WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/147 E.  ,  2023/2821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/328 E., 2022/601 K.
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/50 Esas, 2015/382 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2.Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/50 Esas, 2015/382 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2020/6426 Esas, 2022/2851 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.

3.Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2022 tarihli ve 2022/328 Esas, 2022/601 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesisinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2023 tarih, 2022/145058 sayılı tebliğnamesi ile kararın onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; lehe hükümlerin uygulanmadığına ve yokluğunda karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde "... 15/11/2014 günü sanığın 20 YC 484 plakalı ... ile seyir halinde iken alkollü olduğunun anlaşıldığı, ancak sanığın alkolmetreye üflemeyi ve kan örneği alınmasını reddetmesi nedeniyle alkol ölçümünün yapılamadığı, bir Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde ... kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edilebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulü gerektiği, adli rapor, kollluk tutanağı ve tutanak mümzii tanıkların yeminli beyanları itibariyle sanıktaki alkol oranının dışarıdan gözlemlenebilir ve sanığın ayakta duramayacak düzeyde olması itibariyle 100 promilden yüksek ve güvenli sürüş yeteneğini kaybettirecek düzeyde olduğunun kabulü gerektiği, sanığın alkollü şekilde ... kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği, ancak alkol ölçümü yapılamadığı ve bu haliyle sanıktaki alkol oranı objektif şekilde tespit edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık lehine değerlendirilerek alkol oranının alt düzeyde olduğunun kabulü ile cezanın alt sınırdan tayin edilmesinin adilane olacağı kanaat ve sonucuyla aşağıdaki gibi karar verilmiştir. " denilmiştir.

2.5271 sayılı Kanunun 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilip genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşılmıştır.

3.Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.

4.Olay anında ... içerisinde bulunan Tanık Levent'in ... içerisinde sanıkla birlikte alkol aldıklarını ifade ettiği görülmüştür.

5.Suç tarihinde düzenlenen adli raporda "Uyumlu değil,iletişim kurulamıyor.(Alkollü maddeye bağlı olarak) İleri derecede alkollüdür" ibarelerinin bulunduğu tespit edilmiştir.

6.Sanığı yakalayan kolluk görevlilerinin yargılama aşamasında alınan ifadelerinde sanığın ayakta duramayacak kadar alkollü olduğunu, sorulara mantıklı cevaplar veremediği, ... sevk ve idare edecek durumda olmadığına yönelik beyanda bulundukları anlaşılmıştır.

7.Adli raporu tanzim eden doktorun yargılama aşamasında alınan ifadesinde sanığın alkolmetre ölçümüne ve kan alımına izin vermediğini, aşırı derecede alkollü olduğunu, ölçüm yapılabilse iki-üç promil alkollü çıkacağına yönelik beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

8.Sanığa ait adli sicil kaydının dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1.Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemece toplanan deliller ışığında suçun subütunda ve olduğu mahkumiyetine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamış; ancak sanığın eylemine uyan suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrasında tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun cezasının iki yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmesi, aynı yasanın 49 uncu maddesinde ise süreli hapis cezalarının aksi kanunda belirtilmedikçe 1 aydan az olamayacağının hüküm altına alınması karşısında atılı suçun alt sınırının 1 ay olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edildiği bildirilerek temel cezanın 3 ay hapis cezası olarak belirlenerek çelişki yaratılması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Kasıtlı suçtan sabıkası bulunan sanığın bir daha suç işlemeyeceğine yönelik kanaate istinaden lehe hükümlerin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiştir.

3.Duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmeyen ve daha önce ifadesine başvurulan sanığın yokluğunda karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2022 tarihli ve 2022/328 Esas, 2022/601 Karar sayılı kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.09.2023 tarihinde karar verildi.