WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/9364 E.  ,  2023/2701 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/198 E., 2022/352 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 09.04.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının haksız olarak tutuklu kalmasından dolayı 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini talep etmiş etmiştir.

2. Davalı vekili 15.06.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/174 Esas, 2016/177 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.863,20 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/174 Esas, 2016/177 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli ve 2020/11582 Esas, 2022/1665 Karar sayılı ilâmıyla;

"1-Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacı hakkında düzenlenen tutuklamaya sevk, sorgu, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm tutanak, müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer sureti temin edilip dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2- 5271 sayılı CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi,

3-Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve nedene dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "3.675,85" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "3.863,20" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
b-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,"

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

6. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/198 Esas, 2022/352 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.675,85 TL maddi, 6.750,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.11.2022 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın süresinde açılmadığına, tazminat isteme koşullarının oluşmadığına,

2.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine,

3.Hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yüksek olduğuna,

4.Sair nedenlere,
ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
Davacı ...'nın Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/70 Esas 2014/93 Karar numaralı ve 14.04.2021 tarihli kararı ile üzerine atılı "uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme " suçundan beraat ettiğine ilişkin mahkeme ilamı, söz konusu "uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme " suçu yönünden verilen beraat ilamının 28.11.2014 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi, Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/70 Esas 2014/93 Karar numaralı dosyası, kararın sanıklar ve müdafiilerinin yüzüne karşı verilmiş olduğundan tebliğ edilmediğine ilişkin Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2015 tarihli cevabi yazısı, davacının 27.11.2013 tarihinde gözaltına alındığına ve 28.11.2013 tarihinde gözaltından çıkarıldığına ilişkin gözaltına alma ve serbest bırakma tutanağı, İpsala Sulh Ceza Mahkemesinin 28.11.2013 tarihli tutuklama müzekkeresi, Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2014 tarihli tahliye müzekkeresi, davacının 28.11.2013 tarihinde İpsala(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 28.11.2013 tarih ve 2013/61 sorgu sayılı tevkifi ile tutuklanarak teslim alındığı, 10.04.2014 tarihinde Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2014 tarih ve 2014/70 esas sayılı kararı ile tahliye edildiği, sonuç itibariyle adı geçenin ilgili tevkifini kurumlarında 28.11.2013-10.04.2014 tarihleri arasında kesintisiz infaz gördüğüne ilişkin Edirne Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 28.04.2022 tarihli cevabi yazısı, davacı hakkında verilmiş herhangi bir mahsup kararına dair bilgi veya belgeye rastlanılmadığına ilişkin Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli cevabi yazısı, 06/05/2022 tarihi itibarıyla yapılan tetkik sonucunda davacı ... tarafından açılmış Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/198 E. sayılı dosyasının yanında Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/174 E. rastlanılmış olup kararın kesinleşmiş olduğuna, kayıtlarında 10/05/2022 tarihi itibarıyla yapılan tetkik sonucunda davacı ...'ya Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/174 E. 2016/177K. sayılı 10/05/2016 tarihli ilamı uyarınca ödenek gönderildiğinin tespit edilmiş olduğuna ilişkin 17.05.2022 tarihli Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün cevabi yazısı, davacı ... tarafından Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinde 2015/174 E. sayılı dava açılmış olup, Yargıtay bozma ilamından sonra dosya Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/198 E. sayılı üzerinden devam etmekte olduğuna, söz konusu dosyada Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi 2015/174 E. ve 2016/177 K. sayılı kararını verilmiş olup kararın Edirne 3. İcra Dairesinin 2016/9713 E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulmuş olduğuna, İcra dosyasına 25.11.2016 tarihli ödeme emri belgesi ile tahakkuk toplamı olarak 15.182,69 TL. gelir ve damga vergisi kesintisi yapıldıktan sonra, 14.129,53 TL. ödeme yapılmış olduğuna, ayrıca aynı icra dosyasına 30.12.2016 tarihli ödeme belgesi ile tahakkuk toplamı olarak 1.050,00 TL. davga vergisi kesintisi yapıldıktan sonra 1.040,05 TL yatırıldığına ilişkin ilişkin 20.05.2022 tarihli Kırklareli Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü'nün cevabi yazısı, 25.11.2016 tarihli ve 30.12.2016 tarihli Ödeme Emri Belgeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı hakkında verilen beraat kararının 28.11.2014 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş karar örneğinin davacıya tebliğ edilmediği ve davacı vekilinin 09.04.2015 tarihinde tazminat isteminde bulunduğu, 5271 Sayılı CMK'nın 142/1 maddesi gereğince tazminat isteminde bulunma süresinin her halde hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl olduğu, davacının tazminat istemininin süresinde olduğu; tazminat talebine dayanak olan Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/93 Karar numaralı dosyası incelendiğinde davacı ...'nın adli makamlar huzurunda tutuklanmasına neden olacak beyanlarda bulunmadığı anlaşıldığından 5271 Sayılı CMK'nın 141/1-e maddesi uyarınca tazminat isteminin koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmiştir.

