12. Ceza Dairesi 2022/9925 E. , 2023/4478 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1620 E., 2022/4436 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
KARAR : Direnme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/1620 Esas, 2022/4436 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2021/6590 Esas, 2022/2528 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2012 tarihli ve 2010/343 Esas, 2012/1446 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 saylı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2017 tarihli ve 2016/809 Esas, 2017/590 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 saylı Kanuna aykırılık suçundan, önceki hükmün aynen açıklanmasına karar verilerek, 2863 sayılı Kanun'un 67 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/619 Esas, 2018/3839 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 303 üncü maddesinin birici fıkrasının (a) bendi uyarınca yeniden duruşma ve yargılama yapılmaksızın İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve 2021/6590 Esas, 2022/2528 Karar sayılı kararı ile "Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince mahkumiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanunun 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi," nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/1620 Esas, 2022/4436 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.12.2022 tarihli ve 2022/145477 sayılı, düşme görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
1. İstinaf Mahkemesince duruşma açılmaksızın sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 31.03.2020 tarih, 2021/6590 Esas, 2022/2528 Karar nolu bozma ilamına uyularak hüküm kurulması gerekirken, usul ve yasaya aykırı olarak direnme kararı verildiğine,
3. Direnme ve beraat kararının kaldırılması gerektiğine, bu nedenle İstinaf Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine,
ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz isteği;
1. Sanığın beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2.Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılarak karar verilmesi gerekirken, önceki kararın tekrarı mahiyetinde yeniden beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
3. Diğer temyiz sebeplerine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;
1."Yapılan Yargılama Sonucu Yerel Mahkemece Toplanan Delillerden; Yerel mahkemece istinaf incelemesine konu olmayan diğer sanık Recep'in tarihi eserleri satmak isterken yakalandığı iddiası ile başlatılan soruşturma neticesinde yine istinaf incelemesine konu edilmeyen diğer sanık Fahrettin'in beyanı ile sanık Şaban'ın soruşturmaya dahil edildiği ve yargılama neticesinde sanık Şaban'ın mahkumiyetine karar verildiği görülmektedir.
Direnme Gerekçesi:
Dairemizce 18/10/2018 tarihli 2018/619-3839 E-K sayılı kararla yerel mahkemenin mahkumiyet hükmü mevcut delillere göre yerinde görülmediğinden CMK 280/1-a, 303/1-a maddeleri gereğince yerel mahkeme hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiş, kararın katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. C.D'nce sair yönleri incelenmeyen dairemiz kararının duruşma açılarak verilmemesi gerekçesi ile bozularak dosya dairemize gönderilmiştir.
a) Yargıtay Ceza Dairesi kararlarına karşı direnme kararı verilebilmesi için CMK 307/2 maddesi gereğince duruşma açılması zorunlu olup, dairemiz tarafından bu amaçla Yargıtay 12. C.Dnin bozma ilamına karşı karar verilmek üzere duruşma açılmış ve açılan duruşma sonucunda CMK 307/2 maddesi de gözetilerek (sanık hakkında bozmaya konu olan cezadan daha ağır bir ceza verilmediği, bozmaya konu karar öncesinde olduğu gibi sanığın lehine olan beraat kararı verildiği için talimatı ikmal edilmeyen sanığın yokluğunda bozmaya karşı karar verilmiştir.) aynı yasanın 307/3 maddesi gereğince direnme karar verilerek yargılama dosya üzerinden yeniden sonuçlandırılmıştır.
b) Her ne kadar Yargıtay 12. C.D tarafından Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın beraat kararı verebilmesinin ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallere münhasır olduğu ve delil değerlendirmesi yapılmaksızın verilebileceği ifade edilmiş ise de CMK 303/1-a maddesi aynen "olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate... hükmolunması gerekirse" şeklinde olup, anılan kanun hükmü delillerin değerlendirilmesini zorunlu kılmakta ve başkaca bir delil ileri sürülmeden, oluş değiştirilmeden yerel mahkemenin kabulünden farklı ve yeni bir kabule gitmeden, belirtildiği üzere dosyadaki mevcut deliller değerlendirilerek ve yeni bir araştırmaya girmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mevcut delillere göre sanığın beraatine karar verilebilecektir. Zira yasa maddesi Yargıtay 12. Ceza Dairesinin belirttiği gibi derhal beraat kararlarına münhasır değildir.
