WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/195 E.  ,  2024/3835 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1723 E., 2022/3465 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz itirazlarının esastan reddi ile hükmün onanması

Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk derece mahkemesince;
1.Sanık ...'un 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 43/1, 39/2-c, 62/1 52/2-4,51/1-3-7-8 maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,

2. Sanık ...'ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62/1 52/2-4, maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,

3. Sanık ...'ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 43/1, 62/1 52/2-4, maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,

4. Sanık ...'in 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 43/1, 62/1 52/2-4, maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,

5. Sanık ...'ün 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 74/1-1, 74/1-2. Cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62/1,51/1-3-7-8,53. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapiscezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, katılan vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmasız yapılan inceleme neticesinde 05/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı yasa ile CMK'nın 280/1 maddesinde yapılan değişiklik kapsamında CMK'nın 303/a maddesi uyarınca "olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate karar verilebilecek hal" kapsamında olduğu anlaşılmakla CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 22.01.2021 tarih 2021/83 Esas 2021/115 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/2406 Esas, 2022/2743 Karar sayılı kararı ile " duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

B.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/1723 Esas, 2022/3465 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, ilk derece mahkemesinde verilen mahkumiyet hükümlerinin CMK'nın 280/2.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanıkların beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz nedenleri;Sanıkların üzerine atılı suçların unsurları oluştuğu, tanık beyanları, bilirkişi raporu toplanan deliller neticesinde suç işlediklerinin sabit olduğu cezalandırılmaları gerektiğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanıkların eylemleri sabit görülerek 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; yargılamaya konu dosya incelendiğinde, Yenipazar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/396 soruşturma dosyasında kasten adam öldürme suçuna ilişkin olarak alınan iletişimin tespiti kararı ile yapılan takip sırasında hakkında dosyası ayrılan Özdal Sayar ve hakkında istinaf incelemesi yapılmayan Erhan Özdemir arasındaki telefon görüşmesinde kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapıldığı bilgisinin alınması üzerine 5271 sayılı CMK'nın 138/2.maddesi kapsamında tesadüfen elde edilen delil olarak değerlendirilip, 2863 Sayılı Kanunun 74.maddesine muhalefet suçu yönünden Erhan Özdemir ve Özdal Sayar hakkında, ardından ..., ... ve ... hakkında CMK'nın 135.maddesi gereğince iletişimin tespiti kararları alınarak telefon dinlemelerinin yapıldığı, bu dinlemeler sırasında yargılamaya konu bir kısım olayların delillerinin ayrıca elde edildiği, burada öncelikle çözülmesi gereken sorunun, iletişimin tespiti kararlarına istinaden elde edilen delillerin 2863 Sayılı Kanunun 74.maddesi dışında, 2863 Sayılı Kanunun 67/2.maddesinde düzenlenen "Ticareti yasak olan kültür ve tabiat varlıklarının ticareti" suçunda kullanılıp kullanılamayacağı, elde edilen delillerin bu suç yönünden tesadüfen elde edilen delil olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkin olduğu, bu bağlamda Yargıtay Kararları incelendiğinde;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.12.2013 tarih ve 2013/599 sayılı kararında belirtildiği gibi “maddi gerçeğin araştırılması aşamasında kişisel ya da toplumsal değerlerin korunması zorunludur. Bu değerlerin korunması amacıyla kanun koyucu delillerin serbestliği ilkesine "delil yasakları" olarak adlandırılan bir takım sınırlamalar getirmiştir. Delil yasakları, "delil elde etme" ve "delil değerlendirme" yasağı olarak iki gruba ayrılmaktadır. Delillerin elde edilme şekline ilişkin yasaklara "delil elde etme yasakları", hukuka uygun elde edilmiş bile olsa o delilin yargılamada ortaya konulup değerlendirilebilmesine ilişkin yasaklara ise "delil değerlendirme yasakları" denilmektedir.

İfade alma ve sorgunun 5271 sayılı CMK'nın 148. maddesinde sayılan şekillerde yapılması, tanıklıktan çekinme hakkı olan kişiye bu hakkının hatırlatılmaması delil elde etme yasaklarına; duruşmada tanıklıktan çekinen tanığın önceki ifadesinin okunamaması, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin aynı Kanun'un 135. maddesinin altıncı fıkrasında sayılanlar dışında bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılmaması ise delil değerlendirilmesi yasaklarına örnek olarak gösterilebilir.”

