12. Ceza Dairesi 2023/2371 E. , 2023/2658 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/343 E., 2022/5 K.
SUÇLAR : Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini
ihlal, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme, kısmî onama
Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ...ve ...müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezaların on yıl hapis cezasından aşağı olması, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin ise süresinden sonra yapılması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2013 tarihli ve 2013/142 Esas, 2013/753 Karar sayılı kararıyla;
a) Sanıklar ...ve ...hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanıklar ...ve ...hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
c) Sanık ... hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2013 tarihli ve 2013/142 Esas, 2013/753 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 04.07.2018 tarihli ve 2016/8549 Esas, 2018/10732 Karar sayılı kararıyla; "... TCK’nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlâl suçunun CMK'nın 253/1-a maddesi uyarınca uzlaştırmaya tabi olması karşısında, yöntemine uygun olarak uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi..." nedeniyle başkaca yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2019 tarihli ve 2018/641 Esas, 2019/32 Karar sayılı kararıyla;
a) Sanıklar ...ve ...hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrası, 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b) Sanıklar ..., ...ve ... hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
4. Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2019 tarihli ve 2018/641 Esas, 2019/32 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli ve 2019/4532 Esas, 2021/2455 Karar sayılı kararıyla;
"... 1- Sanıklar ...ile ...’nin aşamalarda özde değişmeyen ve birbirini doğrulayan savunmaları, şikayete konu görüntünün mağdurun bilgisi dışında adı geçen sanıklar tarafından kaydedilmiş olması, görüntünün kaydedildiği tarihi teknik verilerle destekleyen herhangi bir delil bulunmaması ve bu yönde yeni bir delil elde etme olanağının da olmaması karşısında, sanıklar lehine yorum yapılarak, şikayete konu görüntünün 2010 yılı Eylül ayında kaydedildiği değerlendirilip, sanıklar ...ile ...hakkındaki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna ilişkin suç tarihinin 01.09.2010 olarak gerekçeli karar başlığına ayrıca yazılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle CMK'nın 232/2-c madde, fıkra ve bendine uyulmaması,
2- Sanıkların sübutu kabul edilen suçları fikir ve eylem birliği içerisinde müşterek fail olarak işledikleri kabul edilmesine rağmen TCK’nın 37/1. madde ve fıkrası yerine uygulama koşulları bulunmayan aynı Kanunun 38/1. madde ve fıkrasındaki azmettirme hükmünün uygulama maddesi olarak yazılması suretiyle CMK'nın 232/6. madde ve fıkrasına uyulmaması,
3- Mahkemenin hükümlerin gerekçesindeki kabulüne göre şikayete konu görüntünün 2011 yılı Mayıs ayında kaydedildiği ve tarafların beyanları irdelendiğinde 2011 yılı Haziran ayında sanık ... ile mağdur arasındaki arkadaşlığın sona erdiği dikkate alındığında; TCK'nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde, kişilerin özel hayatının gizliliği ihlal edildiği takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası, aynı madde ve fıkranın ikinci cümlesinde, gizliliğin görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle gerçekleşmesi halinde, bir yıldan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüş iken, suç tarihinden sonra, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 81. maddesi ile yapılan değişiklikle TCK'nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesindeki ceza miktarı bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş, aynı madde ve fıkranın ikinci cümlesi gereğince, gizliliğin görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle gerçekleşmesi halinde verilecek cezanın bir kat artırılacağı düzenlenmiş olup, TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası gereğince, suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanıklar ...ile ...’nin lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun kararın gerekçesine yansıtılması suretiyle hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, temel cezaların asgari hadden uzaklaşılarak tayin edildiği açıklandıktan sonra, TCK'nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesi gereğince hükmolunan 1 yıl 6 ay hapis cezalarının aynı madde ve fıkranın 2. cümlesi gereğince bir kat artırılması suretiyle suç tarihi itibariyle sanıklar ...ile ...lehine olan düzenleme nazara alınmaksızın sanıklar Yusuf Tahir ile ...’nin 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilerek, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıklar ...ve ...’ye fazla cezalar hükmedilmesi,