Yargıtay 7. C.D 2021/27019-2022/5821 E-K sayılı ilamında aynen (çok sayıda farklı ilamlarında da belirttiği üzere);
"05/08/2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20/07/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesindeki '' (1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a)İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ... Karar verir '' ve aynı Yasanın 303/1-a maddesindeki ''(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; ilk derece mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 'hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine' şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceği, CMK'nun 303/1-a maddesinde verilen yetkinin derhal beraat kararı verilebilecek hallere münhasır olmadığı" şeklindeki kararları da gözetildiğinde somut olayda dairemiz tarafından başkaca delil toplanmadığı, mevcut deliller değerlendirilerek sanığın beraatine karar verilmesi karşısında duruşma açılmasına gerek bulunmadığı düşüncesi ile Yargıtay Yüksek 12. C.Dairesinin mezkur bozma ilamına direnilerek yargılama yapılmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.
Şu duruma göre;
Dosyada mevcut 29/03/2010 tarihli arama ve yakalama tutanağı içeriğine göre suça konu olayın, istinaf incelemesine konu olmayan diğer sanık Recep'in altı adet tarihi eseri satmak isterken yakalandığı iddiası ile başlatılan soruşturma neticesinde istinaf incelemesine konu edilemeyen diğer sanık Fahrettin'in beyanı neticesinde sanık Şaban hakkındaki iddia nedeni ile sanık Şaban'ın da soruşturmaya dahil edildiği anlaşılmakla;
Sanık Şaban'ın baştan beri değişmeyen savunmalarında suçu kabul etmeyerek "kepçe operatörü olan diğer sanık Fahrettin Gündoğdu'nun kazı yaptığı esnada tarihi eser bulduğunu, tarihi eserlerin bulunması esnasında şirket şoförü olarak çalışan diğer sanık Recep Başar'ın da olay yerinde bulunduğunu, ancak kendisinin olay yerinde olmadığını, sanık Recep'in bulunan tarihi eserleri satmaya çalışırken yakalanma olayından da haberi olmadığını" savunmuş, diğer sanık Recep ise "sanık Şaban'ın olayla ilgisi olduğuna dair bir şey bilmediğini sanık Şaban ile ilgili olarak diğer sanık Fahrettin'in beyanda bulunduğunu" ifade etmiş olup, sanık Fahrettin ise tüm savunmalarında "şantiyede çalışırken kepçe ile kazı yaptığı esnada bulduğu bir testiyi sanık Şaban'ın istemesi üzerine sanık Şaban'a verdiğini, ancak sanık Recep tarafından satılmaya çalışırken yakalanan altı adet eseri sonradan gördüğünü kendisinin bulduğu eserlerden olmadıklarını yakalanan altı adet eserden haberi olmadığını kendisinin bulduğu eser olmadığını" savunmuştur.
Tüm dosya içeriğine göre, sanık Şaban'ın üzerine atılı suç nedeni ile cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı halde yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi isabetsiz olmakla yerel mahkeme kararının kaldırılarak sanığın beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " denilmektedir.
2.Sanığın "Şaban" olan isminin, UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kaydının incelenmesinde, Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/283 Esas, 2017/258 Karar sayılı kararı ile "Ali" olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Bölge Adliye Mahkemesi'nin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının eylemli uyma olarak kabulü ile hükmü temyizen inceleme görevinin Dairemize ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 29.03.2010 tarihinden tarihinden itibaren, zamanaşımı durma süresi de hesaba katıldığında, 5237 sayılı Kanun'un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce 06.07.2023 tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/1620 Esas, 2022/4436 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!