WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/9745 E.  ,  2024/1095 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarih, 2015/194 Esas, 2016/496 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2. Dairemizin 25.05.2021 tarih, 2020/201 Esas, 2021/4187 Karar sayılı bozma ilamında; "......Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, sanığın 1. derece doğal sit alanı içerisindeki 102 ada 47 parsel nolu taşınmaz üzerinde izinsiz olarak inşai ve fiziki müdahalede bulunduğundan bahisle açılan kamu davası kapsamında, 15/01/2015 tarihli yapı tatil zaptı ile, izinsiz olarak bina, bina girişine sundurma, balkon ve binanın arka kısmına taş duvar yapıldığının tespit edildiği, yapı tatil zaptında mal sahibinin Rabia Arıkan, müteahhitin ise sanık ... olarak belirtildiği, dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydının incelenmesinde, Rabia Arıkan tarafından sanığa 19/01/2015 tarihinde satıldığının anlaşıldığı, UYAP sistemi üzerinen temin edilen nüfus kaydında, Rabia Arıkan’ın sanığın eşi olarak göründüğü, sanığın edinme tarihinin, yapı tatil zaptı düzenlenmesinden, yani inşaatın tamamlanmasından 4 gün sonra olduğu göz önüne alınarak, taşınmazın satımına ilişkin satım senedinin dosya içerisine celbi sağlanarak sit alanı içerisinde kaldığına dair bilgi yer alıp almadığının denetlenmesi, dava konusu yerin sit alanı olarak tesciline dair kurul kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edilip edilmediğinin, ilgili, belediye, muhtarlık, kaymakamlık, valilik gibi kurumlardan sorulması, aynı zamanda sit kararının Resmi Gazetede ilan edilip edilmediğinin araştırılması, dava konusu yerin sit alanı olduğunun bölge halkı tarafından bilinip bilinmediği hususunun kolluk vasıtası ile araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Temyize konu hükümde mahkemece sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 17.11.2022 tarih, 2022/130853 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın dava konusu yerin sit alanı olduğunu bilmediğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, Muğla ili Menteşe ilçesi Sarnıç Mahallesi Akbük mevkii 102 ada 47 parsel numarası ile 1055,60 m2 yüzölcümünde tarla vasfı ile kayıtlı taşınmaz üzerinde yapılan imalatların 1. derece doğal sit alanında yapılaşma yapılmaması nedeni ile kaçak olarak yapıldığı ve mevzuat hükümlerine uygun olmadığı yapı vasfında olduğu, her ne kadar davaya konu yerin 2008 yılında sit alanı olduğuna ilişkin olarak sanığa tebliğine dair dosyada mevcut bir bilgi ve belge bulunamamış ise de, ilgili kolluk tutanağı ve muhtar tarafından düzenlenen tutanak içeriği gereğince davaya konu yerin 1996 yılından beri sit alanı olduğu, bunun da herkes tarafından bilindiğinin, zamanında ilan edilmiş olup ancak buna ilişkin tutanakların temin edilemediğinin bildirildiği, sanığın da davaya konu yeri alırken normal şartlarda olağan bir araştırma ile bu durumu bildiği ya da bilmesi gerektiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

26.07.2021 tarihli kolluk tutanağında, çevre esnaf, muhtar ve köy halkından yapılan araştırmada bahse konu alanın sit alanı olduğunun bölge halkı tarafından bilindiğinin belirtildiği, muhtarlıktan gelen cevabi yazıda da; dava konusu yerin kurulun 11.12.1986 tarihli kararı ile 1. derece sit alanı ilan edildiği, mahallede o yıllarda ilan edildiği ancak ilan tutanaklarına rastlanmadığı, Sarnıç Mahallesi, Akbük Mevkiinin sit alanı olduğunun herkes tarafından bilindiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE VE KARAR
Sanık müdafiinin, duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.