Ceza Genel Kurulu 03.07.2007 tarih ve 2007/167, 22.01.2008 tarih ve 2008/3 karar sayılı kararlarında da, hukuka aykırı olarak elde edilmiş bulunan iletişim tespit tutanaklarının hükme esas alınamayacağını belirtmek suretiyle iletişimin dinlenilmesi hususunda önemsiz/şekli hukuka aykırılık anlayışının geçerli bulunmadığı kabul edildiği, CMK'nın 135. maddesinde iletişimin dinlenilmesinin katalog suçlar için mümkün kılınması, katalog harici suçlar için tespit edilmiş delilleri CMK'nın 138. maddesinin dahi dışında tutması hukuka aykırı bir kararla elde edilmiş iletişim tespit tutanaklarının hükme esas alınmayacağının kanun tarafından da açıkça öngörüldüğünü göstermektedir.

CMK'nın 138/2. maddesinde telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen tesadüfi delillerin katalog suçlardan birine ait olması öngörüldüğü gibi, tesadüfen elde edilen delilin derhal cumhuriyet savcılığına bildirilmesi de gereklidir. Yine CMK'nın 217/2. maddesine göre ''Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir''. CMK'nın 135. maddesinde sayılan başka bir suç nedeniyle iletişiminin tespit edilmesi sırasında, katolog suçlardan olmayan ve bu nedenle tesadüfi delil kapsamında değerlendirilemeyen "Ticareti yasak olan kültür ve tabiat varlıklarının ticareti" suçuna dair iletişimin tespit tutanaklarına istinaden alınan ikrar ve sair deliller kanunda gösterilen (hukuka uygun yöntemlerle) tespit edilmediğinden suçun sübutunda delil olarak kullanılamayacağı kabul edilmelidir.

Yargıtay 12.Ceza Dairesi'nin 24/03/2015 Tarih - 2013/26602 Esas ve 2015/4967 Karar sayılı kararında " ... Her ne kadar sanıklar hakkında, izinsiz olarak kültür varlığı ticareti yapmak suçunu işledikleri iddia olunmuş ve sanıkların gerçekleştirdikleri telefon görüşmelerinde tarihi eser alım satımına yönelik söylemlerde bulunmakta iseler de, 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesine temas eden izinsiz kültür varlığı ticareti yapma suçunun 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesinde sayılan ve iletişimin tespitine karar verilebilecek katalog suçlardan olmadığı, bu itibarla görüşme içeriklerinin anılan suç yönünden sanıklar aleyhine, hukuka uygun olarak elde edilmiş delil vasfında bulunmadığı, kaldı ki iletişimin tespitine ilişkin tutanaklarda belirtilen eserlerin neler olduğuna ve 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadıklarına, dolayısıyla söz konusu suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına dair bir saptamanın da yapılamadığı, yine sanıkların inkara yönelik savunmalarının aksine delil mevcut olmadığı, sanıklara atılı izinsiz olarak kazı yapmak suçu 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesinde sayılan ve iletişimin tespitine karar verilebilecek katalog suçlardan ise de, iletişimin tespitine ilişkin tutanak içeriklerinde, hangi mevkiide ve ne zaman kazı yapıldığına, dolayısıyla kazı suçunun unsurlarının tereddütsüz şekilde tespitine yönelik görüşmelerin yer almadığı, bu itibarla sanıkların üzerine atılı izinsiz olarak kazı ve kültür varlığı ticareti yapma suçlarının unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunda oluşan şüphenin sanıklar lehine yorumlanması gerektiği..." şeklinde değerlendirme yaptığı görülmüştür.

