WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/1106 E.  ,  2023/4545 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/146 E., 2016/162 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ortaca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli 2016/146 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.04.2021 tarihli ve 2016/394381 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Müştekinin temyiz isteği; sanığın savunmasında yalan beyanda bulunduğuna, telefon kayıtlarının yeniden incelenmesi gerektiğine, ilişkindir.

O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; sanığın müştekiyi arayarak eşinin başka kadınla birlikte olduğuna yönelik sözler sarf ettiği, eylemin alınan iletişim tespit raporuyla sabit olduğunu, sanığın üzerine atılı suç bakımından hukuka aykırı başka davranışta bulunduğundan suçun oluşmasına rağmen yargılama yapılmaksızın tensip zaptı ile beraat kararı verilmemesi gerektiğini, tarafların dinlenmeden hüküm kurulmaması gerektiğini, müştekinin hakları gözetilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Müşteki kullanmakta olduğu 0 5...06 numaralı hattının 27.09.2015 tarihinde saat 17.15 de özel numaradan arandığını, telefondaki bayan şahsın kendisine hitaben "şu an eşin... isimli bayanın yanında, birlikte içki içiyorlar, takip et kocanı, ben sadece seni uyarmak istedim, yoksa yuvan yıkılacak" şeklinde söyleyip telefonu kapattığını, bu esnada eşinin kayınvalidesinin yanında olduğunu, ayrıca ismi verilen bayanı tanıdığını, kendisini telefonla arayarak eşinin başka bir kadınla birlikte olduğunu söyleyerek huzurunu bozan şahsın tespit edilmesini, bu şahıstan şikayetçi olduğunu bildirmesi üzerine olaya ilişkin soruşturma başlatıldığı, müştekiyi belirtilen tarihte 0 5... 18 numaralı hattını kullanan ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar düzenlenen...'ın aradığının belirlendiği, şahsın alınan savunmasında söz konusu hattın kendi üzerine kayıtlı olduğunu ancak bu hattın kiracısı Hava ... tarafından kullanıldığını beyan ettiği, sanık ... ...'in istinabe yoluyla alınan ifadesinde söz konusu hattın kendisi tarafından kullanıldığını, olay tarihinde müştekiyi kayınvalidesi hasta olduğundan aradığını, ancak telefonun meşkul olduğunu, sonradan arayıp telefonu Şadiye Çolak'a verdiğini, müştekiye iddia edildiği gibi sözler söylemediğini, bir yanlış anlaşılma olduğunu beyan ettiği, müştekinin şüpheliden şikayetçi olup, uzlaşmaya yanaşmadığı, sanığın olay tarihinde kullanmakta olduğu telefon ile müştekiyi arayarak onun eşinin başka bir kadınla birliktelik yaşadığına dair sözler sarf ettiği, bir şahsın eşi hakkında bu yöndeki sözlerin o şahsın huzurunu bozacak nitelikte olduğu iddiası ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır.

2.Mahkemece; her ne kadar sanık hakkında unsurları 5237 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, atılı suçun maddi unsurunun "ısrar" olduğu, iddianamede sanığın suç tarihinde saat 17:15'te müştekiyi aradığını iddia edilmesi karşısında suçun maddi unsurunun oluştuğundan bahsedilemeyeceği, bu hali ile sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlandığı anlaşılarak, 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin 2 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3.Sanık soruşturma aşamasında beyanında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, savunmuştur.

4.Müşteki soruşturma aşamasında beyanında, sanığın atılı suçtan cezalandırılmasını talep ederek sanık hakkındaki şikayetçi olmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Müştekinin temyiz istemi yönünden,
Müştekinin katılan sıfatı bulunmadığından hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiş ve bu nedenle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yönünden;
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet Savcısının temyizinin incelenmesinde, TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükunun bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde; beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve bu nedenle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Müştekinin temyiz istemi yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ortaca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2023 tarihli kararırına yönelik müştekinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendine açıklanan nedenlerle Ortaca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2016/146 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.