
6.Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi Acil Toksikoloji Laboratuvarınca düzenlenen raporda, sanığın tırnağında uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden amfetamin ve metanfetamin bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu 5. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda, insan tırnağının günde yaklaşık olarak 0,1 milimetre uzadığının tıbben bilinmesi nedeniyle, tırnağın dipten itibaren tamamen yenilendiği süre dikkate alındığında, kazadan 7 gün sonra alınan tırnakta saptanan uyuşturucu maddenin kaza anına teşmil ettirilemeyeceğinin rapor edildiği anlaşılmıştır. Bu şekilde sanığın kaza anında uyuşturucu maddenin etkisi altındayken ... kullanıp kullanmadığı kesin olarak saptanamamıştır.
7. Kazanın meydana geldiği noktada hız sınırının, sanığın kullandığı ... açısından 80 km olduğu, sanığın kaza anında bu hız sınırını bir miktar aşarak 85-90 km hıza çıktığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanmasının Usul Ve Yasaya Aykırı Olduğu Yönünden;
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkeme, Bilgisayar mühendisi bilirkişiye sanığın olay tarihinde ve olay saatinde kullandığı telefon verilerini analiz etmesi görevini vermiş, bilirkişinin 09.01.2023 tarihli raporunda özetle "... 22.07.2020 tarih ve 19:05:01 ile 19:06:46 saatleri arasında internet kullanımının mevcut olduğu, 19:08:16 saatinde yani olay saatinden hemen önce ise 684 saniyelik (yaklaşık 11.5 dakika) internet kullanımının mevcut olduğu, ayrıca bu kullanımda 10.444 byte veri gönderme ile 6.123 byte veri indirme işleminin gerçekleştiği tespit edilmiş olup...." şeklindedir.
Bu durumda sanık idaresindeki kamyonu kullanırken telefonuyla ilgilenmesi ve bunun sonucunda karşı şeride girerek, fren izi olmadan otomobile çarptığı, sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının bulunduğu ve hükümde sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ceza Miktarı Yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemleri bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tam kusurlu olarak, 5 kişinin ölümüne, iki kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Re'sen Gözetilecek Sebepler Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Olası Kast Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden;
Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü hâlde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü hâlde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlikelilik hâli, bunu öngörememiş olan kimsenin tehlikelilik hâli ile bir tutulamayacaktır. Neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun bu sonucu meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür.
5237 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasında; "Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi ..." şeklinde tanımlanıp başkaca ayırıcı unsura yer verilmeyen olası kast ile aynı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; "Kişinin, öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır." biçiminde tanımlanan bilinçli taksirin karıştırılacağı hususu öğretide dile getirilmiş, kanun koyucu da madde metninde yer vermediği "kabullenme" ölçüsünü aynı maddenin gerekçesinde; "Olası kast halinde suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşeceği öngörülmesine rağmen, kişi fiili işlemektedir, diğer bir deyişle, fail unsurların meydana gelmesini kabullenmektedir." şeklinde açıklamak suretiyle, olası kastı bilinçli taksirden ayıracak kıstası ortaya koymuştur. Diğer bir deyişle, failin neticeyi istememekle beraber neticenin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu bilmesine rağmen duruma kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesi durumunda olası kast, failin neticeyi öngörmesine rağmen becerisine, şansına, tecrübesine ya da başka bir etkene güvenip neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak, hareketini sürdürmesi hâlinde ise bilinçli taksir söz konusu olacaktır.
Sanığın cep telefonu ile meşgul olarak, internete girip çıkarak ... kullanarak kazaya sebebiyet verebileceğini objektif olarak öngördüğü halde ... kullanmadaki becerisine güvenerek, neticenin meydana gelmeyeceğine inanmak suretiyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı eylem gerçekleştirdiği anlaşıldığından bilinçli taksirle hareket ettiği; olursa olsun kastı ile hareket ettiğine, meydana gelen sonucu kabullendiğine dair somut bulgular olmadığı, eylemin olası kast olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Eksik Ceza Tayin Edildiği Yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası "Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir.
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, yaralanmaların niteliği, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmektedir. Sanık hakkında alt sınırdan oldukça uzaklaşılarak temel cezanın verildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Takdiri İndirim Yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Diğer Temyiz Nedenleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2023 tarihli ve 2022/360 Esas, 2023/8 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!