WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/211 E.  ,  2024/339 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/186 E., 2015/91 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2014/186 Esas, 2015/91 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli, 2019/10846 Esas, 2021/3814 Karar sayılı kararı ile;
"Suçtan zarar gören 2011 doğumlu mağdur ...'in kanuni temsilcileri olan annesi ... ve babası ...'in sanıktan şikayetçi oldukları ancak; 5271 sayılı CMK'nın 234/2. maddesi uyarınca, anılan yaşı küçük mağdura yargılama aşamasında zorunlu vekil atanmadığı anlaşılmakla; suç tarihi itibariyle on sekiz yaşından küçük olan mağdura 5271 sayılı CMK'nın 234/2. maddesi uyarınca vekil atanması ile gerekçeli kararın bu vekile tebliğ edilmesi, verilmesi halinde temyiz dilekçesinin ve bu temyiz istemine ilişkin ek tebliğnamenin eklenerek gönderilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE" karar verilmiş olup, kararda belirtilen eksiklik Mahkemesince giderilmiş ve dosya gereği için Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.06.2019 tarihli ve 2016/24833 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kusur tespitine, asli kusurlu olanın mağdur ... olduğuna, alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, mağdurların zararlarının sigortadan karşılandığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme dahil tüm lehe olan hükümlerin hakkında uygulanması gerektiğine, kararın kanun ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay günü saat 09:57 sıralarında, katılan ...'in sevk ve idaresindeki ... ile meskun mahalde, iki şeritli bölünmüş asfalt kaplama yolda sağ şeritte seyir halindeyken, aynı istikamette sol şeritte seyir halinde olan sanığın sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römorkun da sağ şeride yanaştığı esnada, katılanın kullandığı aracı fark etmemesi sonucu otomobilin sol arka çamurluk kısmına çarptığı ve çarpmanın etkisiyle katılan sürücünün kullandığı aracın orta refüjdeki bordür taşlarına çarptığı ve aydınlatma direğinin otomobilin üzerine düşmesi sonucu sürücü katılan ... ve aracında yolcu olarak bulunan katılanlardan ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde, ...'in hayati geçirecek ve vücudunda 4.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, ...'in ise, hayati geçirecek ve vücudunda 6.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları anlaşılmaktadır.

2.Kaza tespit tutanağında ve yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 16.03.2015 tarihli trafik bilirkişi raporunda; sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a kod numaralı sürücülere ait diğer kusurlarından olan "şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak" kuralını ihlal ettiği ve tamamen kusurlu olduğu, diğer ... sürücüsü katılan ...'ın ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği görülmektedir.

3. Kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, katılanlara ait genel adli muayene raporları, sanığın alkolsüz olduğuna dair alkolmetre ve alkol raporu sonucu, PTS kayıtlarını içerir CD görüntüleri, kaza anında sanığın hızının 82 km/s olduğuna dair takograf cihaz çıktısı, tanık M.H.K.'nın anlatımı ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

4.Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece 11.11.2014 tarihinde haklarında katılma kararı verildiği, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın da gerçekleşmediği, duruşmada alınan beyanlarında;

Katılan ...'ın; "Ben daha önce hazırlık aşamasında ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. Olay günü benim idaremde olan yanımda eşim Nurcan, kızım Deniz ve torunum Efnan Zeynep'in de bulunduğu 24 FC 238 plaka sayılı ... ile seyahat etmekte iken sanık ...'ün kullanmakta olduğu çekici ile meydana gelen trafik kazası sonucu kızım, eşim ve torunumda yaralanmalar olmuştur. Olay sebebiyle aracım pert oldu. Ben sağ şeritte Erzurum'a doğru seyir halinde iken sanığın kullanmış olduğu ve sol şeritte seyreden tır beni farketmemiş ve benim şeridime geçmek isterken kaza meydana gelmiştir. Olay sebebiyle benim maddi ve manevi zararım mevcuttur. Kızımın tedavi masraf olarak 20.000 TL harcadım. Bu maddi zararımın sanık tarafından karşılanmasını talep ederim. Ayrıca diğer zararlarımı da Tercan Asliye Ceza mahkemesine ayrıca bildireceğim. Olay sebebiyle sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılma talebim vardır " dediği,