Davacının ve davacı vekilinin dosya kapsamına gözaltında ve tutuklulukta bulunulan dönem veya öncesine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, ayrıca kazanç kaybına ilişkin vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgenin de ibraz edilmediği, davacı vekilinin dilekçesinde davacının yaşadığı ülke olan Makedonya'da öğretmenlik yaptığını belirtmiş ise de herhangi bir iş yerinde çalışıp çalışmadığına ilişkin belge sunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerleşik kararları ( Yargıtay 12.CD. 2019/560 E-2019/8459 K, 2019-212 E-2019/6017 K, 2019/297 E-2019/4669 K, 2019/129 E-2019/3621 K, 2015/369 E-2019/5063 K, 2015/369 E-2019/7299 K ) ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda ( 12.CD-15.01.2014-2013/25244-2014/545 ) 2014 yılından itibaren asgari ücrette 16 yaş ayrımının kaldırılması da dikkate alınarak davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı dönem için geçerli net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanacak kazanç kaybı tutarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine kanaat getirilmiştir.

Tutuklu kaldığı dönemde mevcut bulunan net asgari ücret üzerinden kesinti yapmadan hesaplama yapılması gerektiğine ve bu hususlar göz önüne alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının toplam 135 gün hürriyetinden yoksun kaldığı, Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü yıllar itibarıyla net ve brüt asgari ücretler tablosuna göre davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı dönemin 27.11.2013-31.12.2013 tarihleri arasında (2013 yılı 2.dönem) kalan kısmında geçerli net asgari ücretin 803,68 TL olduğu, 01.01.2014-10.04.2014 tarihleri arasında (2014 yılı 1.dönem) kalan kısmında geçerli net asgari ücretin ise 846,00 TL olduğu, bu yönüyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarih 2020/11582 Esas 2022/1665 Karar Sayılı bozma ilamında belirttiği üzere belirtilen dönemler açısından davacının gelir kaybının 3.675,85 TL ( üç bin altı yüz yetmiş beş Türk Lirası seksen beş kuruş ) olduğuna kanaat getirilmiştir.

Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı beraatine ilişkin karar verilen " uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme" suçunun mahiyeti, yargılamada geçen süre, tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer, gözaltına ve tutuklanmasına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta ve gözaltında kaldığı süre, lekelenmeme hakkı ve tazminatın zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde olması gerektiği de göz önüne alınarak 6.750 TL ( altı bin yedi yüz elli Türk Lirası ) manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Yargıtayın yerleşik içtihatları, davacının dilekçesinde manevi tazminata yönelik olarak yasal faiz talebinin bulunmaması, taleple bağlılık ilkesi ile davacının faiz talebinin olmaması nedeniyle hükmedilen manevi tazminat için faize hükmedilmemiştir.

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün, 2007/8-2 Esas 2007/63 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere: haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunabileceği, davanın kısmen kabulü halinde ise davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağı gözetilerek davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

15/8/2017-KHK-694/144 md. ile "Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz" şeklindeki düzenleme şeklindeki düzenleme, 5271 Sayılı CMK'nın 324., 325., 142/9. maddeleri ve hüküm tarihindeki Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 4.000,00 TL ( dört bin Türk Lirası ) vekalet ücretinin hazineden alınarak davacıya verimesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağı olan Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/70 esas 2014/93 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 28.11.2013-10.04.2014 tarihleri arasında 133 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.11.2014 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Davanın süresinde açılmadığına, tazminat isteme koşullarının oluşmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 142 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.
...
Hükmü karşısında tazminat talebinin dayanağı olan Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/70 esas 2014/93 Karar sayılı ceza dava dosyasının 28.11.2014 tarihinde kesinleştiği, davanın hak düşürücü süre içinde 09.04.2015 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı vekilinin davanın süresinde açılmadığına yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.

5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
...
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
...
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8-2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yüksek olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedicek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış, davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.

4.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/198 Esas, 2022/352 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2023 tarihinde karar verildi.