WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/2167 E.  ,  2023/3760 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/113 E., 2022/878 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2014/520 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü ve yedinci fıkraları uyarınca 3 ay 22 gün erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına, karar verilmiştir.

2. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2014/520 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 18.10.2021 tarihli ve 2019/10156 Esas, 2021/7013 Karar sayılı ilâmıyla özetle; sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Dairemizin bozma kararı üzerine Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2021/659 Esas, 2022/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü ve yedinci fıkraları ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 ay 24 gün erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına itiraz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

4. O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın itirazı üzerine Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/113 Esas, 2022/878 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.02.2023 tarihli ve 2022/162688 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1.Kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına,

2.Katılanın yaralanmasına ilişkin yeni bir rapor alınması gerektiğine,

3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine,İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "Mahkememiz hükmünün Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2019/10156 Esas, 2021/7013 Karar sayılı, 18.10.2021 tarihli bozma ilamı ile '... dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;...' gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı doğrultusunda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmiştir. İşbu karara sanık tarafından itiraz edilmiş olup yapılan yargılamada; iddianameye konu olay tarihinde sanığın kullanımında olan motorsiklet ile yol kenarında olan katılana çarptığı, çarpma neticesinde mağdurda 2. derece kemik kırığı meydana geldiği, sanığın savunmasında hızlı olmadığını, kendi kullanımında olan motorun başka bir motorla çarpışmasını önlemek istediği için hamle yaptığını, bu esnada yolun ortasında yürüdüğünü beyan ettiği bayanlardan birine çarptığını, kazandan sonra tüm gerekli giderleri ve desteği sağladığını beyan ettiği, öncelikle beraatini, mahkeme aksi kanaatte ise 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin ve lehe hükümlerin uygulanmasını istediği, katılan ve vekilinin şikayetçi olduklarını sanığın katılanların hiçbir masrafını karşılamadığını hala olay nedeni ile yaralanmasının etkisinin sürdüğünün beyan ettikleri görülmüştür. Dosya içerisindeki bilirkişi raporunda; sanık ...'ın asli kusurlu; diğer sürücü Ogün Kara ve katılan ...'nin kusursuz olduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda iki olasılık halinde; olayın ...'ın anlatımında olduğu şekilde gerçekleştiği varsayılırsa; sanık ...'ın tali, müşteki Kübra'nın kusursuz, diğer sürücünün asli kusurlu, diğer olasılıkta ise sanık ...'ın asli kusurlu, diğer sürücü ve katılanın kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği ancak her durumda sanığa kusur atfedildiği ve katılanın kusursuz olduğu görülmüştür. Sonuç itibari ile alınan raporlarda sanık ...'ın her durumda da kusurunun olduğu, katılanın ise kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Dosya da katılan açısından organ kaybı olma ihtimaline binaen İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünden talimatla rapor aldırılmış olup iş bu rapora göre katılanın iş bu trafik kazası neticesinde duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu yönünde kanaatinin bildirildiği anlaşılmış ve sanığın talimatla ek savunması alınmıştır. Yapılan yargılama toplanan deliller sonucunda; sanığın kusurlu olduğu göz önünde bulundurularak sanığın eylemine uyan taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.

2. Kaza tespit tutanağı ve eki kroki dosya kapsamında mevcuttur.

3. Katılan hakkında düzenlenen 14.04.2014 tarihli Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporunda; katılanın yaralanmasının vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, 29.04.2022 tarihli İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda; katılanın yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu belirtilmiştir.

4. Dosya kapsamında yer alan, 02.04.2013 tarihli trafik bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; sanığın şeride tecavüz etme kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, diğer ... sürücünün ve katılanın kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. 26.09.2014 tarihli, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda; olayın sanık ...'ın beyanlarında belirttiği gibi karşı yönden şeridinden geldiğini gördüğü 54 SH 085 plaka sayılı motosiklet nedeniyle sola yönelerek karşı istikamet yol bölümüne geçtiği sırada tekrar şeridine yönelen 54 SH 085 plaka sayılı motosiklet ile tespit edilen noktada çarpışması sonucu meydana geldiğinin kabulü halinde; sanığın karşı istikametten gelen motosiklet sürücüsü nedeniyle hızını azaltarak sağa yönelip kaplama üzerinde kalacak şekilde etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı tali kusurlu olduğu, diğer ... sürücüsünün asli kusurlu olduğu, katılanın kusursuz olduğu; olayın 44 LE 269 plaka sayılı motosikletin kontrolsüz şekilde Toki istikameti yol bölümüne geçerek tespit edilen noktada diğer motosiklet ile çarpışması sonucu meydana geldiğinin kabulü halinde; sanığın şerit ihlalinde bulunması sebebiyle asli kusurlu olduğu, diğer ... sürücüsü ve katılanın kusursuz olduğu belirtilmiştir.

5. Katılanın sanık hakkında şikayetçi olduğu, uzlaşmayı kabul etmediği ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Sanığın temyiz isteği yönünden;
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen kusur durumuna ilişkin raporların oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu, olayın sanığın beyan ettiği şekilde gerçekleşmiş olma ihtimalinde dahi sanığın kusursuz olmadığının belirtildiği anlaşılmakla; sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen katılanın yaralanmasına ilişkin raporlarda; katılanın yaralanmasının vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını (2) derecede etkileyecek nitelikte ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun açıkça belirtildiği anlaşılmakla; sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

Mahkemece sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile uygulanmamasına karar verilmediği anlaşılmakla; sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/113 Esas, 2022/878 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.