WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/9851 E.  ,  2024/257 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.02.2015 tarih 2013/234 Esas 2015/52 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, 2863 sayılı Kanun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci,üçüncü, yedinci fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 1ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.02.2015 tarih 2013/234 Esas 2015/52 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii, sanık ... ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.06.2017 tarih 2015/10701 Esas, 2017/4622 Karar sayılı kararı ile " dosya içerisinde mevcut sözü edilen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından, önceki keşfe iştirak edenlerden farklı arkeolog bilirkişiler refakate alınmak suretiyle olay yerinde yeniden keşif yapılarak, kazı mahallinin, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığı tereddütsüz şekilde belirlendikten sonra, sanıklar ..., ... ve ... hakkında anılan Kanunun 74/1-1. cümlesi uyarınca tayin edilen temel cezada, 74/1-2. cümlesi uyarınca indirim yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2017/350 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, 2863 sayılı Kanun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, yedinci fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri;
1. Alınan bilirkişi raporuna göre suça konu alanın kazı yapıldığı tarihte sit alanı olarak tescil kaydı bulunmadığına,

2.Dosyanın zaman aşımına uğradığına,

3.Bozma üzerine sanık hakkında daha ağır ceza verildiğine,

4.Sanık hakkında hüküm kurulurken aralarında husumet bulunan sanık Havva Yıldırımın’ın beyanlarının esas alındığına, bu beyanların da çelişkili olduğuna, mahkemece araştırma yapılmadan çelişkiler giderilmeden karar verildiğine,

5. Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğine,

6.Cezanın kesinleşmesi durumunda sanığın görevi ile ilişiğinin kesileceğine,

7.Mahkemece suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne,

8.Sanığın suç işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine beraat etmesi gerektiğine,

9. Diğer temyiz nedenlerine,
İlişkindir.

B. Sanık ...’ün temyiz nedenleri;
1. Kazıyı yapan kişilerin kedisinin husumetli olduğu kişiler olduğuna,

2. Kendisine iftira atıldığına,

3.Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü; "Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2015 tarih 2013/234 esas 2015/52 karar sayılı kararıyla " İddia, sanık savunmaları, mağdur beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamından sanık ...'un jandarma astsubay, sanık Mustafa Karakaş'ın uzman jandarma, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'nın rütbesiz asker (er) oldukları, adı geçen sanıkların, diğer sanıklar Hava Yıldırım, ..., Mutlu Yıldız, ..., ... ve Mehmet Özdemir ile birlikte izinsiz kazı veya sondaj yaparak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde belirtilen suçu işlediklerinin iddia edildiği dosya da mevcut tutanaklar ile katılan sanık Hava Yıldırım'ın aşamalarda değişmeyen istikrarlı ikrarı ve sanık ...'ın beyanı dikkate alındığında sanıkların üzerlerine atılı izinsiz olarak kazı veya sondaj yapma suçunu işledikleri, kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununa muhalefet ederek izinsiz olarak kazı veya sondaj yaptıkları sabit görülen sanıklar ..., ..., Mutlu Yıldız, ..., Mehmet Özdemir, Mustafa Karakaş ve Hava Yıldırım'ın üzerlerine atılı müsnet suç nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.

Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2015 tarih 2013/234 esas 2015/52 karar sayılı kararına sanık ... müdafii, Sanık ... ve katılan vekilinin temyiz kanun yoluna başvurması üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 01.06.2017 tarih 2015/10701 Esas 2017/4622 Karar sayılı ilamıyla "3-Sanıklar ..., ... ve ...'un mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesine gelince;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'in, atılı suçu işlediğine dair delil olmadığına, olay ile ilgisi bulunmadığına; sanık ... Gökçen müdafinin, sanığın atılı suçu işlemediğine; katılan vekilinin, erteleme kararlarının hukuka aykırı olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Dosya kapsamında mevcut 08.01.2013 tarihli müze uzman raporunda, kazı mahallinde bulunan bir adet kare formlu plaka taş ile kazının yapıldığı yerin, 2863 sayılı Kanunun kapsamı dışında kaldığının belirtildiği, 14.04.2014 tarihli olay yeri keşfinden sonra arkeolog ve sanat tarihçi bilirkişilerce düzenlenen raporlarda da, kazı mahalli ile çevresinin korunması gerekli niteliği haiz olmayıp, çukur içinde ve etrafında herhangi bir tarihi unsura veya küçük bir bulguya rastlanmadığı tespitine yer verildiği, buna karşılık, 08.01.2013 tarihli raporda imzası bulunanlardan farklı arkeologlarca düzenlenen 10.11.2014 tarihli müze uzman raporunda, kazı alanı çevresinde, muhtemelen Roma dönemine tarihlenen bir adet oturan aslan heykeline ait kaideye rastlandığının, sözü edilen kaidenin ve günümüz yayla yerleşimine taşındığı anlaşılan kare formlu yassı taşın, 2863 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları olduğunun, kazının yapıldığı bölgenin de, M. Ö. 2. bin yıldan günümüze kadar iskan görmüş olan antik yayla yerleşimi niteliğini haiz bulunduğunun belirtildiği anlaşılmakla; dosya içerisinde mevcut sözü edilen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından, önceki keşfe iştirak edenlerden farklı arkeolog bilirkişiler refakate alınmak suretiyle olay yerinde yeniden keşif yapılarak, kazı mahallinin, 2863 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığı tereddütsüz şekilde belirlendikten sonra, sanıklar ..., ... ve ... hakkında anılan Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca tayin edilen temel cezada, 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca indirim yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi "nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir."

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 01.06.2017 tarih 2015/10701 esas 2017/4622 karar sayılı bozma ilamı üzerine dosya yeni esasa kaydedilmiş, usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece suçun kanuni unsurlarının tayin ve tespiti için mahallinde, refakate alınan üç kişilik arkeolog bilirkişi heyetiyle birlikte keşif yapılmış, keşif neticesinde dosyaya ibraz edilen 06.04.2022 tarihli bilirkişi heyet raporuyla kazı yapılan yerin I. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiş olduğu yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; sanık ...'un üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçu sübut bulduğundan eylemine uyan 2863 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince suçun işleniş şekli, meydana gelen sonuç, sanığın suç kastı da nazara alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle 2 yıl hapis cezası cezalandırılmasına, sanığın kazı yaptığı alanın I. Derece arkeolojik sit alanı olduğu bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, Sanık ...'ün üzerine atılı 2863 sayılı Kanunu muhalefet suçu sübut bulduğundan eylemine uyan 2863 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince suçun işleniş şekli, meydana gelen sonuç, sanığın suç kastı da nazara alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle 2 yıl hapis cezası cezalandırılmasına, sanığın kazı yaptığı alanın I. Derece arkeolojik sit alanı olduğu bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir." denmiştir.

B. Sanık ... bozma sonrası alınan savunmasında; "Önceki ifademi tekrar ederim, askeri personel olarak görev yapmaktayım, bu sebeple adresim sık değişmektedir, Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen dosyama ilişkin tebligatlar muhtemelen eski adreslerime yapıldı, bu sebeple duruşmalara katılamadım, isnat edilen suçu ben gerçekleştirmedim, konuya ilişkin avukatta tutmuştum, Hakkımda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve lehe hükümlerin uygulanmasının kabul ediyorum, suç sahibi ben değilim, duruşmalara katılma gibi bir şansım yoktur, vareste tutulmayı talep ediyorum, ancak vekilim takip edecektir. dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.

C. Sanık ... bozma sonrası alınan savunmasında; "Ben yaylalarda koyun güderim, hayvan ticareti ile uğraşırım, kazı bölgesi yapılan yer ile sınır komşusuyuz, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, Havva Yıldırım, Musa Kazım Gümüş, Halil Gümüş bu olayı yapmıştır ve bunlarla benim aramda husumet bulunmaktadır, Hava Yıldırım'ın evinin önünde bir sürü köpek vardır, bu şekilde bir yerde yabancı birinin gelip kazı yapması mümkün değildir, keşif heyeti bu durumu yanlış değerlendirmişlerdir, önceki dosyada kararı veren hakim ve keşif heyeti düzgün keşif yapmamıştır, gerekli sorular sorulmamıştır, ben Hava Yıldırım'ın 2010 yılından önceki mal varlığı ve 2010 yılından sonraki mal varlığının araştırılmasını istiyorum, kazıdan sonra çıkan tarihi eserler Hava Yıldırım'ın evinden çıkmıştır, beraatimi talep ediyorum dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.

D. Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesi arkeolog bilirkişiler eşliğinde 04.04.2022 tarihinde keşif yapmış, keşif akabinde düzenlenen 06.04.2022 tarihli bilirkişi kurul raporunda göre; davaya konu kaçak kazı çukurunun bulunduğu alan ve yakın çevresinde gözlemlenen Roma-Doğu Roma Dönemine tarihlendirilebilecek tuğla, kiremit ve seramik parçaları burasının 2863 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde tanımlanan alanlardan olduğunu gösterdiğini, kaçak kazı yapılan tarihte olay yerinin sit alanı olarak tescil kaydı bulunmamakla birlikte buranın 2863 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde tanımlanan alanlardan olması, taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını çıkarmak üzere araştırma, sondaj ve kazı yapma hakkını sadece Kültür Ve Turizm Bakanlığına ait olması, dava konusu alanda da izinsiz kazı yapılmış olması sebebiyle 2863 sayılı Kanun'un ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık ... Gökçan Pekol'un olay tarihinde Sultandağı ilçesi, Karapınar Jandarma Karakol Komutanlığında karakol komutanı olarak görev yaptığı, sanığın ve temyiz dışı sanık Mustafa ...’ın Bademli Beldesi, Sırasarnıç Yaylasında ikamet eden temyiz dışı sanık Havva Yıldırım ile tanışmalarına müteakip sanığın yaşadığı bölgede kültür ve tabiat varlığı bulunduğu yönünde bilgi almaları üzerine kaçak kazı yapma konusunda sanık ile anlaşmaya vardıkları, sanıkların Havva Yıldırım ile varmış oldukları anlaşma kapsamında yanlarında sanık ... ve temyiz dışı sanıklar Mutlu Yıldız, Mehmet Özdemir, ... ile sanık ... Gökcen Pekol'un karakol komutanlığını yaptığı karakolda askerlik görevini ifa etmekte olan temyiz dışı sanıklar ..., ..., ..., ..., Veyis Söylemez, ... isimli şahıslar olduğu halde sanık Havva Yıldırımın kardeşi olan sanık ... Yıldırımın da iştiraki ile Bademli Beldesi, Sıra Sarnıç Mevkii Küme Evleri mıntıkasında kültür ve tabiat varlığı bulmak amacıyla defaten kazı yaptıkları iddiası ile sanıklar hakkında kamu davası açıldığı,

Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.02.2015 tarih 2013/234 Esas 2015/52 Karar sayılı dosyası ile sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, yendinci fıkraları gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ve hak yoksunluklarına hükmedildiği,
Sanık ... müdafii, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz talebi üzerine dosyanın temyizen incelenmek üzere dairemize gönderildiği,

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 01.06.2017 tarih 2015/10701 E 2017/4622 K sayılı kararı ile ;"... önceki keşfe iştirak edenlerden farklı arkeolog bilirkişiler refakate alınmak suretiyle olay yerinde yeniden keşif yapılarak, kazı mahallinin, 2863 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığı tereddütsüz şekilde belirlendikten sonra, sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca indirim yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı bulunarak bozulmasına karar verildiği,

Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden esas alındığı ve arkeolog bilirkişiler eşliğinde 04.04.2022 tarihinde keşfe gidildiği, keşif akabinde alınan 06.04.2022 tarihli bilirkişi kurul raporunda ;davaya konu kaçak kazı çukurunun bulunduğu alan ve yakın çevresinde gözlemlenen Roma-Doğu Roma Dönemine tarihlendirilebilecek tuğla, kiremit ve seramik parçaları burasının 2863 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde tanımlanan alanlardan olduğunu gösterdiğini, kaçak kazı yapılan tarihte olay yerinin sit alanı olarak tescil kaydı bulunmamakla birlikte buranın 2863 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde tanımlanan alanlardan olması, taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını çıkarmak üzere araştırma, sondaj ve kazı yapma hakkını sadece Kültür Ve Turizm Bakanlığına ait olması, dava konusu alanda da izinsiz kazı yapılmış olması sebebiyle 2863 sayılı Kanun'un ihlal edildiği kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmakla;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Sanık ... müdafii ve sanık ...'ün yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2017/350 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararında Sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Sanık ... müdafii ve sanık ...'ün temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2024 tarihinde karar verildi.