WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/9642 E.  ,  2023/3641 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/771 E., 2022/1900 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2020 tarih, 2018/339 Esas, 2020/375 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 07.07.2022 tarihli ve 2021/771 Esas 2022/1900 Karar sayılı kararı ile katılan sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında;

A.Sanık ... hakkında; taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 5000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B.Sanık ... hakkında; taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 4000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.11.2022 havale tarihli ve 2022/121958 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri;
Kararın usule, yasaya, maddi gerçeklere uygun olmadığına, ...'in olası kast ile hareket ettiğine, mahkemenin kesin delillere dayanmadığına, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B.Katılan Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri;
Kazada ...'nın kusurlu olduğuna, daha ağır şekilde cezalandırılması gerektiğine, müvekkilin ise lehine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
1."Dosyada mevcut olan bilirkişi raporları, trafik kaza tespit tutanağı ve diğer mevcut deliller arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genel Kurulu'na gönderildiği, 12/06/2020 tarihli rapor cevabında; kazanın, katılan sanık ... sevk ve idaresindeki otomobil ile kendisiyle aynı istikamette ön ilerisinde seyir halinde olan kamyonu solladığı ve akabinde tekrar kendi yol bölümüne geçmek istediği esnada sağındaki kamyonu geçmesini tamamlamadan sağ şeride yönelmesi neticesi meydana geldiğinin kabulü halinde; katılan sanık ...'nın kusurunun bulunmadığı, Katılan sanık ...'in ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği, ancak kazanın katılan sanık ... sevk ve idaresindeki otomobil ile kendisiyle aynı istikamette ön ilerisinde seyir halinde olan kamyonu solladığı esnada bu kamyon sürücüsünün kontrolsüzce sola yönelmesi neticesi meydana geldiğinin kabulü halinde katılan sanık ...'nın asli kusurlu olduğu, katılan sanık ...'in ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği,

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; katılan sanıkların birbirlerini suçlayıcı şekilde beyanda bulunuşları, katılan sanıkların iddialarını destekleyecek dosyada somut, yeterli delilin bulunmadığı, kaldı ki dosya kapsamında mevcut olan ATK raporunda da katılan sanıklara alternatifli kusur dağılımının yapıldığı, mahkememizce meydana gelen trafik kazasında hangi katılan sanığın asli kusurlu, hangi katılan sanığın kusursuz olduğunun belirlenmesinde dosyada mevcut olan deliller bakımından şüpheye düşüldüğü, tüm bu sebeplerle katılan sanıklar hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kamu davası açılmış ise de; katılan Sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden katılan sanıkların atılı suçu işlediklerine ilişkin mahkememizde şüphe oluşmuş, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince katılan sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurma vicdani kanaati hasıl olmuştur." şeklindedir.

2.... ve ...'in hayat fonksiyonlarını ağır (5) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıklarına dair raporlar dosya içindedir. Her iki sürücü de birbirinden şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiş, taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

3.Kaza tespit tutanağında; sürücü ...'nın idaresindeki kamyon ile seyir halindeyken aynı istikamette seyreden sürücü ...'in idaresindeki otomobilin kendi aracını sollamaya çıktığı esnada kamyonun sol ön köşe kısmına, otomobilin ise sağ yan tarafına çarptıktan sonra otomobilin yoldan çıkarak yolun kenarındaki makilik alana düşmesi şeklinde gerçekleşen olayda, ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a maddesinde yer alan (şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, katılan sanık sürücü ...'nın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

4.Hazırlık aşamasında alınan 28.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda sürücü ...'in kusurlu olduğu, sürücü ...'nın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

5.Keşif sonucu düzenlenen 19.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda katılan sanık ...'nın asli ve tam kusurlu olduğu, katılan sanık ...'in kusursuz olduğu belirtilmiştir.

6.Hazırlık safhasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 29.04.2019 tarihli raporda, kazanın kamyon sürücüsünün kendisini sollamaya çalışan otomobilin şeridine doğru sola yönelmesi üzerine bu otomobilin sağ arka kapısına çarpması neticesi mi yoksa otomobil sürücüsünün sollama yaparken sağındaki kamyonun geçmesini tamamlamadan sağ şeride yönelmesi neticesi mi meydana geldiği hususunda kesin kanaate varılamadığından alternatifli alternatifli şekilde kusur dağılımı yapılmış olup ;

i)Kazanın ... idaresindeki kamyon ile kendisini sollamaya çalışan otomobilin şeridine doğru sola yönelmesi üzerine bu otomobilin sağ arka kapısına çarpması neticesi meydana geldiğinin kabulü halinde ...'nın asli kusurlu, ...'in kusursuz olduğu,

ii)Kazanın ... 'in idaresindeki otomobil ile sollama yaparken sağındaki kamyonun geçmesini tamamlamadan sağ şeride yönelmesi neticesi meydana geldiğinin kabulü halinde ...'in asli kusurlu, ...'nın kusursuz olduğu belirtilmiştir.

