12. Ceza Dairesi 2023/1347 E. , 2023/4437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/190 E., 2016/184 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaali Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/190 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.04..2021 tarihli hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; cinsel taciz suçunun oluştuğuna, sanığa ek savunma hakkı verilerek, bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1."Tüm dosya kapsamı birlikte ele alınarak yapılan değerlendirmede; her ne kadar sanık hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu bozma suçundan kamu davası açılmış ise de, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2013/1438 Esas 2014/25299 Karar nolu kararı ışığında sanığın ilgi duyduğu anlaşılan katılana yönelik çektiği tespit edilen 5 adet mesajın gönül ilişkisine yönelik teklif mahiyetinde olduğu, suçun ısrar unsurunun tam olarak gerçekleşmediği, tespit edilen mesajlar haricinde herhangi bir huzur ve sükun bozmaya yönelik eyleminin belirlenemediği bu bağlamda yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir." şekilde hüküm kurulmuştur.
2.Sanık savunmasında aynen "Soruşturma aşamasında beyanda bulunmuştum bu beyanlarımı tekrar ederim, dosyada mevcut mesaj içerikleri mesajlar bana aittir, mesajları ben gönderdim, ancak ilk beyanım yalnış anlaşılmış ben kendisine gönül vermedim, sanırım mesajları yalnışlıkla çektim numarayı karıştırmış olabilirim, suçsuzum beraatimi talep ederim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
3.Müşteki talimat mahkemesinde aynen "Olayla ilgili poliste vermiş olduğum ifadem doğrudur. Tekrar ederim. Kendisi eski oturduğum mahalleden komşum olur. Sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunarak katılma talebinin olduğunu belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
1.TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, sanığın katılana 5 adet telefonla mesaj gönderdiği, bu mesajların içeriğinde özetle, katılanı sevdiğini, onun için ağladığını ifade ettiği, eyleminde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun yasal unsuru olan ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeniyle; Cumhuriyet savcısının cinsel taciz suçunun oluştuğu yönündeki temyiz itirazı ise, cinsel taciz suçunun maddi unsuru, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz edilmesi olup, mesaj içeriklerinde cinsellik içeren ifadelere rastlanılmadığından, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaali Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/190 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!