4- Sanık ...’in 02.04.2013 tarihli duruşmada alınan; '......bu arada diğer kuzenimiz ...’ye görüntüyü bluetooth vasıtasıyla göndermiş, görüntülerin ne şekilde internete düştüğünü bilmiyorum, kesinlikle ben ya da diğer sanıklar tarafından görüntüleri internete vermedik, bu görüntüler ilk kez 2011 yaz aylarında muhtemelen Temmuz ayında internete düştü, ağabeyim... bana internette benzeyen birinin porno görüntülerinin olduğunu söyledi, baktığımda... ile aramızdaki ilişki görüntüleri olduğunu anladım, internetten kaldırılması için çaba gösterdim, siteye İngilizce mail attım, bir süre sonra siteden görüntüler kaldırıldı, bu arada... ile ilişkimiz devam ediyordu, ...'nin bu konuda haberi olmadı, üzülmesini istemedim, daha sonra 2012 yılı Eylül ayında... beni telefonla aradı, internette görüntülerimiz olduğunu söyledi, baktığımda aynı görüntünün farklı isimlerle aynı sitede yer aldığını gördüm, tekrar İngilizce mail attım, kaldırdılar, 1 ay sonra da mahkeme kararıyla bu sitenin kapandığını gördüm, ...’yi aradım, görüntüyü kaldırttığımı söyledim, özür diledim, bir daha... ile görüşmedim, daha sonra hakkımda şikayette bulunmuş, ne görüntülerin internette yayılmasıyla ne de görüntülerin altında yazan...’ye yönelik hakaret içeren sözlerle bir ilgim yoktur, diğer kuzenlerim de görüntüleri göndermemişlerdir, daha sonra öğrendiğime göre kuzenim ...’nin cep telefonunun ekranı arızalanmış, bu görüntülerde telefondaki hafıza kartında bulunuyormuş, Çakmak plazada bir tamirciye telefonu verdiğinde bu görüntünün hafıza kartından alındığını düşünüyoruz...' biçimindeki savunması, aynı duruşmada hazır olan diğer sanıklar ...ve ... tarafından da doğrulanmış olup, sanık ... ile mağdur arasındaki arkadaşlık ilişkisinin sona erdiği süreçte ve hemen sonrasında taraflar arasında yaşanan bir husumet bulunmadığı, yayımlanan görüntüde sanık ...’in de rahatlıkla teşhis edilebildiği ve mağdurun sanık ... ile olan cinsel içerikli görüntüsünün http://xhamster-tr.blogspot.com isimli pornografik internet sitesinde sanıklar tarafından yayımlandığını teknik verilerle destekleyen herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla,
Sanıklar ...ile ...’nin görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan CMK’nın 223/2-e madde, fıkra ve bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, görüntünün kaydedildiği 2010 yılı Eylül ayında ve kayıt tarihinden 3-4 gün sonra görüntüyü bluetooth aracılığıyla sanık ...’nin cep telefonuna gönderdiğini ikrar eden sanık ...’nin ise subut bulan eylemi TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasının 1. cümlesi kapsamında değerlendirilip, TCK'nın 134/2. madde ve fıkrasının 1. cümlesinde, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerinin ifşası halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş, aynı madde ve fıkranın 2. cümlesinde, fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, cezanın yarı oranında artırılacağı düzenlenmiş iken, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 81. maddesi ile TCK'nın 134/2. madde ve fıkrasında yapılan değişiklikle, temel ceza miktarı iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş ve ifşanın basın ve yayın yoluyla gerçekleşmesi halinde de aynı cezaya hükmolunacağının belirtilmiş olması karşısında, TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası gereğince, suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanık ...’nin lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle sanık ...’nin görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, '...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda: Sanıkların savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya muhtevasının birlikte değerlendirilmesi neticesinde... sanık ...’nin kaydettiği bu görüntüleri sanıklar ...ve ... ile paylaştığı, ardından 3 sanığın birlikte bu görüntüleri fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek internette yaydıkları...' biçiminde, hangi nedenle hangi delillere üstünlük tanındığı açıklanmaksızın ve suçun sübutuna yönelik ayrıca bir gerekçe gösterilmeksizin, bu oluşa göre de sanık ... açısından TCK’nın 43/1. madde ve fıkrasındaki zincirleme suç koşullarının tartışılması gerektiği gözetilmeksizin, mağdurun özel hayatına ilişkin görüntüsünün şikayet tarihi olan 04.02.2013 tarihine kadar sanıklar ..., ...ile ... tarafından basın ve yayın yoluyla yayımlandığının kabulüyle sanıklar ..., ...ve ...’nin görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
5-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinin 5. fıkrasının; 'Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.' ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 147/1-e madde, fıkra ve bendinin; 'Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur... e)Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir...' hükümleri gereğince susma hakkı bulunan sanıklar hakkında; sanıklar ...ile ...’nin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna ilişkin aşamalardaki ikrarlarına nazaran çelişki oluşacağı da düşünülmeden, 'Olayın niteliği, sanıkların suçlarını ikrar etmeyerek pişmanlık göstermemeleri...' biçiminde, sanıkların suçlamalarla ilgili savunmalarının inkara dayandığına dair yasal olmayan ve 'Olayın niteliği' şeklindeki yetersiz gerekçelerle bozma ilamından önceki 28.11.2013 tarihli hükümlerin aksine sanıklar hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması,
6-Katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan 'eşit olarak' tahsiline, yargılama giderlerinin ise her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, '...vekalet ücretinin sanıklardan tahsili ile katılana ödenmesine' ve '...yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak hazine yararına tahsiline' karar verilmesi,
7- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) Sanıklar ...ve ...hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 04.07.2018 tarihli bozma ilamından önceki 28.11.2013 tarihli hükümlerde sanıkların neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve hükümlerin sadece sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi nedeniyle bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanıklar yönünden kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, sanıklar ...ve ...’nin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan neticeten 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilmesi,
b) Sanıklar ..., ...ve ... hakkında 04.02.2013 tarihinde işlendiği kabul edilen görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal eylemlerinden dolayı alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği açıklanmasına rağmen temel cezaların asgari hadden 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanıklara eksik ceza hükmedilmesi..."
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/343 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararıyla;
a) Sanık ... hakkında;
i) Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 6352 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
ii) Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 6352 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b) Sanık ... hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 6352 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
c) Sanıklar ...ve ... hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
Karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanıklar ...ve ...hakkındaki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet ile sanıklar ...ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerinin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 18.02.2023 tarihli ve 2023/10474 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kuzen olan sanıklar ..., ...ve ...'nin, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, hem özel hayatın gizliliğini ihlal hem de görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını işlemelerine rağmen sanıklar ...ve ... hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan eksik araştırma ve inceleme neticesinde beraat hükümleri kurulması, sanık ... hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ile görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve sanık ... hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinde ise temel cezaların alt sınırdan belirlenmesi suretiyle adı geçen sanıklara yetersiz ceza hükmolunması nedenleriyle haksız ve hakkaniyete aykırı kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
1. Sanıklar ...ve ...müdafiinin temyiz sebepleri; dosya kapsamında sanıklar ...ve ...'in mahkûmiyetlerine yeter kesin ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmamasına rağmen şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz ardı edilerek adı geçen sanıklar hakkında beraat kararı yerine sübut bulmayan suçlardan dolayı mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna, mağdur yasal şikâyet süresini geçirdiği hâlde düşme yerine mahkûmiyet kararı verildiğine, yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmaksızın temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiğine ve kişiselleştirme kurumları olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve hapis cezalarının adlî para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilmesi hükümlerinin uygulanmadığına, kabul ve uygulamaya göre de 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek sanıkların lehine olan kanun maddesinin tatbik edilmediğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; dosya kapsamında sanıklar ...'nin mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut herhangi bir delil bulunmamasına rağmen şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz ardı edilerek adı geçen sanık hakkında beraat kararı yerine sübut bulmayan suçlardan dolayı eksik araştırma ve inceleme neticesinde mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna, soyut ve çelişkili gerekçelere dayalı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve hapis cezalarının adlî para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilmesi hükümlerinin sanık hakkında uygulanmadığına ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, yapılan yargılama sonunda; sanık ...’in, 2010 yılında tanışıp, arkadaş olduğu ve daha önce de rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği katılan mağdur ... ile 2010 yılının Eylül ayında akrabası olan diğer sanık ...’nin evinde buluşmayı kararlaştırdığı; ancak mağdur eve gelmeden önce, sanıklar ...ile ...’nin yaşanacak cinsel birlikteliği gizlice kaydetme konusunda anlaştıkları, bu amaçla sanık ...’ye ait kameralı cep telefonunu bir ayakkabı kutusuna koydukları ve çekimi gerçekleştirebilmek için delik açtıkları kutuyu yatağın karşısındaki masanın üzerine yerleştirdikleri, mağdur eve geldiğinde sanık ...’nin odaya giderek, cep telefonunun kamera fonksiyonunu aktif