7.Kovuşturma aşamasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 26.06.2019 tarihli raporda alternatifli olarak düzenlenen raporda;
i)Olayın sürücü ...'in idaresindeki otomobil ile ön ilerisinde seyir halinde olan kamyonu geçmek için karşı yön istikametine girmesi ve akabinde kendi seyir şeridine dönmek istediği esnada sağ gerisinden gelen kamyon ile çarpışması sonucu meydana gelmesi halinde ...'in asli, ...'nın ise kendisini geçmek isteyen diğer sürücünün geçişini dikkate alarak geçişini kolaylaştırması gerekirken bu hususa riayet etmeyerek sollamaya çıkan sürücünün idaresindeki ... ile çarpışmasında tali kusurlu olduğu ,

ii)Olayın sürücü ...'in idaresindeki otomobil ile ön ilersinde seyir halinde olan kamyonu geçmek için karşı yön istikametine girmesi akabinde geçmekte olduğu kamyonun sol ön kısımları ile idaresindeki aracın sağ arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelmesi halinde, ...'in kusursuz, ...'nın asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.

8.İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 12.06.2020 tarihli rapor alternatifli şekilde düzenlenmiş olup;

i)Olayın sürücü ...'in idaresindeki otomobil ile ön ilerisinde seyir halinde olan kamyonu solladığı ve akabinde tekrar kendi yol bölümüne geçmek istediği esnada sağındaki kamyonun geçmesini tamamlamadan sağ şeride yönelmesi neticesi meydana geldiğinin kabulü halinde, ...'nın kusursuz, ...'in asli kusurlu olduğu,

ii)Olayın sürücü ...'in idaresindeki otomobil ile ön ilerisinde seyir halinde olan kamyonu solladığı esnada bu kamyon sürücüsünün kontrolsüzce sola yönelmesi neticesi meydana geldiğinin kabulü halinde; ...'in kusursuz, ...'nın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.

9.Sanık ...'in savunması "Olay tarihinde sevk ve idaremde bulunan ... ile Çeşme istikametinden İzmir istikametine doğru gelmekte olduğum bir sırada olay yerine geldiğimde şeridimde 50-55 km/saat hızla gitmekte olduğum bir sırada sollama yaptığım anda aniden önümde sonradan isminin ... olduğunu öğrendiğim şahıs kullandığı kamyonet ile benim bulunduğum şeride geçerek aracıma arka sağ kapıdan vurdu. Daha sonra ben yoldan çıkarak araziye gittim. Olayda ben yaralandım. İddianamede belirtilen yaralanma bende oluştu. Halen boynumda yara vardır, ancak her nasılsa benim hakkımda müştekiye karşı bu suçu işlediğimden bahisle dava açılmıştır. Bence isim karıştırılmıştır. Onun beni yaraladığından dolayı dava açılması gerekirdi. Olayda benim bir kusurum yoktur. Kusur tamamen müştekiye aittir dedi.", "Ben olay günü sollama yapacakken önümdeki araca sellektör yaktım. Tam sollama esnasında ... kendi şeridinden çıkarak aracımın arka sağ kapıma çarptı. Ben şarampole yuvarlanarak arabam pert olmuştur. Daha sonra hastaneye kaldırıldım. Sanıktan şikayetçiyim. Ayrıca soruşturma aşamasında tutanak tutulurken hepimiz oradaydık. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan kanun maddelerinin uygulanmasını talep ederim dedi." şeklindedir.

10.Sanık ...'nın savunması "'Çeşme çıkışında otoban girişinde, benim aracımın kamyon olması sebebiyle sanığın aracını solladım. Sağ şeride geçtim. Hızım en fazla 50-60 dı. Zaten kullandığım ... gereğince de bu hızı aşamıyorum. Yine sanığın aracı benim arkamdaki şeritteydi. Dikiz aynasından kendisinin çok hızlı geldiğini farkettim. Sanık hızlı bir şekilde beni sollayıp, önüme doğru aracını kırdı ve benim aracım ön sol tarafı şöfor mahalinde doğru vurdu. Eğer ki ben dikkat etmeseydim, O araçta bulunanları altıma alıp, ezer geçerdim. Ayrıca yaralanma sebebiyle hastanede de tedavi gördüm. Belimde kırıklar oldu. Kafamda birden fazla ödem meydana geldi. Maddi zarar talebim vardır. Celse arasında kalem kalem masrafımı bildireceğim, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum. Ayrıca kazadan sonra çalışamadım. Halende tedavim devam etmektedir. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum "

"Önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim. Şikayetim devam etmektedir. Beraatimi talep ediyorum, Mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum, dedi." şeklindedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
1."Katılan sanık ...'nın olay günü saat 11.15 sıralarında yönetimindeki 35 UBN 98 plakalı kamyon ile Çeşme istikametinden Urla istikametine doğru seyrettiği sırada Çeşme ilçesi, Alaçatı-Karaköy mahallesi mevkiinde, önünde seyreden katılan sanık ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili sollayarak geçtiği, katılan sanıkların bir süre bu şekilde önlü arkalı olarak seyrettikleri, katılan sanık ...’in olay mahalli yere geldiğinde önünde seyir halindeki kamyonu sollamak için manevra yaptığı sırada katılan sanıkların yolda çekişme-inatlaşma halinde seyretmeye başladıkları, katılan sanık ...’nın sollama manevrası ile geçmekte olan otomobilin geçmesini önlemek için sol şeride doğru manevra yaparak kısmen bu şeridi ihlal ettiği, otomobil sürücüsü olan katılan sanık ...’in de kamyonu sollayarak geçerken sol şeritte güvenli bir mesafe gittikten sonra sinyal vererek sağ şeride doğru yönelmesi gerekirken, kamyonun seyrettiği sağ şeride geçmek için yeterince ilerlemeden sağa yönelmesi sonucu meydana gelen kazada, kamyonun sol ön köşesinin, otomobilin ise sağ yan arka kapısının hasar görmesi, kaza sonrasında savrulan otomobilin soldan yol dışına çıkıp takla atarak makilik alan içinde kalması, sağa doğru savrulan kamyonun ise yolun sağ dışında geldiği yöne bakar vaziyette kalmış olması olayın yukarıda anlatılan şekilde gerçekleştiğini gösterdiği, bu nedenle Dairemizce alınan 10.11.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, rapordaki katılan sanıkların asli derecede ve eşdeğer oranda kusurlu olduklarına ilişkin görüşün isabetli olduğu, katılan sanık ...’in meydana gelen kazada basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığı, adı geçenin vücudunda oluşan kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkilediği, katılan sanık ...’nın meydana gelen kazada basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, adı geçenin vücudunda oluşan kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkilediği anlaşıldığından Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesince katılan sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının kaldırılarak; " sanıkların cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Teknik Üniversitede görevli öğretim üyelerinden oluşan 17.09.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, kazanın oluşunu sürücü ...'in sollamaya başladığı ama sollama manevrası tamamlanmadan şeridine erken dönmeye çalıştığı, şeride geri dönerken geçmekte olduğu ... idaresindeki araca çarptığı şeklinde kabul ederek, sanık ...'nın tali derecede, katılan sanık ...'in ise asli derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir.

3. 17.09.2021 tarihli raporda görev alan bilirkişilerin Adli Trafik alanında uzman olmamaları nedeniyle talimat yoluyla İstanbul Teknik Üniversitede görevli öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 10.11.2021 tarihli raporda; ...'nın ve ...'in hatalı davranışının asli ve eşdeğer derecede kabul edilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

4.Katılan Sanık ...'nın beyanı "Ben savunmalarımı yazılı olarak ayrıntılı bir şekilde sundum. Ben ekmeğimin peşindeyim, normal giderken ben bunlar bana vurdular, şuanda her tarafımda kırık var, tedavilerim devam ediyor, beynimde hasar var, şikayetçiyim, cezalandırılmasını istiyorum, davaya katılma talebim devam ediyor, öncelikle beraatimi mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim, savunmam ve diyeceklerim bundan ibarettir dedi." şeklindedir.

5. Sanık ...'in savunması "Daha önce ifade verdim, bu ifademi aynen tekrar ederim, beratimi isterim, dedi. " şeklindedir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Katılan Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Kusura Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosya içeriğine göre, meskun mahal dışında, gündüz vakti, yağmurlu havada, zeminin ıslak olduğu iki yönlü karayolunda, katılan sanık ...'in idaresindeki otomobil ile katılan sanık ...'nın idaresindeki kamyonu sollamaya çalıştığı esnada, kamyonun sol ön köşe kısmı ile otomobilin sağ yan kısımlarının çarpışması neticesinde her iki sürücünün de ağır (5) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları olayda, her iki sanığa da eşdeğer derecede kusur atfeden 10.11.2021 tarihli rapor doğrultusunda sanıkların mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Ceza Miktarı Yönünden;
Sanıkların dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemleri bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanıkların taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanıklar hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, sanıklar hakkında hükmolunan ceza miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ... ’ya Karşı Taksirle Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 07.07.2022 tarihli 2021/771 Esas 2022/1900 Karar sayılı kararında katılan sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B.Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...'e Karşı Taksirle Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 07.07.2022 tarihli 2021/771 Esas 2022/1900 Karar sayılı kararında katılan sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.