WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/970 E.  ,  2024/1984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1299 E., 2020/3616 K.
DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 60.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacı hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi nedeniyle davanın 466 sayılı Kanun'da belirtilen tazminat istenebilecek haller arasında bulunmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında diğer suçlardan beraat kararı verilmiş olduğu ve beraat kararları yönünden davanın kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas – 2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının görevli memura silahla mukavemet, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak, adam öldürme, silahla yaralama ve anayasal düzeni zorla değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından 04.04.1979-16.08.1989 tarihleri arasında 3787 gün gözaltında ve tutuklu, 30.08.1989-24.07.1991 tarihleri arasında 605 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda anayasal düzeni zorla değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan mahkumiyetine, diğer suçlardan beraatine hükmedildiği, mahkumiyet kararının temyiz incelemesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2012/7907 Esas- 2013/128 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı ancak davacı hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi nedeniyle davanın 466 sayılı Kanun'da belirtilen tazminat istenebilecek haller arasında bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1-Karar başlığında dava konusunun ''466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' olarak yazılması gerekirken ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olarak yazılması,

2- 466 sayılı Kanunun birinci madddesinde tazminat istenebilecek hallerin tahdidi olarak sayıldığı; söz konusu kanunun birinci maddesinin altıncı fıkrasındaki "...Kanuni dairesinde yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturma yapılmasına veya son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına veyahut beraatlerine veya ceza verilmesine mahal olmadığına karar verilen... kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar, bu kanun hükümleri dairesinde Devletçe ödenir." şeklindeki düzenlemeye göre somut olaya bakıldığında, davacı hakkında tazminata konu ceza davasında anayasal düzeni zorla değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya teşebbüs suçu hakkında zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmiş ise de, davacının hakkındaki diğer suçlardan beraat kararı verildiği, nitekim davacı vekilinin beraat kararı yönünden tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla, öncelikle davacının hangi suçlardan beraatine karar verildiğinin, beraatine karar verilen suçtan veya suçlardan gözaltına alınıp tutuklanıp tutuklanmadığının tespit edilerek 466 sayılı Kanun'un birinci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde davacı hakkında tazminat koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.