hale getirdiği ve daha sonra da sanık ... ile mağdurun odaya geçip, cinsel ilişkiye girdikleri, böylece fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıklar ...ile ...’nin, üzerilerine atılı görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu 01.09.2010 tarihinde işledikleri; ayrıca görüntünün kaydedildiği 2010 yılı Eylül ayında ve kayıt tarihinden 3 - 4 gün sonra görüntüyü bluetooth aracılığıyla sanık ...’nin cep telefonuna gönderdiğini ikrar eden sanık ...’nin üzerine atılı görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun da sabit olduğu; ancak sanıklar ..., ...ve ...’nin mağdura ait cinsel içerikli görüntüyü http://xhamster-tr.blogspot.com isimli pornografik internet sitesinde 04.02.2013 tarihine kadar yayımladıklarına dair mahkûmiyetlerine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamaması nedeniyle sanık ...'nin sübut bulan görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu açısından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki zincirleme suç koşullarının oluşmadığı ve sanıklar ...ve ... hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan kamu davaları ile ilgili olarak ise anılan suçun sanıklar ...ve ... tarafından işlendiğinin sabit olmamasından dolayı beraat kararı verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ...ve ... Hakkında Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
1. Mahkemece, sanıklar ...ve ... hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat hükümlerinin, "...Sanık ...’in beyanlarında görüntülerin internette yayılmasıyla ve görüntülerin altında yazan...’ye yönelik hakaret içeren sözlerle bir ilgisinin bulunmadığını, kuzeni olan sanık ...’nin cep telefonunun ekranı arızalandığında Çakmak plazada bir tamirciye telefonu verdiğinde bu görüntünün hafıza kartından alındığını savunması, bu savunmanın diğer sanıklar ...ve ... tarafından da doğrulanmış olması, sanık ... ile katılan arasındaki arkadaşlık ilişkisinin sona erdiği süreçte ve hemen sonrasında taraflar arasında yaşanan bir husumet bulunmaması, yayımlanan görüntüde sanık ...’in de rahatlıkla teşhis edilebilmesi ve katılanın sanık ... ile olan cinsel içerikli görüntüsünün http://xhamster-tr.blogspot.com isimli pornografik internet sitesinde sanıklar tarafından yayımlandığını teknik verilerle destekleyen herhangi bir delil bulunmaması karşısında bu şekilde sanıklar ... ve ... müsnet suçu işledikleri hususunda cezalandırılmalarına yeterli her türlü kuşkudan uzak, inandırıcı, açık ve kesin deliller bulunmadığı, yüklenen suçu işlediklerinin sabit olmadığı..." biçimindeki dava dosyası içeriğine uygun, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçelere dayandığı anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Bozma ilâmına uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ...ile ...Hakkında Görüntü veya Seslerin Kayda Alınması Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Sanık ... Hakkında Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. Sanıklar ...ile ...'in 01.09.2010 tarihinde görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işledikleri kabul edilen yargılama konusu eylemleri için 6352 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve sanık ...'nin 04.09.2010 tarihinde görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği kabul edilen yargılama konusu eylemi için 6352 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanıklara yüklenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun 5560 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle Mahkemece dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği, aynı Kanun maddesinin 21 inci fıkrası ile Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi uyarınca ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu 22.11.2018 tarihinde zamanaşımı süresinin durduğu, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 13.12.2018 tarihinde zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 22.11.2018 - 13.12.2018 tarihleri arasında duran 21 günlük süre de göz önünde bulundurulup, önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbirine eklenmek suretiyle hesaplandığında, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi 01.09.2010 olan sanıklar ...ile ...hakkındaki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu açısından 22.09.2022 ve suç tarihi 04.09.2010 olan sanık ... hakkındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu açısından 25.09.2022 tarihinde dolduğu, sonuç olarak temyiz inceleme tarihinden önce 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve dosya kapsamına göre 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir koşulların da bulunmadığı belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar ...ve ... Hakkında Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/343 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ...ile ...Hakkında Görüntü veya Seslerin Kayda Alınması Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Sanık ... Hakkında Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/343 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ...ve ...müdafii, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, kısmen Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!