Katılan ...'in; "Ben daha önce hazırlık aşamasında ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. Olay günü babamın idaresinde olan ... ile sanığa ait ... çarpışmıştır. Ancak ben olaya ilişkin hiçbirşey hatırlamıyorum. 2 ay hastanede komada yattım. Benim olay sebebiyle maddi zararlarımı babam karşılamıştır. Ancak ben 5 aydır çalışamadığım için kendi maddi zararım da vardır. Bunu Tercan Asliye Ceza mahkemesine ayrıca bildireceğim. Olay sebebiyle sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılma talebim vardır " dediği,

Katılan ...'ın; "Ben daha önce hazırlık aşamasında ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. Olay günü eşim ...'in idaresindeki 24 FC 238 plaka sayılı ... ile torunum Efnan Zeynep'i yanımızda kızım Deniz ile birlikte Erzurum'a tedaviye götürmekte iken sanık ...'ün kullanmakta olduğu çekici ile eşimin kullandığı aracın birbirine çarpmasından dolayı meydana gelen trafik kazası sonucu kızım, eşim ve torunumda yaralanmalar olmuştur. Olay sebebiyle aracımız pert oldu. Eşim sağ şeritte Erzurum'a doğru seyir halinde iken sanığın kullanmış olduğu ve sol şeritte bulunan ... bizim üzerimize doğru geldiğini eşimin söylemesi üzerine sanığın kullandığı tır bize çarptı. farketmemiş ve benim şeridime geçmek isterken olay meydana gelmişti. Olay sebebiyle benim maddi zararım yoktur. Olay sebebiyle sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılma talebim vardır " dediği,

Katılan ...'ın; "Ben daha önce hazırlık aşamasında ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. Olay günü meydana gelen kazada bern ... içerisinde değildim. olayı daha sonra öğrendim. Meydana gelen Kaza sebebiyle kızım Efnan Zeynep ile eşim Deniz ve kayınvalidem Nurcan yaralanmıştı. Eşim ve kızımın yaralanmasından dolayı ben birçok hastane masrafı yaptım. Yani kaza sebebiyle birçok maddi zararım mevcuttur. Bu maddi zararımın sanık tarafından karşılanmasını talep ederim. Maddi zarar miktarını Tercan Asliye Ceza Mahkemesine ayrıca bildireceğim.Olay sebebiyle sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılma talebim vardır " dediği anlaşılmaktadır.

5. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, duruşmada alınan savunmasında;
"Olay günü Tercan merkezdeki lambalarda kırmızı ışıkta durdum, sağ şeritte otobüs yolcu indiriyordu bende sol tarafında durdum sonra yeşil yanınca kalktım, 100 metre ilerledikten sonra otobüste benim şeride geçmek istedi, otobüs benden yol isteyince bende otobüse yol vermek için sağ şeride geçiş yapacakken müşteki ...'in kullanmış olduğu aracı aynadan farketmeyince bulundukları araca çarptım, ... beni sağ şeritten geçmek isteyince olay gerçekleşti, olayda bir kasıt yoktur, suçsuzum beraatimi talep ederim," şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
6.Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Kusur Durumu ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden
Soruşturma aşamasında düzenlenen kaza tespit tutanağı ile uyumlu yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 16.03.2015 tarihli trafik bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2. Cezanın Alt Sınırdan Tayin Edilmesi Gerektiği Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, tamamen kusurlu şekilde ikisi nitelikli olmak üzere toplam dört kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3.Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Erteleme ve Diğer Lehe Hükümlerin Uygulanmaması Yönünden
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi ile 5237 sayılı Kanu'nun 51 inci maddesindeki erteleme hükümlerinin tayin edilen ceza miktarı itibariyle yasal imkansızlık nedeniyle uygulanmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinde düzenlenen seçenek tedbirlere ilişkin olarak da, "Sanığın sosyal ve ekonomik durumu ile suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile uygulanmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun da mahkeme hakiminin takdirinde olduğundan, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2014/186 Esas, 2015/91 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2024 tarihinde karar verildi.