Bu genel açıklamalar ışığında İlk Derece Mahkemesi kararı incelendiğinde;
Sanık ...'un yargılamaya konu 7.Olay kapsamında yaptığı telefon görüşmelerinde tarihi eser görmeye yönelik söylemlerde bulunmakta ise de; 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesine temas eden izinsiz kültür varlığı ticareti yapma suçunun 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesinde sayılan ve iletişimin tespitine karar verilebilecek katalog suçlardan olmadığı, bu itibarla görüşme içeriklerinin anılan suç yönünden sanık aleyhine, hukuka uygun olarak elde edilmiş delil vasfında bulunmadığı, kaldı ki iletişimin tespitine ilişkin tutanaklarda belirtilen eserlerin, istinaf incelemesi dışında kalan Zafer Kapağan'ın ikametinde yapılan aramada herhangi bir eser bulunamayışı dikkate alındığında bu eserlerin neler olduğuna ve 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadıklarına, dolayısıyla söz konusu suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına dair bir saptamanın da yapılamadığı görülerek, ayrıca yine yargılamaya konu 5.Olay kapsamında herhangi bir somut bağlantısı tespit edilemediğinden, sanığın atılı suçu işlediğine, işlenişine katkıda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin, kanuni delile ulaşamadığı sabit olması nedeniyle sanık ...'un Kültür ve Tabiat Varlığını Satışa Arz Etme, satmak, vermek satın almak, kabul etmek suçundan beraatine karar verilmiştir.
Sanık ...'ın yargılamaya konu 7.Olay kapsamında yaptığı telefon görüşmelerinde tarihi eser alışverişi için bağlantı yaptığına dair söylemlerde bulunmakta ise de; 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesine temas eden izinsiz kültür varlığı ticareti yapma suçunun 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesinde sayılan ve iletişimin tespitine karar verilebilecek katalog suçlardan olmadığı, bu itibarla görüşme içeriklerinin anılan suç yönünden sanık aleyhine, hukuka uygun olarak elde edilmiş delil vasfında bulunmadığı, kaldı ki iletişimin tespitine ilişkin tutanaklarda belirtilen eserlerin, istinaf incelemesi dışında kalan Zafer Kapağan'ın ikametinde yapılan aramada herhangi bir eser bulunamayışı dikkate alındığında bu eserlerin neler olduğuna ve 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadıklarına, dolayısıyla söz konusu suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına dair bir saptamanın da yapılamadığı görülerek, ayrıca yine yargılamaya konu 5.Olay kapsamında herhangi bir somut bağlantısı tespit edilemediğinden, sanığın atılı suçu işlediğine, işlenişine katkıda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin, kanuni delile ulaşamadığı sabit olması nedeniyle sanık ...'ın Kültür ve Tabiat Varlığını Satışa Arz Etme, satmak, vermek satın almak, kabul etmek suçundan beraatine karar verilmiştir.

Sanıklardan ...'ın yargılamaya konu 7.Olay kapsamında yaptığı telefon görüşmelerinde ve her iki sanığın yargılamaya konu 5.Olay kapsamında tarihi eser alışverişi için bağlantı yaptığına dair söylemlerde bulunmakta ise de; 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesine temas eden izinsiz kültür varlığı ticareti yapma suçunun 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesinde sayılan ve iletişimin tespitine karar verilebilecek katalog suçlardan olmadığı, bu itibarla görüşme içeriklerinin anılan suç yönünden sanıklar aleyhine, hukuka uygun olarak elde edilmiş delil vasfında bulunmadığı, kaldı ki iletişimin tespitine ilişkin tutanaklarda belirtilen eserlerin, 7.Olay kapsamında istinaf incelemesi dışında kalan Zafer Kapağan'ın ikametinde yapılan aramada herhangi bir eser bulunamayışı dikkate alındığında bu eserlerin neler olduğuna ve 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadıklarına, dolayısıyla söz konusu suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına dair bir saptamanın da yapılamadığı görülerek, ayrıca yine yargılamaya konu 5.Olay kapsamında sanıklardan ...'in üzerinde ele geçirilen ve 2863 sayılı Yasa kapsamında korunması gerekli tasnif ve tescile tabi olan 2 adet bronz sikkenin sanığın aksi kanıtlanmayan savunmasına göre bir gün önce zeytinlerin dibini temizlerken bulduğunu belirtip diğer sanık ...'a göstermek isterken Jandarmanın gelip işlem yaptığını belirtmesi dikkate alındığında, henüz 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen 3 günlük bildirim süresi içinde bildirim yükümlülüğünde bulunmayacağına ya da aynı süre zarfında kültür varlığı ticareti suçuna konu edeceğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanıkların atılı suçu işlediğine, işlenişine katkıda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin, kanuni delile ulaşamadığı sabit olması nedeniyle sanıkların Kültür ve Tabiat Varlığını Satışa Arz Etme, satmak, vermek satın almak, kabul etmek suçundan beraatlerine karar verilmiştir.

Sanık ...'ün yargılamaya konu 8. olay kapsamında yaptığı değerlendirilen telefon görüşmelerinde sanık ... ile konuşmaları bulunmakta ise de; sanığın kazı olayına katıldığına, ya da yardım ettiğine, yargılanan diğer sanıklarla bağlantısı bulunduğuna dair somut başkaca delil bulunmadığından, sadece bu konuşma içeriğine dayanarak kültür varlıklarını bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yapmak suçuna iştirak ettiğinin kabul edilemeyeceği, dolayısıyla sanığın atılı suçu işlediğine, işlenişine katkıda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin, kanuni delile ulaşamadığı sabit olması nedeniyle sanığın kültür varlıklarını bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yapmak suçundan beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.07.2024 tarihinde karar verildi.