12. Ceza Dairesi 2023/1099 E. , 2023/4555 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/153 E., 2016/420 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Afşin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/153 Esas, 2016/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.04.2021 tarihli ve 18-2016/395356 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Müştekinin temyiz isteği; yerel mahkeme kararını temyiz ettiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'ın amcasının oğlu olan ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Kadir Atalay ile müşteki ... arasında gönül ilişkisinin bulunduğu, bir müddet devam eden bu gönül ilişkisinin 2015 yılı Aralık ayı içerisinde sona erdiği, bunun akabinde dosya kapsamındaki mesaj inceleme tutanağından da anlaşılacağı üzere sanık ...'in kullanmakta olduğu 0 5...34 nolu hattan müşteki ...'in kullanmakta olduğu 0 5...52 nolu hatta olay tarihlerinde "beraber yatardık, beraber yatalım mı, g.tün benim olacak, ben yapayım, ben bir kere yapayım, tadımlık, yarın sana yapacağım, sana yarın g.tten yapacağım, hemde sen isteyeceksin, seni g.tünü çok istiyorum, ben arkadan istiyorum, mezar da da olsa o g.t benim olacak, g.tün benim olacak, ben arkadan istiyorum bir kere, arkadan bişi olmaz, g.tünü bana verecen, bir kere yapacağım, o g.t benim olacak" şeklinde zincirleme olacak şekilde birden fazla kez mesaj atarak cinsel tacizde bulunduğu, yine 29.12.2015 tarihinde aynı şekilde sanık ...'in müşteki ...'e "çok kötü ederim seni" şeklinde mesaj atarak tehdit ettiği, müşteki ...'in bu olaylar akabinde Afşin Belediyesindeki işinden çıkarıldığı, müşteki ...'in olayla ilgili sanık ...'den şikayetçi olduğu, bu suretle sanığın fikri içtima kapsamında zincirleme olarak üzerine atılı cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile tehdit suçunu işlediği iddiası ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Mahkemece; sanık hakkında olay tarihinde atılan mesajlarda zincirleme olacak şekilde birden fazla kez mesaj atarak cinsel tacizde bulunduğu, yine 29.12.2015 tarihinde aynı şekilde sanık ...'in müşteki ...'e "çok kötü ederim seni" şeklinde mesaj atarak tehdit ettiği, her ne kadar sanık kullandığını kabul ettiği hattan kendisinin mesaj atmadığını Kadir Atalay'ın mesaj attığını iddia etmişse de; atılan mesajların sayısı, saati, taraflar arasında geçen diyaloglar ve sanık tarafından Kadir'in sanığın adına ve sanık ağzından mesaj atması için herhangi bir sebep ileri sürülememesi, ilk mesajın katılan tarafından atılması da dikkate alındığında her seferinde Kadir'in sanığın telefonununu kullanmasının hayatın olağan akışına uygun düşmemesi bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanık savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya dönük olduğu anlaşıldığından savunmalarına itibar edilmemiş ve sanığın söz konusu mesajları attığı sübut bulmuştur.
Sanığın üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden ise; dosya kapsamında ki mesaj inceleme tutanağının incelenmesinde; 25.12.2015 tarihinde ilk kez katılan tarafından mesaj atıldığı, karşılıklı mesajlaşmanın olduğu, ardından aynı gün farklı saatlerde, 26.12.2015 ve 28.12.2015 tarihlerinde yine katılan tarafından mesaj atıldığı ancak sanığın mesajlara karşılık vermediği, 29.12.2015 tarihinde ise; yine katılan tarafından ilk mesajın atıldığı karşılıklı mesajlaşmaların olduğu ve diyaloglar dikkate alındığında sohbetin rızayla devam edip sonlandığı, son olarak ise; 30.12.2015 tarihinde de yine ilk mesajı katılanın atması üzerine karşılıklı mesajlaşmaların olduğu ve rızayla devam eden sohbetin yine rızayla sonlandığı anlaşılmakla; sanığın katılanın huzur ve sükununu bozmak amacıyla mesaj atmadığı, katılanın atmış olduğu mesajlar neticesinde karşılıklı sohbet ettikleri, sohbeti sanığın başka tarafa çekmeye çalıştığı görülmüşse de tarafların rızayla mesajlaşmaya devam edip rızayla sonlandırdıkları anlaşıldığından sanığın üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun yasal unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin 2 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3.Sanık aşamalardaki beyanlarında, üzerine atıllı suçlamaları kabul etmediğini, savunmuştur.
4.Müşteki aşamalardaki beyanlarında sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasını talep ederek sanık hakkındaki şikayetini devam ettirmiştir.
IV. GEREKÇE
Aşamalar boyunca alınan beyanlarında sanıktan şikayetçi olduğunu beyan eden mağdurun 12.05.2016 tarihli ilk oturumda, 5271 sayılı Kanun 234 üncü maddesindeki haklarının hatırlatıldığı duruşma tutanağında belirtilmekle birlikte mağdurun sanıktan şikayetçi olduğunu bildirmesi üzerine 5271 sayılı Kanun 238 inci maddesinin ikinci bendi gereğince davaya katılmak isteyip istemediğinin açıkça sorularak katılma isteminde bulunması halinde bu konuda bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından şikayetçinin 5271 sayılı Kanun 260 ıncı maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan doğrudan zarar gördüğü ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyması nedeniyle 5271 sayılı Kanun 237 inci maddesinin ikinci bendi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılanın temyizinin incelenmesinde, TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükunun bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde; beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Afşin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/153 Esas, 2016/420 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!