WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/125 E.  ,  2023/3118 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/496 E., 2022/527 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 19.01.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 17.06.2008 tarihinde tutuklandığını, hakkında açılan davanın Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/197 Esas - 2015/295 Karar sayılı kararı ile sonuca bağlandığını ve davacının atılı suçtan beraatine karar verildiğini, 19.08.2008 tarihinde tahliye edilen davacının toplam 2 ay 2 gün haksız yere tutuklu kaldığını, tutuklanmadan önce ... alım satımı işi ile ilgilendiği, gelirinin oldukça iyi olduğu, haksız tutuklanma sebebiyle tüm birikimini ve sermayesini kaybettiğini, avukatlık masrafları, okuyan 3 çocuğun bakımı, ev kirası gibi masrafların zor günler geçirmesine sebep olduğunu ve davacının tüm bu süre boyunca haksız yere tutuklu kalmaktan dolayı manevi olarak da zarar gördüğünü belirtilerek, davacının cezaevinde haksız olarak tutuklu kaldığı 2 ay 2 gün için toplam 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 110.000,00 TL tazminatın 17.06.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 01.02.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, avukatlık ücreti talep edilemeyeceğini ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

3. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/30 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/30 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.04.2022 tarihli ve 2021/729 Esas, 2022/3058 Karar sayılı kararı ile davalı bakımından hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı bakımından ise mahsup araştırılmadığı ve kabule göre de eksik maddi ve manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Bozma kararı üzerine Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/496 Esas, 2022/527 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12.01.2023 tarihli tebliğnamesi ile davalı bakımından temyiz isteminin kesinlik nedeniyle reddini, davacı bakımından eksik maddi ve manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davalı vekilinin temyiz isteği; davanın süresinde açılmadığına, davaya konu işlemlerin haksız olmadığına ve davanın reddi gerektiğine ilişkindir.

2. Davacı vekilinin temyiz isteği; eksik maddi ve manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Davacı hakkında Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/197 esas-2015/295 karar sayılı dosyada uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan beraat karar verildiği anlaşılmaktadır.
...
Davacının yargılandığı ve beraat ettiği Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine ait karar ve kesinleşme şerhi incelendiğinde;davacı hakkında atılı suçtan 12/11/2015 tarihinde verilen beraat kararının bu karara karşı lehe ve aleyhe yapılan bir temyiz başvurusu bulunmaması nedeniyle 06.01.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Bu haliyle davanın süresinde açıldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2021/729 Esas ve 2022/3058 Karar sayılı ilamı ile Mahkememizce tesis edilen hüküm bozularak Mahkememizin 2022/496 Esas sayılı dosyasında tekrar yapılan incelemede; davacının tutuklu kaldığı sürenin Balıkesir İnfaz Hakimliğinin 2022/4200 Esas - 4189 Karar sayılı ilamı ile mahsup edildiği, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarihli ve 2015/197 Esas sayılı yazısından anlaşılmaktadır.

Maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre, davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği 17/06/2008 tarihi ile 19/08/2008 tarihleri arasında serbest olarak kazalı ... alıp tamir ettirdikten sonra kar amaçlı olarak sattığının,ikinci el ... alıp kar amaçlı sattığının,sabit bir işyerinin olmadığının tespit edildiği,bu haliyle davacının ... alım satımına ilişkin kayıtlı bir işinin bulunmadığı anlaşılmakla,davacının en azından temel ihtiyaçlarını karşılayacak, insanca yaşamasına olanak tanıyan en düşük net asgari ücretin tamamı üzerinden belirlenecek miktarın maddi tazminat olarak hesaplanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, davacının tutuklu kaldığı dönemlerde geçerli olan net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda toplam 940,00 TL maddi tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği anlaşılmıştır. (17/06/2008-30/06/2008 tarihlerinde geçerli olan aylık 608,40 TL, 01/07/2008-19/08/2008 tarihlerinde geçerli olan aylık 638,70 TL asgari ücret dikkate alınarak maddi tazminata ilişkin hesaplama yapılmıştır.)

Manevi tazminat talebi yönünden ise, manevi tazminat tutarının nasıl hesaplanacağı konusunda nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı hakkında yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırması, davacının tutuklu kaldığı süre, beraat ettiği eylemin niteliği,açılan tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer, hak ve nasafet ilkeleri dikkate alındığında, davacı lehine 1000,00 TL manevi tazminatın davacının manevi zararını telafi edeceği kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar bozma ilamında manevi tazminatın düşük olduğundan dolayı bozma kararı verilmiş ise de Yargıtay ilamından sonra davcının tutuklulukta kaldığı sürelerin başka bir cezasından mahsup edildiği anlaşılmakla yerleşik Yargıtay uygulamaları kapsamında mahsup kararının da gözetilmesi gerekmekle tazminat miktarında artırıma gidilmemiştir. Daha önce davacı lehine kesinlik sınırları içerisinde hükmedilen tazminatın ise davalı tarafından yapılan aleyhe temyizin reddi nedeniyle aleyhe değiştirilemeyeceği değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." denilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Davalı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 5.810,00 TL olduğu, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 17.06.2008 - 19.08.2008 tarihleri arasında 63 gün tutuklu kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 1.940,00 TL olması nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün davalı açısından kesin olduğu anlaşılmıştır.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/197 Esas - 2015/295 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 17.06.2008 - 19.08.2008 tarihleri arasında 63 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.01.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmamakla birlikte, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, davacının tazminata esas ceza dava dosyasında tutuklu kaldığı sürenin tamamının Balıkesir İnfaz Hakimliğinin 2022/4200 Esas - 4189 Karar sayılı kararı ile mahsup edildiği anlaşılmakla, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yerinde görülmüş olup, davacı vekilinin eksik maddi ve manevi tazminata hükmedildiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden ;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/496 Esas, 2022/527 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteğinin, 1086 sayılı Kanun’un 432 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/496 Esas, 2022/527 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.