12. Ceza Dairesi 2022/958 E. , 2024/1290 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1483 E., 2020/3651 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVATARİHİ : 08.08.2019
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız elkoyma nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; el koyma kararına konu ... satış bedeli ve emsal bir ... için aylık kiralama bedeli tespit edilerek sonucuna göre maddi zararın tespiti gerekirken davanın süresi içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/452 Esas – 2019/258 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, malen sorumlu sıfatıyla ceza davasında yer alan davacının aracına uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunda kullanıldığı gerekçesiyle 15.02.2018 tarihinde el konulduğu, davacının el koyma kararına karşı yaptığı itirazın 22.02.2018 tarihinde reddedildiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde davanın açılmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince süre yönünden reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Her ne kadar davanın el koymanın kesinleşmesinin üzerinden 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığından bahisle reddine karar verilmiş ise de, yargılama sürecinde 16.11.2018 tarihinde sicil kaydına tedbir şerhi konulmak suretiyle aracın davacıya iadesine karar verildiği ancak aracın sicil sisteminde kaydının bulunmaması nedeniyle aracın iadesinin gerçekleşmediği, bu kapsamda yapılan araştırma üzerine aracın İstanbul Milli Emlak Müdürlüğünün 18.10.2018 tarihli işlemiyle satışının gerçekleştirildiği ve satıştan elde edilen gelirin kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına aktarıldığının tespit edildiği, yapılan yargılama sonunda 10.05.2019 tarihli kararda aracın müsaderesine yahut ... üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasına yönelik bir hüküm kurulmadığı, anılan karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin 14.11.2019 tarih, 2019/3569 Esas- 2019/2625 Karar sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile aracın satışından elde edilen ve emanet para hesabında bulunan paranın davacıyla ödenmesi yönünde hüküm kurulduğu, anılan kararın 21.11.2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacının temyiz yoluna başvurmadığı, bu şekilde kararın 06.12.2019 tarihinde kesinleşmiş sayılacağı, davacıya tazminat hakkının hatırlatılmadığı da gözetildiğinde, dava açma süresinin 06.12.2019 tarihinden itibaren başlatılması gerektiği, tazminat davasının 08.08.2019 tarihinde, henüz dava açma koşulları oluşmadan açıldığı ancak yargılama sürecinde bu eksiliğinin ortadan kalktığı, bu itibarla 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde belirtilen sürede açıldığının anlaşılması karşısında, davacının tazminat talebinin esası hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, davanın, el koymanın kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıllık süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!